Ak Parti Meclis Grup Toplantısı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır`da 19 insan kemiğine ulaşıldığını ve savcılık çalışmasını yaparken, yürütmenin bunu sümen altı etmediğini belirterek, "Geçmişte bunlar yapılamıyordu, ama şimdi yapılamıyor.

Ak Parti Meclis Grup Toplantısı
  Ey yazılı medyanın bir kısmı Bunları görmüyor musun? AK Parti iktidarını Ankara`ya teslim olan iktidar olarak gösterenlere sesleniyorum ; AK Parti iktidarı Ankara`ya teslim olmadı , Ankara`da adaletin temsilini , kalkınmanın temsilini gerçekleştirdi " dedi .

Başbakan Erdoğan , partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada , 1960`ların , 70`lerin ve 80`lerin baskıcı , otoriter , antidemokratik yönetimlerinde nice insanların yitirildiğini belirterek , 90`ların da faili meçhullerle anıldığını söyledi . Erdoğan , 19 yıl önce bugün Uğur Mumcu`nun , yine 11 yıl önce bugün Gaffaf Okan`ın katledildiğini belirterek , bu meselelerin üzerinin o dönemde örtüldüğünü kaydetti

Erdoğan , Diyarbakır`da 19 kemiğe ulaşıldığını hatırlatarak , " Şu anda savcılık böyle bir çalışma yaparken , yürütme `niye bu çalışmayı yapıyorsunuz , bunu sümen altı et` , var mı böyle şey? Geçmişte bunlar yapılamıyordu , ama şimdi yapılamıyor . Ey yazılı medyanın bir kısmı Bunları görmüyor musun? AK Parti iktidarını Ankara`ya teslim olan iktidar olarak gösterenlere sesleniyorum ; AK Parti iktidarı Ankara`ya teslim olmadı , Ankara`da adaletin temsilini , kalkınmanın temsilini gerçekleştirdi " diye konuştu

MUSA ANTER`İN OĞLU ANTER ANTER MEMLEKETİNE GELDİ Başbakan Erdoğan , Diyarbakır`da faili meçhul olan Musa Anter`in ismini andığı bir konuşmasını dinleyen oğlu Anter Anter`in kendisine bir mektup gönderdiğini anlatarak , şunları söyledi : " Diyor ki , `Sayın Başbakanım Ben Musa Anter`in oğlu Anter Anter`im . 43 senedir memleketime gidemiyorum . 67 yaşıma geldim . Memleketime girişimin yasaklanmasının sebebini hala bilmiyorum . Siz mazlumların umudu oldunuz , hiç olmazsa bir kere olsun babamın mezarına gidip Fatiha okumama izin verin . ` Hemen araştırdık , böyle bir izin yetkimizin olduğunu gördük . Geçtiğimiz hafta Anter Anter memleketine geldi . Aynen şu ifadeyi kullandı , `Suadiye`ye giderken arabayı durdurdum , aşağı indim , ağladım . Burası benimbüyüdüğüm sokaklar , çok değişmiş , çok özlemişim . Sabah kahvaltı ettik , Bağdat Caddesine gittik , özlemişim , simit yedim` . " " KARŞIMIZDA 150 YIL ÖNCESİNİN İTTİHAT VE TERAKKİSİ CHP VAR " Türkiye`nin çok büyük acılar yaşadığının bu olayla da görüldüğünü belirten Erdoğan , " Son 50 , son 100 yalda değil , neredeyse 2 asır öncesinde gelen çok büyük acılara şahit olduk . Biz bazılarını sabırsızlığını çok iyi anlıyoruz ama 2 asırdır büyük acı yaşanan bu toprakları bir gecede gülistana çevirmenin mümkün olmadığını da görmek zorundayız . Keşke elimizde sihirli değnek olsa da , bütün karanlık sayfaları açsak , Türkiye`yi bütün safralarından bir anda kurtarsak . Ama bu mümkün değil . Karşımızda 150 yılöncesinin İttihat Terakki zihniyetini taşıyan bir CHP var . Karşımızda Doğu , Güneydoğu`nun CHP`si , Doğu Güneydoğu`nun İttihat Terakkisi olmaya özenen bir BDP var " dedi

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu`nun hakkında hazırlanan fezlekeden yola çıkıp darağacını telaffuz etmeye kadar gittiğini ifade eden Erdoğan , " Bu ülkede CHP sadece ve sadece bir nedenle darağacına çıkmıştır ; yağlı ipliği masum insanların boynuna geçirmek için " dedi

