Başbakan Siyaset Meydanı'nında gündemi değerlendirdi
Başbakan Erdoğan, SHOW TV'de yayınlanan Siyaset Meydanı adlı programda son günlerde gündemi meşgul eden, YGS skandalı hakkında açıklamalarda bulundu.
ÖSYM Başkanı Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini ifade eden Başbakan “Böyle bir sınavda asıl olan burada kopya var mı yok mudur? Kopya varsa tehlike. Kopya yoksa şifreydi, sehvendi bunlar hepsi işin detay şeyleri. Bunlar neticeyi ilgilendiren şeyler değil” dedi. Kendisinin konuyu Ali Demir’e sorduğunu ve ÖSYM Başkanı’nın “Kesinlikle burada kopya yok” dediğini açıkladı. “Bakın dedim bu olduğu anda zulüm olur. Daha sonra bana bazı teknik şeyler getirdiler. Bu alanda tecrübesi olan hocalarımızla beraber daha önceki imtihanlarla bakarak baktık ki özellikle alınan neticelerde eskiye göre şimdi o kadar yüksek bir şey söz konusu değil” diyen Başbakan, oranlarda daha da düşüş olduğunu kopyanın söz konusu olması halinde başarı oranında yükselme olması gerektiğini belirterek “Bir defa dijital baskı kopyayı ortadan kaldırıyor” dedi.
BAŞKAN SÜRECİ İYİ YÖNETEMEMİŞTİR
Kopya soruşturmasının devam ettiğini ifade eden Başbakan “Olay yargıda değil mi niçin bunlar kalkıp gençlerle yürüyorlar. Biz bu tür olayların hiçbirinde gençlerimizi sokaklara caddelere dökmedik. Bütün okullarda bizim de gençlerimiz var. Bu tür şeyleri yapmak bizim için problem değil. Fakat biz demokratik haklar ne ise bunu yasalar çerçevesinde yaparız” dedi.
ÖSYM Başkanı Ali demir’in süreci başkan iyi yönetemediğini belirten Başbakan, “Bunu kabul ediyoruz. Bu kopya veya öğrencilere bir zülüm yönü değil ilmi siyaset diyelim. O çocuklara zarar veren bir şey yok. Şüphelenebilir ama demokratik değil ki. İllegal örgütlerle bunlar yapılıyor. Ne işi var orada Başbakan'a AK Parti'ye sloganlar atılıyor. ÖSYM bize bağlı değil ki. Yapmışlardır bizde kendilerinden brifingi almışızdır burada kopya var mı yok mu yok. Bizim tatmin olduğumuz nokta orasıdır. Süreci iyi yönetememiştir” dedi.
Başbakan Erdoğan açıklamalarına şöyle devam etti:
2010 Yılında 1 milyon 473 bin adaydan 2 bin 140 kişi soruları tamamlamış. 2011'de 1 milyon 609 bin 144'ten sadece bin 801 kişi tüm sorulara cevap vermiş. Sayı da düşmüş. Katılan artıyor ama sayı düşüyor. 2010'da tam puan alan öğrenci sayısı 3 2011'de sadece 1 öğrenci tam puan alabilmiş. 6114 Sayılı kanun esas alınarak yapılan bir sınav bu. YGS konusundaki iddiaların ardından ÖSYM komisyonu 10 bin 500 soru kitapçığını incelemiş. ALES'e gelince o da sadece İzmir'de 200 adayın sıkıntısı oldu. O da kitapçığın eksik gitmesinden kaynaklandı.
SİZ TATMİN OLDUNUZ MU? MESELE SİZİN İÇİN KAPANDI MI?
