Babasının Cenazesinde Bile Güldü
Manisa‘nın Saruhanlı ilçesinde, yedi yıl önce kayınpederi tarafından tüfekle başından vurulan ve beyninde meydana gelen ağır hasar nedeniyle gülme hastalığına yakalanan Murat Karabulut (36), insanların hasta olduğunu bilmedikleri için kendisine tepki gösterdiklerini, zaman zaman zor durumda kaldığını söyledi.
2004 yılında İzmir‘de taksi şoförlüğü yapan Murat Karabulut‘un hayatı, tartıştıkları için Foça‘daki baba evine dönen eşinden dört yaşındaki kızlarını almaya gitmesiyle değişti. Kızını vermek istemeyen eşi ve kayınpederi ile tartışan Karabulut, kucağına aldığı kızını götürmek için kapıya yöneldiğinde peşpeşe tüfek sesi duyuldu. Kayınpederi Sami Erdal tarafından başından vurulan Karabulut, ağır yaralandı. Bu olayın ardından İzmir Yeşilyurt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 38 gün bitkisel hayatta kaldığını
ifade eden Karabulut, şöyle konuştu: "Üç ay sonra taburcu edildim. Ancak, vücudumda yüzde 65 oranında özür meydana geldi. O günden sonra sol bacağımı ve kolumu kullanamaz hale geldim. Beynimdeki ağır hasardan dolayı gülme hastalığına yakalandım. Hastaneden çıkınca Saruhanlı‘nın Taşdibi köyündeki baba evine yerleştim. Zaman zaman eşim, kayınpederim, kayınvalidemle konuşuyorum. Hiç kin ve öfke beslemedim. Benim bu davranışım başkalarına örnek olsun. Kin ve öfkeyle insan çok büyük yanlışlar yapabilir. "
Karabulut, "gülme hastalığı" nedeniyle yaşadığı Taşdibi köyünde zaman zaman sıkıntı yaşadığını dile getirerek, yakınlarının cenaze namazlarında bile güldüğünü şöyle anlattı: "2007 yılında babaannemi, bir yıl sonra babamı kaybettim. Ancak çok üzgün olmama rağmen cenaze namazlarında kendimi tutamayıp gülme krizine girdim. Babaannemin cenaze namazı kılınırken gülmeye başladım. İnsanlar şaşkınlıkla bana baktı. Babamın cenazesindeyse yine kriz geldi, gülmeye başladım. Güldüğümü insanlara belli etmemek için
tabuta sarıldım, elimle yüzümü kapattım, görenler ağladığımı sandı. Yaşadığım bu acı olaylar ve bu gülme hastalığından dolayı çok sıkıntılar çektim. 7 yıldır bir kez bile ağlamadım, ağlamak istiyorum ama olmuyor, hep gülüyorum. Bu nedenle insanlardan çok tepki aldım."
Köyde kimsesiz kalınca Saruhanlı merkeze yerleştiğini, burada hayırseverlerin desteğiyle bir ev kiraladığını belirten Karabulut, 3 ayda bir devletten aldığı 650 lira özürlü maaşı ve kaymakamlıktan da zaman zaman yardım aldığını söyledi. Başka geliri olmadığı için geçinmekte zorlandığını, 3 aydır ev kirasını ödeyemediğini dile getiren Karabulut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oturduğum evin sahibi evi müteahhide vermiş, 15 Temmuzdan sonra ev yıkılacak. Ev bulamazsam çadırda yaşamayı düşünüyorum. Özürlü
olduğum için iş bulamıyorum. Maddi durumum çok kötü, ağlanacak halime bile gülüyorum. Devletten ve hayırseverlerden yardım bekliyorum."
İBRAHİM TATLISES DE GÜLMEYE BAŞLAYACAK
Silahlı saldırıya uğrayarak başından yaralanan ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses hakkında da gülerek yorumda bulunan Karabulut, şunları söyledi: "İbrahim abimizi çok severim, kendisi yaralandığında iyileşmesi için günlerce dua ettim. Gazetelerde haberler çıktı. ‘Kafasından yaralanarak hayatta kalan tek adam İbrahim Tatlıses‘ diye yanılıyorlar, kafasından yaralanıp da hayatta kalan iki kişi var. Biri ben biri de İbrahim Tatlıses. İbrahim abi de bir süre sonra benim gibi gülmeye başlayabilir."
