Bülent Arınç, Almanya‘da Türk Vatandaşlarıyla Buluştu
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Almanya‘da Türk vatandaşlarıyla buluşmasında yaptığı konuşmada, "Artık bundan sonra hiç kimse darbecilik, cuntacılık oyunları oynamasın bize.
Bülent Arınç Almanya‘nın Heidelberg kentinde düzenlenen Türk vatandaşlarıyla buluşmasında vatandaşlara hitaben bir konuşma yaptı. Kendisinin yakın siyasi tarihi en azından 1960 yılından bu yana bilen birisi olduğunu belirten Bülent Arınç, "Türkiye en istikrarlı dönemini yaşıyor. Darbelerden, muhtıralardan, cuntacılıktan sonra Türkiye demokrasiye barıştı ve kucaklaştı. Türkiye‘de artık kıyafetlerinden dolayı, inançlarından dolayı kimseye ayrımcılık yapılmıyor, yapanlar da ayıplanıyor. Türkiye‘de toplumsal
barış var. 70 milyonu meydana getiren her fert birbirinin hukukuna hürmet ediyor, buna karşı çıkanlar da Türkiye‘de artık ayıplanabiliyor" dedi.
Daha çok Hindistan‘da geçerli olan bir sistemden bahseden Arınç, "Herkes doğduğu kastın içinde kalıyor. İşçi, babası işçiyse, işçi, yukarıya çıkamıyor. Babası memursa, memur, misal olsun diye söylüyorum. Babası zenginse, zengin. Her kast kendi içinde evlenebiliyor, her kast kendi içinde kalabiliyor. Yukarıya çıkmak mümkün değil, aşağıya inersin de, başka bir kasta katılman mümkün değil. Türkiye‘de böyleydi. Nerede doğmuşsa, hangi zümreye mensupsa, evladı da o noktadan hiçbir zaman aşağıya inmezdi. Ama
yukarıya çıkmak isteyen, dil bilen, iyi eğitim almış bir insan ağzıyla kuş tutsa, eğer biraz önce söylediğim ölçülere sahipse hiçbir zaman rağbet görmezdi" dedi.
Türkiye‘de artık eşitlik olduğunu ifade eden Bülent Arınç, "Türkiye‘de halk 12 Eylül‘de anayasanın en can alıcı 26 maddesini birden değiştirdi. İşte halkın gücü bu. Halk sandıkta balans ayarını yaptı, demokrasi böyle bir şey" dedi.
Ermenilerin 1915 yılında Türklerin kendilerine soykırım uyguladığı iddialarından bahseden Arınç, "Bu iddiayı sürdüren Ermenistan devleti değil, Ermenistan dışındaki Ermenistan diasporası. Bunlar daha çok Amerika‘da, bunlar daha çok Fransa‘da, Kanada‘da, bazı ülkelerde. Ellerinde finans gücü var, ellerinde medya gücü var, ellerinde siyasi güç var. Parlamentolara, hükümetlere diyorlar ki, ‘Benim gücüm var, bu gücüme karşılık senden bir şey istiyorum. Parlamentodan karar çıkaracaksın, Türkiye Ermenilere
soykırım uyguladı diye‘. Bu öylesine büyük bir güç ki arkadaşlarım, şu anda dünyanın 50‘den fazla ülkesinin parlamentosu Türkiye‘yi mahkum eden kararlar çıkartıyor. Hiç aldırış etmiyoruz çünkü yapılan yanlış bir şey. Ama karar, karardır. Bizim ülkemizde soykırım suçu işlenmedi, ama bu ülkede (Almanya) soykırım suçu işlendi. Başka ülkelerde de işlendi. Biz bunların hepsini biliyoruz. Ama bizim ülkemiz işgal edildiğinde Ermeni çetecileri isyan etmiş ve Türkiye‘nin gücünü kırmıştı. Türkiye işgal altındaydı, o
zaman çıkarılan bir kanunla işgalciler başka yerlere sürüldü ve onlarla mücadele edildi. Türklerden de öldü, Ermenilerden de öldü. Bu iç savaş şartları içerisinde belki acı bir olaydır, ama biz Ermenilerin kökünü kurutalım diye bir soykırım yapmadık. Bu vahşi bir olaydır ve bir cinayettir. Bizim tarihimizde böyle bir vahşet hiçbir dönemde yaşanmadı" diye konuştu.