Ben son açıklamalardan sonra tatmin oldum. Fakat süreç yargıda ve yargıdan gelen son kararlar da olumlu mu olumlu. Biz bir öğrencinin mağduriyetine asla müsaade edemeyiz. Kaldı ki burada her adayın ayrı bir kitapçık alması yeni bir metodu şey yapıyor. Kopyanın olmamasının teyidi beni rahatlatan bir netice olmuştur. Kopyaya yönelik bir şey olsa orada asla tereddüt etmez gerekeni yaparız. Kopya olmadıktan sonra neyin tasarrufunu yapacağız. Algılar üzerinden hareket etmem, ben netice üzerinden hareket ederim. Burada bu olaya maalesef çok ideolojik yaklaşan çevreler var ben bunları da çok iyi biliyorum. Çok iyi bildiğim için burada arı kovanına çomak sokuluyor. Bundan rahatsızlık duyanlar var. Bundan rahatsızlık duyulduğu içtin belli bir grubun seçim öncesinde adeta bir siyaset malzemesi haline getirmiş olması çok manidardır. Gençlerimizi legal örgütlerin yanında illegal örgütlerde kullanma yoluna gitmişlerdir. Nitekim şimdi ben kendilerine hep onu söylüyorum. Şimdi ikinci sınavlarınıza hazırlanın biz bu işi sonun kadar takip edeceğiz. Ama öğrencilerin siyasi istismar aracı yapılmasına üzüldüğümü rahatlıkla söyleyebilirim. Bunda bazı medyanın da rolü var.
BAŞBAKAN'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI
SURİYE, KUZEY AFRİKA'DAKİ OLAYLAR, REJİM DEĞİŞİKLİKLERİ HERHALDE TÜRKİYE İÇİN DE HİÇ ARZU ETMEDİĞİ ÜLKE SURİYE OLMALI. SİZİN ÖZELLİKLE BEŞAR ESAD İLE YAKIN İLİŞKİLERİNİZ VAR. BUGÜN OLAYLARIN DEVAM ETTİĞİ GÖRÜLÜYOR. SİZİN UYARILARINIZN DA DİKKATE ALINMADIĞI GÖRÜLÜYOR. SINIRDAN TÜRKİYE GEÇİŞLER DE BAŞLADI. OLAYLAR DEVAM EDERSE BU DAHA DA ARTACAKTIR. DEVAM EDERSE BEŞAR ESAD DİRETİRSE BATI YİNE DEVREYE GİREBİLİR Mİ?
Diyorsunuz Beşar'ın eşi sünnidir. Böyle bir özellik kendisini aslında Suriye'de güçlü kılan bir yapı ve şuanda muhalefet edenlerin ciddi bir kısmı da Beşar'a karşı çıkmıyorlardı. Bizim sıkıntımız burada diyorlardı. Biz de partimizi kurup bu koşuda yerimizi alalım diyorlardı. Ben bunların hepsini bir dost olarak, samimiyet içinde de şunu söyledim. Siz cumhurbaşkanı olmayın ben başbakan olmayayım bunu kardeş olarak görüşelim dedim ve hep böyle görüştük. Bizim parti çalışmalarının ne şekilde olduğunu nasıl olduğuna inceletti. Dedik ki bunu daha ileri aşamalara da taşıyabiliriz. Ekip gönderirsiniz burada çalışmalar yapılır ve burada bir yetişme fırsatı olur. Bunun demokratik parlamenter sistem için birlikte yaparız. Yeter ki siz bizden böyle birşey isteyin. Tabi olumsuz bakmadı ama adım da atmadı.
Ben kendisine özel temsilcilerimizi de gönderdim. Tabi gönderiyoruz, yapmıyacağım, hayır demiyor yapacağım diyor ama bir yerden veya birileri tarafından bir engeller mi var bir tereddüt mü var kararsızlık mı yaşıyor ben bunu doğrusu çözmekte sıkıntı yaşıyorum. Sonunda bu bizi vuracak. Pat yayla dağı çıktı ortaya. Yayladağı'ndan girişte biz onlara kapılarımızı kapatamayız. Kapılarımızı açtık, tedbirlerimizi aldık. Bunun d evamı gelecek gibi görünüyor. Kendileri ile de irtibatımızı sürdürüyoruz. Biz Suriye'nin parçalanmasını bölünmesini asla istemiyoruz. Burada insanların özgürlükleri söz konusu. Burada da Beşar Esad'ın tavrını çok kararlı koyması lazım. OHAL'i kaldırdı güzel ama bunun fiili uygulamasını yap.. İnsanlara kurşun sıkılmasın.
Türkiye'nin şuandaki kalkınması gelişmesi bize gerçekten model diyor bunu da söylüyor ama ayaklanma da sürüyor. Burada
BATI MÜDAHALE EDER Mİ?
