
Satın aldıkları 3 katlı apartmanda çatlak meydana geldiğini ve bitişik binadan ayrışmasını fark eden aileler, korku içinde evlerinden çıktıklarını ve dolandırıldıklarını iddia etti. Hukuki yollara başvuran aileler; "Bu yanlışı belediyenin alt birimlerinde çalışanlar yapmıştır" dedi. İzmir`in Bornova ilçesinde 2 Kasım 2010 tarihinde dere yatağı üzerinde yapımı tamamlanan 3 katlı apartmanı banka kredisi ile satın alan Aktaş ve Davutlar aileleri, evlerine taşındıktan 6 ay sonra Mayıs ayında taşınmazda kaymaların yaşandığını ve bitişik binadan 35 cm ölçüsünde ayrışmanın gerçekleştiğini belirtti. Satış işlemlerinde herhangi bir sıkıntının yaşanmadığını ve her türlü uygun prosedürün mevcut olduğunu ifade eden Muharrem Davutlar, "Bu binanın altında 1993 yılında kapatılan ancak ıslahedilemeyen bir dere yatağı var. Dere yatağının üzerine inşa edilen bina gittikçe sola doğru yatmaktadır. Bundan iki ay öncede bir deprem olduktan sonra 8 cm`lik ayrışma meydana gelmiştir. Biz de korku halinde bu evden çıktık. Şu an binada 35 cm`lik bir ayrışma var. Bu evde ruhsal bunalıma girdik. Belediye başkanımızla defalarca görüştük. Kendi birimleri tarafından oturulamaz raporu verilmedi ancak sözlü olarak bizlere `Can güvenliğiniz daha önemli. Lütfen oturmayın` diyerek hukuki yollara başvurmamızıistedi. Belediye ekiplerinin yaptığı inceleme sonrasında bizlere ayıplı mal satışı yapıldığına dair bir yazı verildi." Muharrem Davutlar`ın eşi Dudu Davutlar ise iki yıl önce evlendiğini ve düğünde takılan altınlar ve banka kredisi ile evlerini satın aldıklarını ancak hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade etti. Dudu Davutlar, şu an eşinin ailesi sayesinde geçindiklerini belirterek şöyle konuştu: "Çok umutlarım vardı. Her şeyim gitti. Hem kirada oturmak zorunda kaldık hem de banka kredisini ödemek zorundayız. Eşimin ayağı kırık olmasına rağmen geceleri ek iş olarak hurdacılık yapıyor. Dolandırıldık. Psikolojik sorunlarımvar. Bornova belediye başkanımıza gittik, bütün hukuki yollara başvurmamız gerektiğini söyledi. Belediye başkanımızdan yardım bekliyoruz. Çünkü bu işin içinde belediye başkanımızın alt birimlerindeki elemanların yanlışları var. Buraya oturma iznini, inşaat ruhsatını belediye vermiyor mu?" Binada ikamet eden bir diğer isim Fikri Aktaş ise müteahhit ve emlakçıyla defalarca görüştüklerini ancak kendilerine `Yıkılmaz` cevabı verildiğini belirterek şunları söyledi: "Dişimiz tırnağımızla artırdık, sağdan soldan borç bularak bu evi satın aldık. Ancak çatlakları fark ettikten sonra evi boşaltmak zorunda kaldık. Şimdi kirada oturuyoruz. Kira borcu ve banka kredisini ödemekte zorluk çekiyoruz. Dolandırıldığımıza inanıyoruz. Bu yanlışın derhal bir şekilde düzeltilmesini istiyoruz." BELEDİYE ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİ YAPMIŞTIR Konu ile ilgili Bornova Belediyesi`nden yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: "Söz konusu apartmanla ilgili Bornova Belediyesi gerekli tüm denetimleri yaptı. Bu denetimler sonunda başta yapı denetim firması olmak üzere tüm sorumlulara; can ve mal tehlikesi oluşabileceğinden gerekli emniyet tedbirlerinin alınması gerektiği bildirildi. "3194 sayılı İmar Kanunu`nun ilgili maddelerine istinaden gerekli emniyet tedbirlerinin ivedi olarak, alınması aksi taktirde can ve mal güvenliği açısındandoğacak tüm sorumluluğun tarafınıza ait olacağı gibi hakkınızda 3194 sayılı İmar Kanunu`nun ilgili maddeleri uyarınca işlem yapılacağı tarafınıza önemle tebliğ olunur." şeklinde yazı gönderildi. Eylül ayı başına kadar gerekli tedbirler alınmadığı taktirde bina mühürlenecek. Bornova Belediyesi konuyla ilgili yasaların kendisine tanıdığı yetki çerçevesinde yapabileceği her şeyi yaptı." ALANI İMARA AÇMAK, İNŞAAT RUHSATI VERMEK İLGİLİ BELEDİYEYE AİTTİR Başaran Yapı Denetim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Mumcu, yapı denetim şirketlerinin ilgili projeyi inceledikten sonra işin sonuna kadar projenin fen ve sanat kuralları çerçevesinde yapılmasını ve denetlemesini sağladığını söyledi. Sistemde iki başlılık olduğunu anlatan Başaran Yapı Denetim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Mumcu, "Bakanlığın çıkardığı 4708 sayılı yasa ve yönetmelik ile genelgeler ve yapı denetim kuruluşları hem vizeleri vermekte hem de sorumlu denetimi yapmak zorunda. Ancakİzmir Büyükşehir Belediyesinin imar kanununda aynı görevle ilgili belediyelere de yüklenmiş durumda. Yani orada imar durumu verme, alanı imara açma inşaat ruhsatı verme ilgili belediyeye aittir" dedi
Aktaş ve Davutlar aileleri, uğradıkları haksızlığı yargıya taşıyarak yapı sahibi B.D. ve yapı müteahhidi hakkında dava açtıklarını ilerleyen süreçte Bornova Belediyesi hakkında da hukuki yollara başvuracaklarını belirttiler.