Ak Parti Grup Toplantısı...(2)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "CHP ontolojik sorunlar içerisindedir.

yargının kararlarına herkes kadar saygı duymakla mükelleftir. Millet iradesi ile adalet duygusu karşı karşıya getirilemez. Milli iradenin yüceliği ile hukukun üstünlüğü ilkesi çarpıştırılamaz. Demokrasi bu ikisini bir arada tutarak yükselir. Türkiye‘nin karşılaştığı her sorun hepimizin ortak sorunudur. Sorun, TBMM‘nin yani Türkiye‘nin sorunudur. Dolayısıyla çözüm de kaçınılmaz olarak ortak olacaktır. Muhalefet partileri sağduyu içinde hareket etmek makul öneriler getirmek durumundadır. Tepkiye,
protestoyla, boykotla hiçbir yere varılamaz" şeklinde konuştu.
"CHP‘NİN TARİHİNE KARA BİR LEKE OLARAK GEÇTİ"
Sorunları bu hale getirenlerin, sorunu derinleştirmek yerine daha serinkanlı davranmaları gerektiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Hem meclise geleceksin, öbür taraftan oturacaksın, orada bulunacaksın ve ‘ben yokum‘ diyeceksin. Ey sevgili milletim; TBMM‘nin çatısı altında Genel Kurul‘a girmek suretiyle geçici başkanın da yoklamayı yaparken ismini andığı kişi, Genel Kurul‘da olduğu halde onun ‘yok‘ demesini acaba hangi dürüstlük anlayışı içine sığdırıyorsunuz? Soruyorum, acaba dürüstlük kavramıyla yalan ne zamandan beri arkadaş oldular. En önde oturacaksın, ondan sonra kendini ‘yok‘ yazdıracaksın. Hani dürüsttü bunlar? Nasıl
dürüstlük bu? Bu, ana muhalefetin tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Geçici başkanları önce ‘yok, yok, yok‘ dedi. Baktılar ki büyük bir tarihi hata yapıyoruz, hemen uyarı geldi. Ondan sonra dikkat ederseniz ‘yok‘ demedi. Ama desen de demesen de bütün kameralarla tarih bu anları tespit etti. Hepiniz oradasınız, ama kendinizi yok kaydettiriyorsunuz. bunu yutmazlar beyler. Bunu tarih affetmez."
"CHP, ONTOLOJİK SORUNLAR İÇİNDEDİR"
"CHP ontolojik sorunlar içerisindedir" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Dün sandığı, bugün Meclis‘i boykot edenler bilsinler ki, milli iradenin önündeki engel AK Parti olmayacak, bizzat kendileri olacaktır. Milletin, bizlere de, muhalefet partilerine de, bağımsız milletvekillerine de boykot yetkisi değil, yasama yetkisi, yasa yapma yetkisi verdi. Şimdi millete ne diyecekler? Siz bana ‘meclise girme veya yasa yapma dediniz‘ onun için girmiyoruz, yasa yapmıyoruz mu diyecekler? Milletin karşısında her geçen gün onlar itibar kaybına uğramaya devam edecek."
"İSTER GELSİNLER, İSTER GELMESİNDEN MECLİS ÇALIŞACAK"
Anayasa, yasalar ve meclis iç tüzüğünün, yasama çalışmalarının hiç bir engelle karşılaşmadan yürütülmesi konusunda Genel Kurul‘a yetki verdiğini belirten Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz, normal şekilde çalışmalarımızı yürüteceğiz. Milletimizin beklentilerini, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla önceki dönemlerde olduğu gibi Meclis‘i çalıştırmaya devam edeceğiz. Muhalefetin, hem mevcut sorunları, hem de ülkenin genel sorunlarını aşma noktasında, sorumlu davranıp, yemin edip, Meclis çalışmalarına katılması en büyük arzumuzdur. Ama bu olmadı. Bu olmadığı takdirde, milli iradenin boykot yoluyla engellenmesine de müsaade de asla etmeyeceğiz. Milletimize tekrar sesleniyorum.