Önümüzde bir libya olayı var. BM Güvenlik Konseyi bunu da masaya yatıracak. BM Güvenlik Konseyi bunu masaya yatırdığı zaman bu gelişmeler karşısında en büyük rol gelecek Türkiye'nin üzerine. Bizim gibi sınırı olan, ilişkileri olan yok çünkü. Onun için biz önümüzdeki günler içerisindeki ilişkileri çok daha ileri taşımak zorundayız. Biz özellikle bir Hama katliamını bir daha Suriye görmemeli. Bunların hatırlatmasını kendilerine yaptık. Böyle birşey tekrar yapılacak olursa Suriye bunun altından zor kalkar diye düşünüyorum. İnsanlık burada tavrını koyacaktır.
Irak'taki bütün o olaylara rağmen hamdolsun Türkiye bu süreci yönetmesini başardı ve Türkiye devamlı kalkınma istikametinde yolunu aldı. Suriye de bize sıkıntı olacaktır.
BEDELLİ ASKERLİK KONUSUNDA HAKİKATEN MİLYONLARCA GENÇ TEKRAR SORMAMIZI İSTEDİLER
Ben şunu çok açık net söyliyeyim. Sayın Kılıçdaroğlu gibi değiliz. Onun sırtında küfe yok bizim sırtımızda var. Biz onunla yolculuk yapıyoruz. Bu ülkenin sorumluluk küfesi de diyebiliriz. Askerliğin süreci ile alakalı çalışmaları TSK ile yapıyoruz. Gündeme gelmiştir üniversite mezunlarının aynen erlerle birlikte aynı süre içerisinde askerliğini yapsın biz hayır demişizdir olamaz. Üniversite mezunu ile ortaöğretim mezununu aynı statüye tabi tutamayız. Bundan dolayı bazı şeyler geri adım atmak suretiyle ertelenmiştir. Bu konu üzerinde çalışmalar sürüyor. İhlassondakika.com Bunu halk arasında belki amiyane olacak ama bekara karı boşamak kolaydır. Bu tabir içerisinde değerlendirebiliriz. Biz hudut birlikleri gibi adımlar attık bütün bu adımları atarken de biz birşeyin peşindeyi şüphesiz ki daha rantebl adımlar atalım ve bir neticeye kavuşturalım. Örneğin polislerimizle ilgili yılların sorunu vardı görüştük mutabakat sağlandı ve kökünden çözüldü o sorun. Şimdi aynen buna yönelik de yine önümüzdeki dönemde TSK ile yapacağımız görüşmeler neticesinde bu süre nereye kadar indirilebilir ortaokul lise ilk okul neyse bunun neticesi ne olur bütün bunlar konuşulur. Profesyonel ordu hep konuşulur zaten bizim ordumuzun 200 bin civarında profesyoneli var. Bütün bunların hepsinin en ince dettayına kadar değerlendirilmesi lazım. Mevcut hükümet bu görüşmeleri zaten yapıyor TSK ile ve daha ideal bir konuma nasıl getiririz bunun çalışmaları zaten yapılıyor. Bunu bir siyaset malzemesi olarak kullanmayı d oğru bulmadım. Biz asker üzerinden siyaset yapmayı doğru bulmadığımızdan gündemimize taşımadık. Şuanda TSK'nın bu işe bakışı olumsuz. Bunu tartışabiliriz diye devamlı bunu konuşuyoruz. Yaşı çok çok ilerilere varmış olan yurttaşlarımız var. Fakat o kadar ilginç şeyler var ki Türkiye'de dövizli askerlik ile bedelli askerliği karıştıranlar var. Bu konuda yine bence bir siyaset malzemesi olarak kullanılmamalı, sorumluluk zize geldiğinde size yetki verildiğinde TSK ile oturursunuz adımı atarsınız. Burada TSK herhangi bir yara almamalı, ülke yara almamalı bu bütr bir birikimi de çözeriz diye düşünüyorum. Burada çok ilginç birşey var. Çok şehit ailelerinden uyarı aldık. Diyorlar ki ben fakirim, benim param yok ee ben oğlumu askere göndereceğim parası olan göndermeyecek bunu nasıl çözeceksiniz? Bu sorunun da cevabını vermek gerekir.
Buna bazı alternatifler çıkartıyor. Onlara da ücret öderiz deniyor bu da zaten profesyonelliğe geçiştir. Yani burada çok hassas davranmak gerekir, kırmadan dökmeden bu problemi o şekilde çözmek en idealidir diye düşünüyorum.
