Kurultaycı Chp‘liler Yemin Molası Verdi

Cumhuriyet Halk Partisi‘nin genel seçimlerde başarılı olamadığını düşünerek kurultay yapmak için imza toplayan eski il başkanları öncülüğündeki 600‘den fazla delege, yemin krizi döneminde partinin zarar görmemesi için taleplerini askıya aldı. Kurultay isteyen delegeler, parti yönetimi ile yemin konusunda da görüş ayrılığı yaşıyor.

Kurultaycı delegeler adına konuşan eski il başkanı Gürhan Akdoğan, "Halkımızın oylarıyla seçilmiş iki milletvekilimizin, artık mahkumiyetin parçası olmaya başlamış olan tutukluluklarının kaldırılarak TBMM kürsüsünde ant içmeleri, altını çizerek önemsediğimiz bir konudur. Ama geçici de olsa, aksama varsa bu durumu mesele yapmak ve tüm milletvekillerinin yemin etmemesini önermek ve uygulatmak çok tartışılacak bir husustur" dedi.

Eski il başkanları adına konuşan Gürhan Akdoğan, "Genel başkanımızın ve örgütümüzün tüm özverili çalışmalarına, gayretine ve ülke için kader seçimi olmasına rağmen, seçimlerde beklenen sonuçlar alınamadı. Bu seçimde de başarıya çok yaklaştığı bir dönemde CHP‘nin iktidar hedefi ne yazık ki yapılan hatalardan dolayı gerçekleşemedi. Ortaya çıkan sorunları değerlendirmek ve çözmek için olağanüstü kurultay bir çıkış yolu olarak düşünüldü. 600‘den fazla delegenin imza attığı kurultay isteği, CHP‘nin

politikalarını değiştirmeye çalışan anlayışlara karşın, partimize gerçekten katkı koyacak, güç verecek, tüzüğüne, programına ve daha ötesinde ilkelerine, değerlerine sahip çıkan nitelikli kadroları parti meclisine seçip, gelecek yerel seçimlerde iktidar yolunu açmak için delegelerimizin talepleri doğrultusunda oluştu. Bizler il kongrelerinde seçilmiş ve halen görevde olmayan il başkanları ve kurultay delegeleri olarak, son günlerde gelişen siyasi durumu görüşmek üzere bir araya gelerek değerlendirmeler

yaptık. Milletvekillerinin göreve başlamadan önce Anayasa‘da tanımı yapılan biçimde ant içmemeleri, bu eylemi Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal‘ın tahliyelerine kadar sürdürecek olmalarının açıklanması, giderek bu durumu bir krize dönüştürmesi nedeniyle parti meclisi seçimi içeren olağanüstü kurultay çağrımızı yeniden değerlendirme durumunu ortaya çıkardı. Kurultay delegelerinin noterden imzalarıyla beyanda bulunmaları halen sürmektedir. Tüzükte belirtilen sürenin dolmasına bugün dahil üç gün vardır.

İllerimizden bize ulaşan olağanüstü kurultay isteğini içeren başvuruların sayısı, CHP tüzüğünde belirtilen toplanma sayısına ulaştı. İl kongrelerinden seçilerek gelen kurultay delegesinin toplam sayısının yarısından fazlasının kurultay talebi olduğu gerçeği dikkate alınmalıdır. Bu bir taban hareketi olup, hiçbir şekilde, kamuoyuna yansıtıldığı gibi başka etkilerde hareket olmayıp, bu şekilde gösterilmesi CHP delegelerine ve örgüt emekçilerine haksızlıktır. 6 Temmuz 2011 Çarşamba günü imzalar kurultayı

toplayacak sayıya ulaşıyor" diye konuştu.

Akdoğan, kurultay delegelerinin olağanüstü genel kurul için pek çok haklı sebebi olduğuna dikkat çekerek, "CHP‘nin geçmişinde, milletvekili seçimlerinde örgütün bu denli dışlanarak milletvekili adaylarının belirlendiği bir dönem yaşanmadı. Adaylık için görevinden istifa eden 46 il ve 76 ilçe başkanı ile 87 il ve ilçe yöneticisinden sadece bir il başkanı ile iki ilçe başkanı merkez yoklaması ile seçilecek yerde aday gösterildi ve seçildi. 5 il başkanı ve bir ilçe başkanı ve bir ilçe yöneticisi ön seçimde

kendi taban güçleri ile genel merkezin katkısı olmadan, yargıç denetim ve gözetimindeki ön seçimlerde seçildi. Seçim kampanyası döneminde örgütler görülmedik ölçüde maddi sıkıntı içine itildi. Sağlıklı bir çalışma ortamı bulamadı. Partiyi tanımayan, partinin geçmişte yaşadıklarını değerlendiremeyen kimi yöneticiler, parti ilkeleri ile ters düşen açıklamaları ile seçmende tereddüt ve şaşkınlık meydana getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi‘nde, Cumhuriyet‘in kazanımları, kurucu genel başkanımız Mustafa Kemal

