Cumhurbaşkanı Gül, Esad'ın Konuşmasını Değerlendirdi

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın bugün yaptığı konuşmayı değerlendiren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Esad'ın konuşmasını 12 Eylül'de kullanılan "Yetmez ama evet" sözüne benzetti. Gül, Esad'ın reformları hayata geçirirken ülkesi için öncülük yapması gerektiğine vurgu yaptı.

Ankara Üniversitesi Solistleri tarafından verilecek olan bir konser için Anadolu Medeniyetleri Müzesi‘ne gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, buraya gelişinde gazete ve televizyonların Ankara temsilcilerinin sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanı Gül, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad‘ın bugün yaptığı konuşmasını değerlendirdi. Gül, Esad‘ın yaptığı konuşmaya, 12 Eylül halk oylamasında kullanılan "Yetmez ama evet" sözüne benzeterek açıklık getirdi. Cumhurbaşkanı Gül, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

"Yapmak istiyor ama ‘Her şey değişti, çok partili sisteme geçiyoruz, Suriye halkının iradesi neyse her şey o şekilde düzenlenecektir ve bu geçişi ben yapacağım‘ diye net ve kesin söylemesi lazım. Bunu dediği andan itibaren tüm olayların önüne geçebileceği ve her şeyi kontrol altına alabileceğini tahmin ediyorum. Belki bunları satır aralarında söylüyor ama çok açık söylemesi lazım. ‘Zamanı geldi. Her yerde olduğu gibi Suriye halkı da birikimi olan medeni, görgülü bir halk. Yapacağımız şey, çok partili

sisteme geçeceğiz. Bütün evrensel, demokratik kriterlere uygun seçimleri yapacağız ve halk ne diyorsa, bundan sonra o olacak ve bu değişime ben önderlik yapıyorum‘ dediği andan itibaren, hem toparlar, hem ülkesine en büyük hizmeti yapmış olur."

Daha sonra gazetecilerin 25. dönem parlamentosu toplandığında yemin etme sırasında bir sıkıntı yaşanıp yaşanmayacağını sorması üzerine Cumhurbaşkanı Gül, bir sorun yaşanacağını düşünmediğini belirtti ve "Zannetmiyorum, olmaması lazım. Ant içme, Meclis‘in açılması... Herkes yemin edecek, herkes milletvekili olacak. Sonra farklı görüşlerin, bölgelerden gelecek sorunların tartışılabilmesi lazım. Ortada büyük bir imkan var. Bu büyük imkan nedir? Türkiye‘de demokrasinin nasıl çalıştığını, nasıl kökleştiğini

gösteriyor. En farklı, aykırı fikirleri olanların bile arkasında belli bir halk desteği varsa Meclis‘e gelebildiğini gösteriyor. Bu, Türkiye‘de tıkanıklığın olmadığını, bütün yolların açık olduğunu, herkesin demokratik bir süreç içerisinde TBMM‘ye gelebildiğini gösterir. Buraya gelen insanların, onun mehabetine uygun hareket etmesi lazım her şeyden önce. Herkesin önce bunu bilmesi lazım ki, orada söylediği dikkate alınabilsin. Bunların olabilmesi için de her şeyden önce herkesin usule, metoda uygun

davranması gerekir. Kim köprüleri atıcı davranırsa hem halk nezdinde itibar kaybeder hem çok yanlış yapar. Çünkü konuşma ortamını zehirlemiş olur. Buna hiç müsaade etmemek gerekir. Eminim ki, ben kimsenin yapmayacağı kanaatindeyim. Bu dersler eskiden çok alındı. Şimdi temiz bir başlangıç olmalı ve hep beraber halkın seçtiği parlamentoya saygı göstermek gerekir.‘‘

Seçimlerde 50 milyon kişinin oy kullandığına ve oy kullanma işleminin hakimlerin denetiminde ve parti temsilcilerinin bulunduğu ortamda gerçekleştiğine dikkat çeken Gül, sandıkların saat 17:00‘de açıldığını ve sonuçların 21:00‘de görüldüğünü belirtti. Gül bunun içinse, "Türkiye nereden nereye geldi? Büyük bir örnek" değerlendirmesi yaptı. Cumhurbaşkanı Gül, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin kaset iddialarıyla ilgili kendisine yönelik eleştirilerinin hatırlatılması üzerine ise, "Bu konuda

söyleyeceklerimi söyledim" dedi. Yeni dönemde bir uzlaşma ortamı olabilmesi için üzerine düşen bir görev olduğunda devreye girip girmeyeceğini soran bir gazeteciye ise Gül, "Gerekirse tabii ki" cevabını verdi.

Kaynak: İHA