ARTIK ONLARIN SORUNU İLE İLGİLENEN BİR HÜKÜMET VAR
Partimizi kurduğumuz zaman biz bir şey yazdık. Türkiye'de bir sorun var. Programımızda 2-2,5 sayfalık bir yer var ve biz bir süreç başlattık. Özellikle Güneydoğu'ya gittiğimizde şu OHAL'i kaldıın başka birşey istemiyoruz deniyordu. Geldik OHAL'i kaldırdık 30 Kasım 2002. Biliyorsunuz TV'lerde kürtçe yayın yasaktı yapılmazdı biz TRT'yi devletimizin bir kanalını tamamen buna tahsis ettik ve 24 saat yayın yapıyor. Anadilde kurslar açılmasının önünü açtık, daha da ileri giderek Kültür Bakanlığı'mız Ahmedi Hani'nin çevirisini yaptı. Devlet bu işlerin içine bizzat girdi. Kasetler, vs. bunlar yapılabilir hale geldi. Üniversitelerimizde bölümler açılır hale geldi. Bütün bunlarla bugüne kadar Türkiye'deki güneydoğu ağırlıklı olarak söylüyorum benim Kürt vatandaşımın sorununu minimize etmeye çalıştık. Artık onların sorunu ile direk ilgilenen bir hükümet var. Bu artık kürt sorunu olmaktan çıkmıştır. Şimdi kürt kökenli vatandaşlarımın sorunu var biz onun üzerine gidiyoruz. Kürt sorunu diyerek gündemde tutmanın bir anlamı var mı bu sadece ayrımcılığı getirir. Diyarbakır'da en büyük camii de en büyük camide cuma kılınırken 100 metre ötede bir cemaat daha oluşturup orada ayrıca bir cuma daha kılıyorsun bunu ne adına yapıyorsun Kürt sorunu adına. Kürt sorunu adına böyle birşey yapılabilir mi? Bu bölücülüktür ayrımcılıktır. Buna da benim milletim müsade etmez. Buna dinimizin içeriisne bile bunu sokmaya gayret ediyorlar bu bir istismardır. Ben medyaya şaşıyorum. Medya neden gereğini söylemiyor. Diyanet İşleri Başkanı kalkıyor açıklama yapıyor medya hala olabilir diyor sen neye göre bunu söylüyorsun.
Bizim tek millet, tek bayrak, tek devlet burada yanlış olan ne var? Bakın ben burada hçbir zaman tek dil ifadesini kullanmadım. Özellikle BDP'li milletvekilleri bunu söylediğimi iddia ediyorlar. Ama ben böyle birşey söylemedim. Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir ama. Bu tez bu ülkeyi böler çökertir.
Biz anadilin öğrenmesine mani getirmedik. Şimdi Çerkez'ler başladı hepsi başlayacak şimdi ne olacak? Bu kadar istiyorsan arzuluysan kurslarınızı kurun gidin öğrenin. Ama okullarda resmi dil olan Türkçe'den taviz verdiğiniz zaman bunun önüne geçemezsiniz. Üniversitelerde kürsüler var. Olay hepsi geliyor bizim milli birliğimizi beraberliğimizi bozmaya yönelik adımlardır. Ben Muş'ta da bunu söyledim Iğdır'da da bunu söyledim. Öcalan'ı peygamber ilan eden bir anlayışla bunu nasıl çözeceksiniz. Böyle bir sorun mu olur?
ÖCALAN İLE DEVLETİN GÖRÜŞMELER YAPMAYA DEVAM ETTİĞİ BİLİNİYOR. NEYİ SAĞLAMAK İÇİN GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR?
Devlet virüsün nerede olduğunu öğrenmek zorunda. Konuşulan şeyler nedir, bunun menşeinde ne var bu ülke daha huzurlu ortamı nasıl sağlar? Bunu bu ülkenin bütün kurumları aramak zorundadır.
TABİİ Kİ DETAYLARI GİZLİDİR AMA UZUNCA SÜREDİR DEVAM EDİYORSA BİR SONUÇ MU ALINIYOR Kİ SÜRDÜRÜYOR.
Bunu sizin gözlemlemiş olması lazım.
ÖCALAN MI ATEŞKES SÜRECİNİ SAĞLIYOR?