VERİLEN İLAÇLA GÜLMESİNİ KONTROL ALTINDA TUTABİLİYORUZ
Uzmanlar ise bu durumun, spastik gülme ve ağlamanın beynin iki tarafındaki lezyonlardan ortaya çıktığını belirterek, "Hastamızın lezyonlarından birinde hasar oluşmuş. Sürekli gülme halinde. Verdiğimiz ilaçlarla, klinik düzenleme sağlanabilir. Bu hastamızın gülmesini de verilen ilaçlarla kontrol altında tutabiliyoruz" yorumunda bulundu.
Kaynak: İHA
ifade eden Karabulut, şöyle konuştu: "Üç ay sonra taburcu edildim. Ancak, vücudumda yüzde 65 oranında özür meydana geldi. O günden sonra sol bacağımı ve kolumu kullanamaz hale geldim. Beynimdeki ağır hasardan dolayı gülme hastalığına yakalandım. Hastaneden çıkınca Saruhanlı‘nın Taşdibi köyündeki baba evine yerleştim. Zaman zaman eşim, kayınpederim, kayınvalidemle konuşuyorum. Hiç kin ve öfke beslemedim. Benim bu davranışım başkalarına örnek olsun. Kin ve öfkeyle insan çok büyük yanlışlar yapabilir. "
Karabulut, "gülme hastalığı" nedeniyle yaşadığı Taşdibi köyünde zaman zaman sıkıntı yaşadığını dile getirerek, yakınlarının cenaze namazlarında bile güldüğünü şöyle anlattı: "2007 yılında babaannemi, bir yıl sonra babamı kaybettim. Ancak çok üzgün olmama rağmen cenaze namazlarında kendimi tutamayıp gülme krizine girdim. Babaannemin cenaze namazı kılınırken gülmeye başladım. İnsanlar şaşkınlıkla bana baktı. Babamın cenazesindeyse yine kriz geldi, gülmeye başladım. Güldüğümü insanlara belli etmemek için
tabuta sarıldım, elimle yüzümü kapattım, görenler ağladığımı sandı. Yaşadığım bu acı olaylar ve bu gülme hastalığından dolayı çok sıkıntılar çektim. 7 yıldır bir kez bile ağlamadım, ağlamak istiyorum ama olmuyor, hep gülüyorum. Bu nedenle insanlardan çok tepki aldım."
Köyde kimsesiz kalınca Saruhanlı merkeze yerleştiğini, burada hayırseverlerin desteğiyle bir ev kiraladığını belirten Karabulut, 3 ayda bir devletten aldığı 650 lira özürlü maaşı ve kaymakamlıktan da zaman zaman yardım aldığını söyledi. Başka geliri olmadığı için geçinmekte zorlandığını, 3 aydır ev kirasını ödeyemediğini dile getiren Karabulut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oturduğum evin sahibi evi müteahhide vermiş, 15 Temmuzdan sonra ev yıkılacak. Ev bulamazsam çadırda yaşamayı düşünüyorum. Özürlü
olduğum için iş bulamıyorum. Maddi durumum çok kötü, ağlanacak halime bile gülüyorum. Devletten ve hayırseverlerden yardım bekliyorum."
İBRAHİM TATLISES DE GÜLMEYE BAŞLAYACAK
Silahlı saldırıya uğrayarak başından yaralanan ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses hakkında da gülerek yorumda bulunan Karabulut, şunları söyledi: "İbrahim abimizi çok severim, kendisi yaralandığında iyileşmesi için günlerce dua ettim. Gazetelerde haberler çıktı. ‘Kafasından yaralanarak hayatta kalan tek adam İbrahim Tatlıses‘ diye yanılıyorlar, kafasından yaralanıp da hayatta kalan iki kişi var. Biri ben biri de İbrahim Tatlıses. İbrahim abi de bir süre sonra benim gibi gülmeye başlayabilir."
VERİLEN İLAÇLA GÜLMESİNİ KONTROL ALTINDA TUTABİLİYORUZ
Uzmanlar ise bu durumun, spastik gülme ve ağlamanın beynin iki tarafındaki lezyonlardan ortaya çıktığını belirterek, "Hastamızın lezyonlarından birinde hasar oluşmuş. Sürekli gülme halinde. Verdiğimiz ilaçlarla, klinik düzenleme sağlanabilir. Bu hastamızın gülmesini de verilen ilaçlarla kontrol altında tutabiliyoruz" yorumunda bulundu.