Gurbetçi vatandaşlardan güçlerinin farkında olmalarını isteyen Arınç, "Bakın AB‘de geldiğimiz nokta Allah‘ın izniyle şu noktadır. Hepsi Türkiye‘ye ihtiyaç duyacak noktaya geldiler. Eskiden böyle değildi, ‘Türkiye bizim huzurumuzu kaçıracak, bunlar fakir, bunlar yoksul insanlar, bunların ticareti ne ki, hepsi fakir, yoksul 500 dolardan aşağı gelir olan insanlar‘ diyorlardı. Şimdi onların yıllarca burun büktüğü bir yerde biz Türkiye olarak diyoruz ki, ‘Valla günü geldiğinde girip girmemeyi biz düşüneceğiz
aslında, Siz başınızın çaresine bakın‘. Mehmet Akif‘in çok güzel bir sözü var, ‘Zebunküş Avrupa bir hak tanır ki, o da kuvvettir‘ diyor. Türkçesini söyleyeyim. Şimdi biz inançlı insanlar için, hakkı esas bilen insanlar için bir tek söz vardır. Haklı olan kuvvetlidir. Ama materyalist düşüncede güçlü olan haklıdır. Hangisi doğru hak noktasında, kim haklıysa onun güçlü olması. Eğer böyle düşünürseniz adalet olur. Eğer böyle düşünürseniz zulmetmezsiniz. Eğer haklı olan güçlü olacaksa siz o ülkeleri
sömürmezsiniz. Osmanlı 600 sene dünyada adaletin ve eşitliğin timsali oldu. Ama güçlü olmayı haklı olmak yerine sayarsanız o zaman diktatör olursunuz, o zaman sömürücü olursunuz, o zaman vahşi olursunuz. Akif diyor ki, ‘Avrupa bir tek hakkı tanır, o da kuvvettir‘ Yani sen haklı ol kardeşim, sen yine doğru yoldan şaşma, ama kuvvetli de ol. Kuvvetli olmazsan seni dinlemezler, kuvvetli olursan seni dinlerler ve sana itibar ederler. Onun için Türkiye geçmişte boynu bükük Türkiye‘ydi, emir alan Türkiye‘ydi, para
dilenen Türkiye‘ydi, yoksulluğun pençesinde bir Türkiye‘ydi. Şimdi Davos‘ta yanındaki İsrail Cumhurbaşkanına ‘Sen ancak bir katilsin‘ diyebilen bir Türkiye var. Şimdi Türkiye sözüne itibar edilebilen bir Türkiye. Obama seçildi ilk ziyaretini Türkiye‘ye yaptı, bütün dünya Türkiye ne diyecek diye bakıyor. ‘Libya‘da ne diyecek Türkiye, Suriye‘de ne diyecek Türkiye‘ diye" ifadelerini kullandı.
Geçen günlerde Libya‘dan getirilen yaralıları Başbakan Erdoğan‘la birlikte ziyaret ettiklerini söyleyen Arınç, bir yaralrdşındaki Ermenistan diasporası. Bunlar daha çok Ameriının Başbakan Erdoğan‘a, ‘Sen ki o Davos‘ta Şimon Peres‘e böyle bir şey söyledin, o günden sonra Libya‘da kimin çocuğu doğmuşsa adını ya Recep ya Tayyip koydular‘ söylediğini aktardı. Arınç‘ın bu konuşması sırasında duygulandığı görüldü.
Türkiye‘yi güzel ve güneşli günlerin beklediğini belirten Arınç, "Bilerek büyük hatalar işlemeyelim, şu terör belasından bir an evvel ülkemizi kurtaralım. Kardeş kanı dökülmesin, artık dökülen kanlar son bulsun. Hepsinin yolu var, hepsini yapıyoruz inşallah, hiç endişe etmeyin. Terör de bitecek, kardeş kavgası da bitecek, Kandil‘e çıkanlar da vazgeçecek, Kandil‘den inenler de sıraya girecek, hiç endişe etmeyin. Hepsinin yolunu biliyoruz, hepsinin yöntemini biliyoruz. Sadece bu ülkede değil her yerde nice
Şivan Perverler var ki Türkiye‘ye dönmeyi bekliyor. Nice Şivan Perverler var ki hepsi Türkiye‘deki bu kardeşlerin buluşmasına, milli birlik ve bütünlük projesinin başarılı olmasına dua ediyor. 35 senedir kardeşi kardeşe kırdıran bu fitneden bu terör belasından inşallah en kısa zamanda kurtulacağız. Hiç ümitsiz olmayın, bu milletin evlatları kardeş kanı görmeyecek bundan sonra. Faili meçhulleri bitirdik, siyasi cinayetler bitti, çetelerle harp ediyoruz, hepsinin burnu sürtüldü. Kimse artık Türkiye‘de yasa
dışı, kanun dışı hiçbir iş yapamayacak. Artık bundan sonra hiç kimse darbecilik, cuntacılık oyunları oynamasın bize. Türkiye‘de seçilmiş hükümetler var, sandıkla gelecek sandıkla gidecek. Egemenlik milletindir, millet iradesinin üstünde hiçbir gücü kabul etmiyoruz, müsaade etmeyeceğiz. Bunu da herkesin bilmesi lazım. Kimse artık Türkiye‘de yasa dışı, kanun dışı hiçbir iş yapamayacak. Hepsinin ensesinden tutacağız ve kafalarını taşa çarpa çarpa Allah‘ın izniyle bitireceğiz" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA
barış var. 70 milyonu meydana getiren her fert birbirinin hukukuna hürmet ediyor, buna karşı çıkanlar da Türkiye‘de artık ayıplanabiliyor" dedi.