Biz olaya sadece bir noktadan bakarsak yanılgıya düşeriz. Bütün bu çalışmalar esnasında son dönemde ABD uyuşturucu kaçakçılığına PKK kadroları bulaştığı için hazine olarak bütün şeyleri dondurdu. Şimdi ABD'nin bankalarında PKK'nın liderlerinin düşünün ne kadar parası olduğunu bilemiyorum ama bayağı yüklü paraları var. Bunu benim kürt kökenli vatandaşlarımın bilmesi lazım. Bunu nereden elde ediyor uyuşturucu kaçakçılığından. Şimdi de bunun uyuşturucudan elde edildiğini tespit eden ABD kalkıyor bu işe hazine olarak el koyuyor ve donduruyor. ihlassondakika.com Bunu benim özellikle kürt vatandaşımın bilmesi çok önemli. Bu para bugün veya yarın nerede kullanılıyor veya bunun dolaşım ağı nedir? Bunun nerelerde ilişkisi olduğu çok manidar, enteresandır. Bunun üzerinde bizim yazılı ve görsel medyamızın da durması lazım ki aldatılmayalım milletimiz kandırılmasın. Bu milli birlik ve kardeşlik sürecimizin projemizin önemli ayaklarından biridir.
GEÇEN HAFTA BAĞIMSIZ ADAYLARIN VETO EDİLMESİ 3 GÜN BOYUNCA BÖLGEYİ ÇOK ETKİLEYEN OLAYLARA SAHNE OLDU SONRASINDA DA TEKRAR YSK TOPLANDI VE VETOLARIN BİR KISMI KALDIRILDI. SİZ BİR KAÇ GÜN SESSİZ KALDINIZ. SONRASINDA BAŞBAKAN MÜDAHALE Mİ ETTİ?
YSK'ya müdahale etme noktasında böyle bir güç kabiliyetimiz olsaydı zamanında kendimiz için yapardık. Bir defa YSK buradaki verdiği kararı şöyle veya böyle vermiş bunun üzerinde duracak değilim. Orası da bağımsız bir kurul. Önemli olan bundan sonraki süreçtir. Asıl yüzde 10 barajı önemli. Bu da bir istismar malzemesi olduğu için önemli. Bu baraj AK P arti ile gelen bir baraj değil. AK Parti bu baraja rağmen gelmiştir. Ve biz yüzde 34 oy almak sureti ile iktidara geldik. Biz kalkıpta bağımsız aday şu bu demedik veya belli bir bölgenin adayı olarak çıkmadık. Tüm ülkemin insanını kucaklayarak ortaya çıktık. Böyle çıktığımız için de halkımız yüzde 34 oy verdi ve parlamentonun da yüzde 65'ini aldık. Şimdi bundan sonraki sürece yönelik biz herşeyden önce ülkemizin her yönden kalkınmasını eğer düşünüyorsak bunu demokrasi ve ekonomi olaak at başı yürümesini istiyorsak geçmişe bakalım.
Türkiye'de tek başına iktidarlar başarılı olmuştur koalisyon hükümetleri hep geri götürmüştür. İstikrar adına bizim bu baraja ihtiyacımız var
AVRUPA'DA DA VAR AMA BU KADAR YÜKSEK DEĞİL
Bakınız orada eyaletlerde bile bu rakamlar var. Demokratik açıdan herkes bu mücadelenin içerisine girebiliyor mu giriyor istediği kadar parti kurabiliyor mu evet. Ben bir teklif getirdim Türkiyee milletvekilliğini getirelim. Rahmetli Özal söylemişti ben de söyledim. Yüzde 1 oy mu alıyorsun gir oradasın. Yüzde 2 iki milletvekili ile orada temsil edil. Yanaşmadılar bakınız şuanda gündemlerinde yok.
Geçmişte bunu söyledim bugün de savunuyorum. Bu diğerlerine göre çok daha uygulanabilir istikrarı destekleyen bir tezdir diye düşünüyorum. ihlassondakika.com AK Parti bu tezi getirirse düşer ama yine de demokrasi için yapılabilir. Bunu bir sonraki seçimde bunu konuşabiliriz. Baraj Türkiye'nin şartları ile ilgili bir konudur. Dediğimiz noktaya geldiğimizde eyvallah.
BDP SEÇİME GİREMİYOR DOLAŞIYOR KANUNUN ÇEVRESİNDE
Milletle kucaklaşsın ben Kürtlerin partisiyim niye diyor. Benim 60'a yakın Kürt milletvekilim var biz hepsini kucakladık. Bu değişmeyecek demiyorum şartlara bakacağız.
