Sgk Narlıdere Dinlenme ve Bakımevi Müdürü Alan Açıklaması
SGK Narlıdere Dinlenme ve Bakımevi Müdürü Zekeriya Alan, Anneler Günü'nde huzurevinde kalan annelerin yalnızlıklarını, burukluklarını hafifletmek için çalıştıklarını ancak her annenin evladının yolunu beklediğini belirterek, ''Evlatları huzurevindeki annelerinden ilgiyi esirgemesinler'' dedi.
Alan, AA muhabirine, huzurevi geleneğinin Türk toplumunda yer almadığını, ailelerin yaşlanan büyüklerini evde baktığını belirtti.
Geniş aileden çekirdek aileye geçen toplumda dinlenme, bakımevi veya huzurevlerine daha çok kişinin başvuruda bulunduğunu kaydeden Alan, SGK Narlıdere Dinlenme ve Bakımevi'nin fiziksel ve sosyal koşullarının yaşlılara daha iyi bir yaşam sunduğunu ifade etti.
Tesiste kalan herkesin farklı bir hikayesinin bulunduğunu dile getiren Zekeriya Alan, Anneler Günü'nün tüm huzurevlerinde buruk geçtiğini söyledi.
Yaşlıların yalnızlıklarını, burukluklarını hafifletmek için çalıştıklarını ve çeşitli etkinlikler düzenlediklerini ifade eden Alan, ''Bir anne evladının yolunu her zaman bekler, evlatları bu ilgiyi esirgemesinler'' diye konuştu.
Evlatlarını doğuran, büyüten annelerin Anneler Günü'nde çocuklarından hediye değil, ziyaret beklediğini söyleyen Alan, annesini, babasını uzun süre ziyaret etmeyen çocukları, kurum olarak aradıklarını ve ziyaret etmesini istediklerini belirtti.
-''Annelerini korusunlar, onları kırmasınlar''
SGK Narlıdere Dinlenme ve Bakımevi'nde kalan emekli öğretmen Nezahat Sönmez de yaşlandığını, çocuklarına yük olmak istemediğini bu nedenle huzurevinde hayatını sürdürdüğünü dile getirdi.
Günlerinin yaşıtlarıyla çok güzel geçtiğini anlatan Nezahat Sönmez, Anneler Günü'nde çok güzel etkinliklerin yapıldığını, yine de bazı yaşlıların aile sevgisinden uzak olduğu için bu güzel günü mutsuz geçirdiğini söyledi.
Öğretmenlik yaptığı yıllarda annesiz büyüyen çocuklarla tanıştığını dile getiren Sönmez, şunları anlattı:
''Anneler Günü'nü pek sevmiyorum. Bir öğrencim, annesinin mezarına o gün çiçek koyduğunu anlatmıştı bana. O günden bu yana Anneler Günü'nü kutlamıyorum ama sevenler ve kutlayanlar var. Çocukları olmadığı ya da ziyarette bulunmadığı için buradaki personeli evladı gibi görenler oluyor. Bu nedenle ben tüm çocuklara tavsiyede bulunuyorum. Anneleri varsa bir gün değil, her gün annelerini korusunlar, onları kırmamaya çalışsınlar.''
-Hiç çocuğu olmayanlar da var-
Eşini ve annesini uzun yıllar önce kaybeden ve çocuğu olmayan 78 yaşındaki Sevim Baykal ise ''Anneler Günü''ne ilişkin duygularını, ''Hayatta yalnız kaldım. Anneler Günü benim için kötü geçiyor. Zaten yalnız olduğum için arayanım soranım olmuyor. Anneler Günü'nde herkesin çocuğu, torunu gelirken ben iyice yalnız hissediyorum kendimi. Benim hiç çocuğum olmadı, annemi kaybettim kaybedeli Anneler Günü'nü kutlamıyorum. Çocuklar gelip bizi ziyaret ederlerse tabi ben de sevinirim'' sözleriyle ifade etti.
Kaynak: AA
Geniş aileden çekirdek aileye geçen toplumda dinlenme, bakımevi veya huzurevlerine daha çok kişinin başvuruda bulunduğunu kaydeden Alan, SGK Narlıdere Dinlenme ve Bakımevi'nin fiziksel ve sosyal koşullarının yaşlılara daha iyi bir yaşam sunduğunu ifade etti.
Tesiste kalan herkesin farklı bir hikayesinin bulunduğunu dile getiren Zekeriya Alan, Anneler Günü'nün tüm huzurevlerinde buruk geçtiğini söyledi.
Yaşlıların yalnızlıklarını, burukluklarını hafifletmek için çalıştıklarını ve çeşitli etkinlikler düzenlediklerini ifade eden Alan, ''Bir anne evladının yolunu her zaman bekler, evlatları bu ilgiyi esirgemesinler'' diye konuştu.
Evlatlarını doğuran, büyüten annelerin Anneler Günü'nde çocuklarından hediye değil, ziyaret beklediğini söyleyen Alan, annesini, babasını uzun süre ziyaret etmeyen çocukları, kurum olarak aradıklarını ve ziyaret etmesini istediklerini belirtti.
-''Annelerini korusunlar, onları kırmasınlar''
SGK Narlıdere Dinlenme ve Bakımevi'nde kalan emekli öğretmen Nezahat Sönmez de yaşlandığını, çocuklarına yük olmak istemediğini bu nedenle huzurevinde hayatını sürdürdüğünü dile getirdi.
Günlerinin yaşıtlarıyla çok güzel geçtiğini anlatan Nezahat Sönmez, Anneler Günü'nde çok güzel etkinliklerin yapıldığını, yine de bazı yaşlıların aile sevgisinden uzak olduğu için bu güzel günü mutsuz geçirdiğini söyledi.
Öğretmenlik yaptığı yıllarda annesiz büyüyen çocuklarla tanıştığını dile getiren Sönmez, şunları anlattı:
''Anneler Günü'nü pek sevmiyorum. Bir öğrencim, annesinin mezarına o gün çiçek koyduğunu anlatmıştı bana. O günden bu yana Anneler Günü'nü kutlamıyorum ama sevenler ve kutlayanlar var. Çocukları olmadığı ya da ziyarette bulunmadığı için buradaki personeli evladı gibi görenler oluyor. Bu nedenle ben tüm çocuklara tavsiyede bulunuyorum. Anneleri varsa bir gün değil, her gün annelerini korusunlar, onları kırmamaya çalışsınlar.''
-Hiç çocuğu olmayanlar da var-
Eşini ve annesini uzun yıllar önce kaybeden ve çocuğu olmayan 78 yaşındaki Sevim Baykal ise ''Anneler Günü''ne ilişkin duygularını, ''Hayatta yalnız kaldım. Anneler Günü benim için kötü geçiyor. Zaten yalnız olduğum için arayanım soranım olmuyor. Anneler Günü'nde herkesin çocuğu, torunu gelirken ben iyice yalnız hissediyorum kendimi. Benim hiç çocuğum olmadı, annemi kaybettim kaybedeli Anneler Günü'nü kutlamıyorum. Çocuklar gelip bizi ziyaret ederlerse tabi ben de sevinirim'' sözleriyle ifade etti.