Daha çok Hindistan‘da geçerli olan bir sistemden bahseden Arınç, "Herkes doğduğu kastın içinde kalıyor. İşçi, babası işçiyse, işçi, yukarıya çıkamıyor. Babası memursa, memur, misal olsun diye söylüyorum. Babası zenginse, zengin. Her kast kendi içinde evlenebiliyor, her kast kendi içinde kalabiliyor. Yukarıya çıkmak mümkün değil, aşağıya inersin de, başka bir kasta katılman mümkün değil. Türkiye‘de böyleydi. Nerede doğmuşsa, hangi zümreye mensupsa, evladı da o noktadan hiçbir zaman aşağıya inmezdi. Ama
yukarıya çıkmak isteyen, dil bilen, iyi eğitim almış bir insan ağzıyla kuş tutsa, eğer biraz önce söylediğim ölçülere sahipse hiçbir zaman rağbet görmezdi" dedi.
Türkiye‘de artık eşitlik olduğunu ifade eden Bülent Arınç, "Türkiye‘de halk 12 Eylül‘de anayasanın en can alıcı 26 maddesini birden değiştirdi. İşte halkın gücü bu. Halk sandıkta balans ayarını yaptı, demokrasi böyle bir şey" dedi.
Ermenilerin 1915 yılında Türklerin kendilerine soykırım uyguladığı iddialarından bahseden Arınç, "Bu iddiayı sürdüren Ermenistan devleti değil, Ermenistan dışındaki Ermenistan diasporası. Bunlar daha çok Amerika‘da, bunlar daha çok Fransa‘da, Kanada‘da, bazı ülkelerde. Ellerinde finans gücü var, ellerinde medya gücü var, ellerinde siyasi güç var. Parlamentolara, hükümetlere diyorlar ki, ‘Benim gücüm var, bu gücüme karşılık senden bir şey istiyorum. Parlamentodan karar çıkaracaksın, Türkiye Ermenilere
soykırım uyguladı diye‘. Bu öylesine büyük bir güç ki arkadaşlarım, şu anda dünyanın 50‘den fazla ülkesinin parlamentosu Türkiye‘yi mahkum eden kararlar çıkartıyor. Hiç aldırış etmiyoruz çünkü yapılan yanlış bir şey. Ama karar, karardır. Bizim ülkemizde soykırım suçu işlenmedi, ama bu ülkede (Almanya) soykırım suçu işlendi. Başka ülkelerde de işlendi. Biz bunların hepsini biliyoruz. Ama bizim ülkemiz işgal edildiğinde Ermeni çetecileri isyan etmiş ve Türkiye‘nin gücünü kırmıştı. Türkiye işgal altındaydı, o
zaman çıkarılan bir kanunla işgalciler başka yerlere sürüldü ve onlarla mücadele edildi. Türklerden de öldü, Ermenilerden de öldü. Bu iç savaş şartları içerisinde belki acı bir olaydır, ama biz Ermenilerin kökünü kurutalım diye bir soykırım yapmadık. Bu vahşi bir olaydır ve bir cinayettir. Bizim tarihimizde böyle bir vahşet hiçbir dönemde yaşanmadı" diye konuştu.