YENİ ANAYASA NE ZAMAN GELECEK?
Burada ileri demokrasi olacak, temel hak ve özgürlükler öncelikli olarak ele alınacak. Bu halkın dili olacak. Anayasa nasıl yapılır kimler yapar dendiği zaman hep şu konuşulur Anayasa Profesörleri yapar deniyor ama biz daha çok halkımızla, STK'lar ile profesörlerle hukukçularla yapıyoruz. Bunun son çerçevede bu havuzu sunacağız başta anayasa hukukçuları olmak üzere partimizin hukukçuları biraraya gelerek biz kendi hazırladığımız anayasayı netleştireceğiz.
Kaynak: İHA
BAŞKAN SÜRECİ İYİ YÖNETEMEMİŞTİR
Kopya soruşturmasının devam ettiğini ifade eden Başbakan “Olay yargıda değil mi niçin bunlar kalkıp gençlerle yürüyorlar. Biz bu tür olayların hiçbirinde gençlerimizi sokaklara caddelere dökmedik. Bütün okullarda bizim de gençlerimiz var. Bu tür şeyleri yapmak bizim için problem değil. Fakat biz demokratik haklar ne ise bunu yasalar çerçevesinde yaparız” dedi.
ÖSYM Başkanı Ali demir’in süreci başkan iyi yönetemediğini belirten Başbakan, “Bunu kabul ediyoruz. Bu kopya veya öğrencilere bir zülüm yönü değil ilmi siyaset diyelim. O çocuklara zarar veren bir şey yok. Şüphelenebilir ama demokratik değil ki. İllegal örgütlerle bunlar yapılıyor. Ne işi var orada Başbakan'a AK Parti'ye sloganlar atılıyor. ÖSYM bize bağlı değil ki. Yapmışlardır bizde kendilerinden brifingi almışızdır burada kopya var mı yok mu yok. Bizim tatmin olduğumuz nokta orasıdır. Süreci iyi yönetememiştir” dedi.
Başbakan Erdoğan açıklamalarına şöyle devam etti:
2010 Yılında 1 milyon 473 bin adaydan 2 bin 140 kişi soruları tamamlamış. 2011'de 1 milyon 609 bin 144'ten sadece bin 801 kişi tüm sorulara cevap vermiş. Sayı da düşmüş. Katılan artıyor ama sayı düşüyor. 2010'da tam puan alan öğrenci sayısı 3 2011'de sadece 1 öğrenci tam puan alabilmiş. 6114 Sayılı kanun esas alınarak yapılan bir sınav bu. YGS konusundaki iddiaların ardından ÖSYM komisyonu 10 bin 500 soru kitapçığını incelemiş. ALES'e gelince o da sadece İzmir'de 200 adayın sıkıntısı oldu. O da kitapçığın eksik gitmesinden kaynaklandı.
SİZ TATMİN OLDUNUZ MU? MESELE SİZİN İÇİN KAPANDI MI?
Ben son açıklamalardan sonra tatmin oldum. Fakat süreç yargıda ve yargıdan gelen son kararlar da olumlu mu olumlu. Biz bir öğrencinin mağduriyetine asla müsaade edemeyiz. Kaldı ki burada her adayın ayrı bir kitapçık alması yeni bir metodu şey yapıyor. Kopyanın olmamasının teyidi beni rahatlatan bir netice olmuştur. Kopyaya yönelik bir şey olsa orada asla tereddüt etmez gerekeni yaparız. Kopya olmadıktan sonra neyin tasarrufunu yapacağız. Algılar üzerinden hareket etmem, ben netice üzerinden hareket ederim. Burada bu olaya maalesef çok ideolojik yaklaşan çevreler var ben bunları da çok iyi biliyorum. Çok iyi bildiğim için burada arı kovanına çomak sokuluyor. Bundan rahatsızlık duyanlar var. Bundan rahatsızlık duyulduğu içtin belli bir grubun seçim öncesinde adeta bir siyaset malzemesi haline getirmiş olması çok manidardır. Gençlerimizi legal örgütlerin yanında illegal örgütlerde kullanma yoluna gitmişlerdir. Nitekim şimdi ben kendilerine hep onu söylüyorum. Şimdi ikinci sınavlarınıza hazırlanın biz bu işi sonun kadar takip edeceğiz. Ama öğrencilerin siyasi istismar aracı yapılmasına üzüldüğümü rahatlıkla söyleyebilirim. Bunda bazı medyanın da rolü var.
