Geyve'de 28 Şubat Konferansı
Özgür-Der Geyve Temsilciliği tarafından düzenlenen ‘Darbeci Zihniyet ve 28 Şubat’konulu konferans Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ve Genel Başkan Yardımcısı Kenan Alpay’ın katılımı ile gerçekleştirildi.

“28 Şubatı süreklilik boyutu içerisinde değil de adeta nevzuhur bir gelişme olarak değerlendirmek yanlıştır” diyen Kaya sözlerine şöyle devam etti: “28 Şubat bir ilk değildir. Tarihi kökleri vardır. Egemenlerin zora sopaya başvurma geleneklerinin bir devamıdır. Bu yönüyle 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül gibi 28 Şubatta darbenin ve darbecilerin ruhuna uygun ayarlanmış ve halka dayatılmıştır. Sistem ülkenin kendisine göre yoldan çıktığına karar verdiğinde bunu az önce saymış olduğumuz darbelerle balans ayarı yaparak tekrar istediği ve hoşnut olacağı bir noktaya çekmeyi arzulamaktadır. Darbelerin ve özellikle de 28 Şubat 'ın merkezinde Genelkurmay vardır. Askeri bürokrasi sivil bürokrasi özellikle yargı etkin rol oynarlarken sermaye çevreleri TÜSİAD ve medya aydınları ve üniversiteler ile resmi STK 'lar da üzerlerine düşen görevi harfiyen yerine getirmektedirler. 28 Şubat geniş çaplı ve ciddi destekli bir operasyondur. Kampanyalar yoluyla halka olmayan olaylar olmuş gibi gösterilmiş veya abartılarak inandırılmaya ve bu şekilde algı oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu anlamda Susurluk olayı bile kullanılmış o dönemin Hükümetinin zaafları iyi değerlendirilerek darbeye hazırlık anlamında manipüle edilmiştir.”
28 Şubat sürecinin öne çıkan özelliğinin İslami kimliğe topyekun bir şekilde savaş açmak olarak özetleyen Kaya, “Bu anlamda 12 Eylül zihniyeti ile de kesişen bir özelliğe sahiptir. Bildiğimiz gibi 28 Şubat 'ın ana figürü Sincan 'daki Kudüs gecesi programı ve buradaki İsrail 'e atılan taş atma mizansenidir. Hemen ardından Sincan 'da tankların yürütülmesi ve bundan kısa bir süre önce Genelkurmay Başkanı Karadayı 'nın İsrail ziyaretinde bulunmasıdır. 28 Şubat 'la birlikte ardından İsrail ile akıl almaz derecede askeri işbirliği anlaşmaları yapılmıştır. İkinci olarak hukuktan ve adaletten bağımsız yargı olgusu. Bununla ilgili olarak verilen brifingleri verebiliriz. Bu süreçte otobüslere bindirilerek Genelkurmay 'a getirilen hukuk adamlarına brifingler verilmiş ve koca koca yargıçlar bu brifingi dakikalarca ayakta alkışlamışlardır.Üçüncü olarak sermaye çevrelerinin fırsat düşkünlükleri ve çıkarcılıklarıdır diyebiliriz.28 Şubatta ordu ve sermaye el ele hareket etmiştir. Sermaye sürekli güçlünün yanında yer almış hak hukuk tanımamıştır. Son olarak sindirilmiş ve kişiliksizleştirilmiş bir toplum oluşturma idealini sayabiliriz” dedi.Kaya konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Sonuçta 28 Şubatta binlerce utanç manzaraları oluşmuştur. Binlerce başörtülü kız öğrenci mağdur olmuştur. Darbeciler mutlak bir galibiyet elde etme hevesine kapılmışlardır. Ancak hevesleri kursaklarında kalmıştır. Ne yapılmalı denecek olursa ne 28 Şubat 'a ne de başka bir darbeye kesinlikle boyun eğilmemelidir. Direnmenin var olmanın yolları aranmalıdır. 28 Şubat 'ın daha başında Haksöz dergisi Mart ayında şu manşetle çıkmıştır. Darbe tehdidi düzenin tükenmişlik ilanıdır.”