Atatürk‘ün ilkeleri ve kararlılıkla sürdürülen Cumhuriyet değerlerinin savunulmasının anlayışını içine sindiremeyenlerin, parti programı dışında ve kendilerine göre parti sorumluluğunun dışında yaptıkları açıklamalar örgütleri derinden yaraladı. Bazı yöneticilerin, CHP‘nin sosyal demokrasinin evrensel değer ve kurallarını benimsemeyen, onları yaşama geçirmek için çağdaş, özgürlükçü, çoğulcu ve katılımcı, eşitlikçi demokrasi ile bağdaşmayan söz ve davranışları oldu. Kimi yöneticilerimizin Cumhuriyet‘in

demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin niteliklerine, Atatürk milliyetçiliğine, cumhuriyetin kazanım ve birikimlerine ters düşen demeç ve söylemleri partililerimizi üzdü. Cumhuriyet‘in kuruluşunda temel harcı olan, savaş yıllarında bile ulusun tek temsilcisi TBMM‘yi çalıştıran partimiz, milletvekillerimizin ant içmemeleri nedeniyle haklı-haksız eleştirilere hedef oluyor. Halkımızın oylarıyla seçilmiş, iki milletvekilimizin artık mahkumiyetin parçası olmaya başlamış olan tutukluluklarının kaldırılarak

TBMM kürsüsünde ant içmeleri, altını çizerek önemsediğimiz bir konudur. Ama geçici de olsa, aksama ve olanaksızlık varsa, bu durumu ön mesele yapmak ve tüm milletvekillerinin yemin etmemesini önermek ve uygulatmak çok tartışılacak bir husustur. Yargı kararı hatalı, yanlış, haksız ve hukukun üstünlüğüne de aykırı olabilir, bunu ön mesele yaparak yargıyı eleştirip, TBMM çalışmalarına katılmamak toplum tarafından benimsenmemiştir. Yıllarca örgüt emekçisi olarak kahır ve çile çektiğimiz emek ve zamanımızı

verdiğimiz CHP için, 22 Mayıs 2010 ve 18 Aralık 2010 tarihli kurultaylarımızda tereddütsüz destek verdiğimiz CHP yönetiminin, milletvekillerinin yemin etmemesi nedeniyle gelecekteki politikamızın nasıl şekilleneceğini düşünmeden davrandığı, hatta politikasız olduğu vurgulanarak eleştirilmesini büyük üzüntü ile karşılıyoruz. Yemin etmeme kararının bir adım ötesinin iyi hesaplanmadığı, planlanmadığı, eleştirileri de haklılık kazanıyor. Partimiz kurulduğundan bu yana ilk kez böyle bir olayla karşı karşıya

kalarak bir bunalıma sürükleniyor kaygısını taşıyoruz. Partimiz böylesi önemli bir krizi yaşarken, yukarıda açıklamaya çalıştığımız her biri diğerinden önemli sayılacak haklı nedenler varken, örgütten, kurultay delegesi arkadaşlarımızdan gelen isteklere uygun bir biçimde başlatılan kurultay toplanması isteğimizi, bu nazik ve kritik dönemde şimdilik durdurmanın çok önemli bir parti görevi olduğunun düşünüyoruz. Kurultay toplanması için yeterli imzaya ulaşılacağından hiçbir kuşkumuz yoktur, bu sayıya

milletvekillerinden de, parti meclisinden ve yüksek disiplin kurullarından beklenen imzalar dahil değildir. Kimi parti yöneticilerinin verilen imzalardan cayma ve geri çekmeler olduğu şeklindeki sözleri de gerçeği asla yansıtmamaktadır. Bu aşamada, CHP yöneticilerinin, yaşanan yemin krizine sağlıklı bir çözüm bulmada kurultay isteğinin engel olduğu limanına sığınmamaları için, toplanmış ve üç gün içinde rahatlıkla tamamlanacak olan parti meclisi seçimli olağanüstü kurultay çağrı imzalarını genel merkeze

vermeyeceğiz. Yüksek partililik bilinci ve partimize daha fazla sahip çıkmak anlayışı ile parti içi demokrasinin sağlıklı işlemesi için her türlü baskı, tehdit, vaat ve engellere rağmen çağrımıza uyan örgüt emekçisi kurultay delegesi arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bize inanarak vermiş oldukları beyanları, başvuruları kendi onurumuz gibi koruyup saklayacağımızın, başkaları ile paylaşmayacağımızın bilinmesini istiyoruz" diye konuştu.

Kaynak: İHA