BAŞBAKAN'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI
SURİYE, KUZEY AFRİKA'DAKİ OLAYLAR, REJİM DEĞİŞİKLİKLERİ HERHALDE TÜRKİYE İÇİN DE HİÇ ARZU ETMEDİĞİ ÜLKE SURİYE OLMALI. SİZİN ÖZELLİKLE BEŞAR ESAD İLE YAKIN İLİŞKİLERİNİZ VAR. BUGÜN OLAYLARIN DEVAM ETTİĞİ GÖRÜLÜYOR. SİZİN UYARILARINIZN DA DİKKATE ALINMADIĞI GÖRÜLÜYOR. SINIRDAN TÜRKİYE GEÇİŞLER DE BAŞLADI. OLAYLAR DEVAM EDERSE BU DAHA DA ARTACAKTIR. DEVAM EDERSE BEŞAR ESAD DİRETİRSE BATI YİNE DEVREYE GİREBİLİR Mİ?
Diyorsunuz Beşar'ın eşi sünnidir. Böyle bir özellik kendisini aslında Suriye'de güçlü kılan bir yapı ve şuanda muhalefet edenlerin ciddi bir kısmı da Beşar'a karşı çıkmıyorlardı. Bizim sıkıntımız burada diyorlardı. Biz de partimizi kurup bu koşuda yerimizi alalım diyorlardı. Ben bunların hepsini bir dost olarak, samimiyet içinde de şunu söyledim. Siz cumhurbaşkanı olmayın ben başbakan olmayayım bunu kardeş olarak görüşelim dedim ve hep böyle görüştük. Bizim parti çalışmalarının ne şekilde olduğunu nasıl olduğuna inceletti. Dedik ki bunu daha ileri aşamalara da taşıyabiliriz. Ekip gönderirsiniz burada çalışmalar yapılır ve burada bir yetişme fırsatı olur. Bunun demokratik parlamenter sistem için birlikte yaparız. Yeter ki siz bizden böyle birşey isteyin. Tabi olumsuz bakmadı ama adım da atmadı.
Ben kendisine özel temsilcilerimizi de gönderdim. Tabi gönderiyoruz, yapmıyacağım, hayır demiyor yapacağım diyor ama bir yerden veya birileri tarafından bir engeller mi var bir tereddüt mü var kararsızlık mı yaşıyor ben bunu doğrusu çözmekte sıkıntı yaşıyorum. Sonunda bu bizi vuracak. Pat yayla dağı çıktı ortaya. Yayladağı'ndan girişte biz onlara kapılarımızı kapatamayız. Kapılarımızı açtık, tedbirlerimizi aldık. Bunun d evamı gelecek gibi görünüyor. Kendileri ile de irtibatımızı sürdürüyoruz. Biz Suriye'nin parçalanmasını bölünmesini asla istemiyoruz. Burada insanların özgürlükleri söz konusu. Burada da Beşar Esad'ın tavrını çok kararlı koyması lazım. OHAL'i kaldırdı güzel ama bunun fiili uygulamasını yap.. İnsanlara kurşun sıkılmasın.
Türkiye'nin şuandaki kalkınması gelişmesi bize gerçekten model diyor bunu da söylüyor ama ayaklanma da sürüyor. Burada
BATI MÜDAHALE EDER Mİ?
Önümüzde bir libya olayı var. BM Güvenlik Konseyi bunu da masaya yatıracak. BM Güvenlik Konseyi bunu masaya yatırdığı zaman bu gelişmeler karşısında en büyük rol gelecek Türkiye'nin üzerine. Bizim gibi sınırı olan, ilişkileri olan yok çünkü. Onun için biz önümüzdeki günler içerisindeki ilişkileri çok daha ileri taşımak zorundayız. Biz özellikle bir Hama katliamını bir daha Suriye görmemeli. Bunların hatırlatmasını kendilerine yaptık. Böyle birşey tekrar yapılacak olursa Suriye bunun altından zor kalkar diye düşünüyorum. İnsanlık burada tavrını koyacaktır.
Irak'taki bütün o olaylara rağmen hamdolsun Türkiye bu süreci yönetmesini başardı ve Türkiye devamlı kalkınma istikametinde yolunu aldı. Suriye de bize sıkıntı olacaktır.