Gurbetçi vatandaşlardan güçlerinin farkında olmalarını isteyen Arınç, "Bakın AB‘de geldiğimiz nokta Allah‘ın izniyle şu noktadır. Hepsi Türkiye‘ye ihtiyaç duyacak noktaya geldiler. Eskiden böyle değildi, ‘Türkiye bizim huzurumuzu kaçıracak, bunlar fakir, bunlar yoksul insanlar, bunların ticareti ne ki, hepsi fakir, yoksul 500 dolardan aşağı gelir olan insanlar‘ diyorlardı. Şimdi onların yıllarca burun büktüğü bir yerde biz Türkiye olarak diyoruz ki, ‘Valla günü geldiğinde girip girmemeyi biz düşüneceğiz
aslında, Siz başınızın çaresine bakın‘. Mehmet Akif‘in çok güzel bir sözü var, ‘Zebunküş Avrupa bir hak tanır ki, o da kuvvettir‘ diyor. Türkçesini söyleyeyim. Şimdi biz inançlı insanlar için, hakkı esas bilen insanlar için bir tek söz vardır. Haklı olan kuvvetlidir. Ama materyalist düşüncede güçlü olan haklıdır. Hangisi doğru hak noktasında, kim haklıysa onun güçlü olması. Eğer böyle düşünürseniz adalet olur. Eğer böyle düşünürseniz zulmetmezsiniz. Eğer haklı olan güçlü olacaksa siz o ülkeleri
sömürmezsiniz. Osmanlı 600 sene dünyada adaletin ve eşitliğin timsali oldu. Ama güçlü olmayı haklı olmak yerine sayarsanız o zaman diktatör olursunuz, o zaman sömürücü olursunuz, o zaman vahşi olursunuz. Akif diyor ki, ‘Avrupa bir tek hakkı tanır, o da kuvvettir‘ Yani sen haklı ol kardeşim, sen yine doğru yoldan şaşma, ama kuvvetli de ol. Kuvvetli olmazsan seni dinlemezler, kuvvetli olursan seni dinlerler ve sana itibar ederler. Onun için Türkiye geçmişte boynu bükük Türkiye‘ydi, emir alan Türkiye‘ydi, para
dilenen Türkiye‘ydi, yoksulluğun pençesinde bir Türkiye‘ydi. Şimdi Davos‘ta yanındaki İsrail Cumhurbaşkanına ‘Sen ancak bir katilsin‘ diyebilen bir Türkiye var. Şimdi Türkiye sözüne itibar edilebilen bir Türkiye. Obama seçildi ilk ziyaretini Türkiye‘ye yaptı, bütün dünya Türkiye ne diyecek diye bakıyor. ‘Libya‘da ne diyecek Türkiye, Suriye‘de ne diyecek Türkiye‘ diye" ifadelerini kullandı.
Geçen günlerde Libya‘dan getirilen yaralıları Başbakan Erdoğan‘la birlikte ziyaret ettiklerini söyleyen Arınç, bir yaralrdşındaki Ermenistan diasporası. Bunlar daha çok Ameriının Başbakan Erdoğan‘a, ‘Sen ki o Davos‘ta Şimon Peres‘e böyle bir şey söyledin, o günden sonra Libya‘da kimin çocuğu doğmuşsa adını ya Recep ya Tayyip koydular‘ söylediğini aktardı. Arınç‘ın bu konuşması sırasında duygulandığı görüldü.
Türkiye‘yi güzel ve güneşli günlerin beklediğini belirten Arınç, "Bilerek büyük hatalar işlemeyelim, şu terör belasından bir an evvel ülkemizi kurtaralım. Kardeş kanı dökülmesin, artık dökülen kanlar son bulsun. Hepsinin yolu var, hepsini yapıyoruz inşallah, hiç endişe etmeyin. Terör de bitecek, kardeş kavgası da bitecek, Kandil‘e çıkanlar da vazgeçecek, Kandil‘den inenler de sıraya girecek, hiç endişe etmeyin. Hepsinin yolunu biliyoruz, hepsinin yöntemini biliyoruz. Sadece bu ülkede değil her yerde nice
Şivan Perverler var ki Türkiye‘ye dönmeyi bekliyor. Nice Şivan Perverler var ki hepsi Türkiye‘deki bu kardeşlerin buluşmasına, milli birlik ve bütünlük projesinin başarılı olmasına dua ediyor. 35 senedir kardeşi kardeşe kırdıran bu fitneden bu terör belasından inşallah en kısa zamanda kurtulacağız. Hiç ümitsiz olmayın, bu milletin evlatları kardeş kanı görmeyecek bundan sonra. Faili meçhulleri bitirdik, siyasi cinayetler bitti, çetelerle harp ediyoruz, hepsinin burnu sürtüldü. Kimse artık Türkiye‘de yasa
dışı, kanun dışı hiçbir iş yapamayacak. Artık bundan sonra hiç kimse darbecilik, cuntacılık oyunları oynamasın bize. Türkiye‘de seçilmiş hükümetler var, sandıkla gelecek sandıkla gidecek. Egemenlik milletindir, millet iradesinin üstünde hiçbir gücü kabul etmiyoruz, müsaade etmeyeceğiz. Bunu da herkesin bilmesi lazım. Kimse artık Türkiye‘de yasa dışı, kanun dışı hiçbir iş yapamayacak. Hepsinin ensesinden tutacağız ve kafalarını taşa çarpa çarpa Allah‘ın izniyle bitireceğiz" ifadelerini kullandı.