Bakınız, muhalefet ister gelsin istek gelmesin, parlamentonun çalışmasına mani bir hal yoktur. Ana muhalefetin Genel Başkanı ‘biz olmadığımız sürece komisyonlar çalışmaz‘ diyor. Maalesef kılavuzu yanlış. Parlamento hukukunu bilen yanında bir tane adamı yok. Çünkü demokrasinin özellikle Türkiye‘deki, bizim parlamentomuzun çalışmasına yönelik iktidar güçlü kılınmıştır. Neden? Azınlık çoğunluğa tahakküm etmesin diye. Yani Komisyona muhalefet gelmediğinde komisyon çalışmaz‘ diye bir şey yok. Nitekim bizim
bir Komisyonu çalışmasında muhalefet terk etti gitti ve Anayasa Mahkamesi‘ne götürdü. Ne yaptı Anayasa Mahkemesi? Geri gönderdi. Önümüzde bir örnek var. Bunu bildikleri halde hala aynı yollara başvuruyorlar."
"KOMİSYONLAR BAL GİBİ ÇALIŞIR"
Televizyonlarda Kılıçdaroğlu‘nun ‘eğer biz komisyonlarda olmazsak komisyon çalışmaz‘ dediğini belirten Erdoğan, "Sayın Kılıçdaroğlu, komisyon bal gibi çalışır. Yeter ki bizim arkadaşlarımızın katılımında bir eksiklik olmasın. Herkes katılsın bak komisyon nasıl çalışıyor göreceksin. Meclis Divanı... aynı şekilde, o da çalışır. Orada da yine iktidar sayısıyla her şey oluşturulmuştur. Burada da yine aynı şekilde bu Divan oluşur ve meclis çalışmalarına devam eder. Çünkü AK Parti‘nin sayısı, bir iktidar
partisi olarak, bugün toplantı yeter sayısı için de, karar sayısı için de muktedir durumdadır. Ama gönlümüz, demokrasi muhalefetle güç kazanır. Onun için sizin de orada olmanızı istiyoruz, gelirsiniz gelmezsiniz o sizin bileceğiniz iş" diye konuştu.
"YENİ CHP, ESKİ KAFA"
CHP‘nin kendisine ‘yeni‘ sıfatını yakıştırdığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"Bununla birlikte, ne yazık ki ‘eski kafayla‘ yola devam ediyor. CHP, 1999 seçimlerinde, milletin kendisini baraj altında bırakmasından gerekli mesajı almadı. 2002 seçimlerinde çıkan sonuç, CHP‘nin mesajı okumasına yine vesile olmadı. 2007‘de CHP‘nin tavrı, politikası, tutumu millet tarafından çok net bir şekilde yine eleştirildi, bu eleştiri sandığa da yansıdı. Ama CHP bu mesajı da ne yazık ki almadı. 12 Haziran 2011 seçimlerinin ardından da, aynı basiretsizliğin devam ettiğini çok daha ağır bir şekilde
görüyoruz. Milletin takdir ve tercihinin bir kez daha aşağılandığına, tahkir edildiğine üzülerek şahit oluyoruz. CHP‘nin, 1950 seçimlerindeki zihniyetinin, bir nebze olsun değişmediğini, ilerleme kaydetmediğini anlıyoruz. Seçim sonuçlarını, bir kez daha ‘bidon kafa, göbeğini kaşıyan adam, yüzde 60 aptal, beyinsiz‘ gibi sıfatlarla, bir takım sendromlarla izah edenler, tıpkı 60 yıl boyunca olduğu gibi, bugün de milletle gönül bağı kuramayan, aynı dili konuşamayanlardır. CHP‘nin Meclis‘e gelip yemin etmemesi,
boykot kararı alması da işte aynen milli iradeye yönelik çarpık bakış açısının bir tezahürüdür. Biz yaşanan bu süreci, en hafif tabiriyle bir kafa karışıklığı olarak değerlendiriyoruz. CHP‘nin, bir an önce bu kafa karışıklığından, fikir karmaşasından, şaşkınlıktan kurtulup, ana muhalefet görevini devralmasını bekliyoruz. Biraz önce de ifade ettiğim gibi, hiç kuşkusuz Meclis normal şekilde çalışacak, yasama görevini yerine getirecektir. Buna mani hiç bir hal yoktur. İlk adım da Salı günü yeminle atılmıştır.
Bak Meclis çalışıyor demek ki. İşte bak çalışıyor. Hani çalıştırmazdınız... Bakın çalışıyor. Ancak, ileri demokraside, iktidar kadar yapıcı ve kaliteli muhalefetin de elzem olduğunu biliyor; CHP ve diğer muhalefetten de biz bunu arzuluyoruz."
