Çiçek, Tbmm Başkanlığı İçin Aday Kaydını Yaptırdı

TBMM başkan adayı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, yemin etmeyen CHP ve Meclis‘i boykot eden BDP‘ye çağrıda bulunarak, "Pazartesi gününden itibaren yeni bir sayfa açalım" dedi.

Bir grup AK Partili vekilin TBMM için başkan adayı gösterdiği Çiçek, bugün Genel Sekreterliğe gelerek bizzat kaydını yaptırdı. Çiçek‘i AK Parti grup başkan vekilleri Nurettin Canikli, Mustafa Elitaş ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün yalnız bırakmadı. Kayıt işlemlerinin ardından basın mensuplarına bir açıklama yapan Çiçek, pazartesi günü yapılacak TBMM Başkanlık seçimi için usul gereği şahsen başvuruda bulunduğunu söyledi. 12 Haziran seçimlerinin öncesinde Türkiye‘nin demokrasi açısından güzel bir

sınav verdiğini belirten Çiçek, bunun sadece kendisinin fikri olmadığını seçimleri izleyen yabancı temsilcilerin dış basında çıkan haber ve yorumlarda bunun açıkça görüldüğünü söyledi. Çiçek, " Vatandaşımız bütün söylenenleri, tartışmaları dinledi ve 12 Haziran seçimlerinde kararını verdi. Hepimize verdiği ortak mesaj ben söyleyeceğimi söyledim, milli iradenin sahibi olarak ‘egemenliğin kayıtsız şartsız sahibi olarak ben söyleyeceğimi söyledim, milletvekili olarak görevlendirdiğim insanlar TBMM gitsinler,

seçim öncesi Türkiye‘nin sorunları ile ilgili konularda düşüncelerini, kanatlarına yasama çerçevesinde gerçekleştirsinler. Benim sorunlarımı çözsünler diye bizleri buraya gönderdi. Dolayısıyla seçilmiş insanlar olarak bizler bizim öncelikli görevimiz, milletimizin işlerini görmek, milletimizin önündeki sorunları birer birer çözmektir. Esasen siyasetçiler olarak biz millet adına iş yapan, millet adına burada hakkını hukukunu temsil eden insanlarız. Dolayısıyla en evvel milletimizin sesine kulak vermiş

olmamız gerekir. Milletimizden aldığımız talimatı bu çatı altında gerçekleştirmemiz gerekir. Güzel bir seçim yaptık ama maalesef güzel bir Meclis açılış töreni yapamadık. Bundan dolayı milletimizi üzdük. Bizim milletimizi üzmeye hakkımız yok siyasetçilerek olarak . Ona hizmet borcumuz var. Çünkü o bizi buraya iş yapın diye gönderdi Ama biz iş yapmak yerine bu üzüntülü tabloları ortaya koyduk" diye konuştu.

TBMM‘nin açılışından bu yana 91 yıl geçtiğini anımsatan Çiçek, o günden bu yana Türkiye‘nin çok tecrübe kazandığını söyledi. Çiçek, "Bu Meclis daha İstiklal Harbi zamanında top sesleri geldiğinde bile çalışmasını sekteye uğratmadı. Gece demedi. Gündüz demedi, çok zor şartlar altında bize Kurtuluş Savaşı‘nı kazandırdı. Ama maalesef 12 haziran sonrası teşekkül eden Meclis‘te böylesine sevinçli bir tabloyu ortaya koymak yerine milletimizi gerçekten üzen ve 91 yıl sonra yaşanmaması gereken tabloyu yaşadık. Bu

da demokrasimizde bir tecrübedir. Hoş olmasa da bunu da değerlendirmemiz gerekmektedir" dedi.

Her ülkenin sorunları olduğunu ileri demokrasisinde sorunların vuruşarak değil konuşarak çözüldüğünü belirten Çiçek şöyle konuştu: "Şimdi bize düşen de ülkemizin önündeki sorunları vuruşarak değil, konuşarak çözmektir. Bu meselelerin konuşacağı en meşru zemin, en doğru adres te TBMM‘dir. Dolayısıyla kimin ne düşüncesi varsa, ne kanaati varsa milletimize hizmet yolunda otaya koyacağı nesi varsa bunun en evvel konulacağı, müzakere edileceği ve karar bağlanacağı yer TBMM‘dir. Aksi takdirde biz Meclisimizin

itibarına gölge düşürmüş oluruz. Seçimleri anlamsız hale getirmiş oluruz konuyu başka yerlerde tartışarak.Onun için söylemek istediğim şey şu ki, çok üzücü gelişmelerin arkasından Türkiye‘nin öndeki sorunları çözebilmek bakımından pazartesi gününden itibaren yeni bir sayfa açmaya ihtiyacımız var. Konuları burada konuşmalıyız, tartışmalıyız ve burada karara bağlamalıyız. Sorunları vuruşarak değil konuşarak çözme konusundaki iradeyi hepimiz ortaya koymak durumundayız. Hiç şüphesiz Meclis‘te temsil edilen

partilerin ayrı ayrı sorumluluğu vardır. Ancak özellikle CHP anamuhalefet partisi olması hasabiyle kendilerinin her defa öne çıkardığı Cumhuriyeti kuran parti olması hasabiyle biraz daha özel bir sorumluluğunun olduğunu düşünüyorum. O nedenle almış oldukları bir karar var. Tabiatıyla her parti kararlarını kendisi verir. Benim o noktada söyleyeceğim bir husus olamaz. Ancak hepimiz zaman zaman aldığımız kararları bir daha gözden geçirmeliyiz. Milletimizin ortaya koymaya çalıştığı sesi dinleyerek bir vicdan

muhasebesi yaparak yeni baştan kararını gözden geçirmesinde fayda var diye düşünüyorum. Bu aynı zamanda yeni teşekkül etmiş olan BDP guru açısından da düşüncem budur. Kimin ne düşüncesi, ne talebi gündeme getirmek istediği hangi konu varsa biz bunları burada konuşabiliriz, konuşmalıyız. Zaten konuşulması çözüme bağlanması gereken yer burasıdır. Uygar toplumlarda parlamentolar sorunun parçası değil hele hele sorunun kaynağı değil tam tersi çözümün merkezidir, çözümün bir parçasıdır. 91 yıl sonra bizim de bu

lazımiyeye riayet etmemiz ve ülkenin sorunlarının çözüm noktasında parlamentoya bir merkez haline getirmemiz gerekmektedir. Ümit ediyorum ki pazartesi gününden itibaren hepimiz yeni bir sayfa açarak milletimizin hizmetinde iktidar ve muhalefet olarak ve millet yetkilileri olarak yapıcı bir işbirliğini ortaya koyabiliriz bu yönde çalışmalar yapabiliriz. Artık 91 yl sonra parlamentonun önemi, demokrasinin fazileti noktasında başka ülkelerden örnek vermek yerine kendimizde yeni misaller yeni güzel örnekler

koymak suretiyle gelecek nesillere güzel bir miras bırakabileceğini düşünüyorum. Hepimizin burada yeni baştan olup bitenleri değerlendirmesine ihtiyaç var. Ümit ediyorum pazartesi günü yeni bir sayfa açılması bakımından başlangıç olur diye düşünüyorum".

Çiçek açıklamasının ardından soru almadı.

Kaynak: İHA