" YARGI BAĞIMSIZLIĞI TARTIŞMALARI CHP`NİN ESERİ " Başbakan Erdoğan , bu ülkede yargının bağımsızlığı tartışmalarının tıpkı Dersim faciası gibi CHP`nin bir eseri olduğunu belirterek , Dersim faciasının 1939`da bittiğini , ama bağımlı yargının facialarının 12 Eylül 2010 tarihine kadar sürdüğünü kaydetti . Erdoğan , " Bugün artık bağımlı yargı yok , bugün artık birilerinin arka bahçesi bir yargı yok . Artık bugün milletin yargısı var . 12 Eylül 2010`da yapılan halk oylamasının yargı için bir milat olduğunu vurgulayan Erdoğan , " Yargı artık birilerinin sultasındankurtulup , bağımsız olma yönünde çok önemli bir sürece girmiştir . Esasen CHP`nin rahatsızlığı da bu yeni süreçtir . Bu feryat artık kendi militanlarını yargıya yerleştiremeyen bir zihniyetin feryadıdır " dedi

" BİR BEDELLİ DE CHP İÇİN ÇIKARALIM " CHP`nin biri Anayasa Mahkemesi`nin önünde birisi de Danıştay`ın önünde olmak üzere iki nöbetçi kulübesi kurduğunu belirten Erdoğan , " Orada adeta yürütmenin elini kolunu bağladılar . Aslında bizim bir bedelli de CHP için çıkarmamız geriyor . Yoksa bunların Anayasa Mahkemesi ve Danıştay önündeki nöbetleri bitmeyecek " dedi

CHP`nin son olarak katsayı düzenlemesini mahkemeye götürdüklerini belirten Erdoğan , şöyle devam etti : " Ya dürüst ol be , dürüst . Ziyarete geldikleri zaman hepsine bakıyorsun , elma şekeri dağıtıyor . Zihniyet hiç değişmiyor , Dersimdeki zihniyet neyse bugün CHP`deki zihniyet aynı . 27 Mayıs`taki , 28 Şubat`taki zihniyet neyse bugün CHP`deki zihniyet o . Ya siz bu imam hatiplerden neden rahatsız oluyorsunuz? Niçin imam hatipliler sizi bu kadar rahatssemleketime girişimin yasaklanmasız ediyor . Bu meslek liselerinden neden rahatsız oluyorsunuz? Bu okullarda okuyan çocuklar bu ülkenin evlatları değil mi? İmam Hatipokulunda bu çocuklar ne okuyor , ne öğreniyor? Düz lisede ne okuyorsa onları okuyor , onun yanında da dinini ilgilendiren koruları okuyor . Bu seni niye rahatsız ediyor . Herkes aynı imtihana giriyor . Kazanırsa , bu bunları rahatsız ediyor . Niye `dindar bir nesil gelmesin` , herhalde bundan . Diğerlerinde de bu ülkenin evlatları okuyor . Ama biz Batı toplamlarında nasıl ki yüzde 65-70 meslek liseleri varsa ; istiyoruz ki Türkiye`de de artık Batı`da olduğu gibi yüzde 65-70 meslek liselerine döneceğiz . Çünkü hergencimizin bileğine bir altın bilezik takacağız . Bu endüstri de olsa , ticaret de olsa , makine , motor d olsa , imam hatip de olsa böyle . Kapıcının çocuğu Siyasal Bilgiler Fakültesi`ne giriyor , bunlar rahatsız oluyor . Köylü Ahmet Amca`nın oğlu Hukuk Fakültesi`ne giriyor , bunlar rahatsız oluyor . Hakkari`deki çoban , İstanbul`daki ağıt toplayan yoksul Keçiören`deki gecekondulunun çocuğu mimar oluyor , mühendis oluyor , gazeteci oluyor , CHP işte bundan rahatsız oluyor . Anadolu`nun yoksul ve zeki çocukları gelip , iyieğitim alıp memleketin idaresinde söz sahibi olunca bunların iktidarı sarsılıyor . 27 Mayıs`ı da bu zihniyetle yaptılar , 28 Şubat`ı da bu zihniyetle yaptılar . Her ne yaparlarsa yapsınlar , Anadolu`nun yürüyüşünü asla ve asla durduramayacaklar . Biz tek başımıza bir mücadeleyi milletimizle beraber yürütüyoruz . Kapatılma tehditlerine , müdahale tehditlerine , tahriklere rağmen bir mücadele yürütüyoruz . Biz öyle 5-10 yılın değil , asırlara sari köhne bir zihniyeti değiştirmenin , Türkiye`yi en ideal anlamda ileridemokratik standartlara kavuşturmanın mücadelesini sürdürüyoruz . "
Kaynak: İHA