BEDELLİ ASKERLİK KONUSUNDA HAKİKATEN MİLYONLARCA GENÇ TEKRAR SORMAMIZI İSTEDİLER
Ben şunu çok açık net söyliyeyim. Sayın Kılıçdaroğlu gibi değiliz. Onun sırtında küfe yok bizim sırtımızda var. Biz onunla yolculuk yapıyoruz. Bu ülkenin sorumluluk küfesi de diyebiliriz. Askerliğin süreci ile alakalı çalışmaları TSK ile yapıyoruz. Gündeme gelmiştir üniversite mezunlarının aynen erlerle birlikte aynı süre içerisinde askerliğini yapsın biz hayır demişizdir olamaz. Üniversite mezunu ile ortaöğretim mezununu aynı statüye tabi tutamayız. Bundan dolayı bazı şeyler geri adım atmak suretiyle ertelenmiştir. Bu konu üzerinde çalışmalar sürüyor. İhlassondakika.com Bunu halk arasında belki amiyane olacak ama bekara karı boşamak kolaydır. Bu tabir içerisinde değerlendirebiliriz. Biz hudut birlikleri gibi adımlar attık bütün bu adımları atarken de biz birşeyin peşindeyi şüphesiz ki daha rantebl adımlar atalım ve bir neticeye kavuşturalım. Örneğin polislerimizle ilgili yılların sorunu vardı görüştük mutabakat sağlandı ve kökünden çözüldü o sorun. Şimdi aynen buna yönelik de yine önümüzdeki dönemde TSK ile yapacağımız görüşmeler neticesinde bu süre nereye kadar indirilebilir ortaokul lise ilk okul neyse bunun neticesi ne olur bütün bunlar konuşulur. Profesyonel ordu hep konuşulur zaten bizim ordumuzun 200 bin civarında profesyoneli var. Bütün bunların hepsinin en ince dettayına kadar değerlendirilmesi lazım. Mevcut hükümet bu görüşmeleri zaten yapıyor TSK ile ve daha ideal bir konuma nasıl getiririz bunun çalışmaları zaten yapılıyor. Bunu bir siyaset malzemesi olarak kullanmayı d oğru bulmadım. Biz asker üzerinden siyaset yapmayı doğru bulmadığımızdan gündemimize taşımadık. Şuanda TSK'nın bu işe bakışı olumsuz. Bunu tartışabiliriz diye devamlı bunu konuşuyoruz. Yaşı çok çok ilerilere varmış olan yurttaşlarımız var. Fakat o kadar ilginç şeyler var ki Türkiye'de dövizli askerlik ile bedelli askerliği karıştıranlar var. Bu konuda yine bence bir siyaset malzemesi olarak kullanılmamalı, sorumluluk zize geldiğinde size yetki verildiğinde TSK ile oturursunuz adımı atarsınız. Burada TSK herhangi bir yara almamalı, ülke yara almamalı bu bütr bir birikimi de çözeriz diye düşünüyorum. Burada çok ilginç birşey var. Çok şehit ailelerinden uyarı aldık. Diyorlar ki ben fakirim, benim param yok ee ben oğlumu askere göndereceğim parası olan göndermeyecek bunu nasıl çözeceksiniz? Bu sorunun da cevabını vermek gerekir.
Buna bazı alternatifler çıkartıyor. Onlara da ücret öderiz deniyor bu da zaten profesyonelliğe geçiştir. Yani burada çok hassas davranmak gerekir, kırmadan dökmeden bu problemi o şekilde çözmek en idealidir diye düşünüyorum.
ARTIK ONLARIN SORUNU İLE İLGİLENEN BİR HÜKÜMET VAR
Partimizi kurduğumuz zaman biz bir şey yazdık. Türkiye'de bir sorun var. Programımızda 2-2,5 sayfalık bir yer var ve biz bir süreç başlattık. Özellikle Güneydoğu'ya gittiğimizde şu OHAL'i kaldıın başka birşey istemiyoruz deniyordu. Geldik OHAL'i kaldırdık 30 Kasım 2002. Biliyorsunuz TV'lerde kürtçe yayın yasaktı yapılmazdı biz TRT'yi devletimizin bir kanalını tamamen buna tahsis ettik ve 24 saat yayın yapıyor. Anadilde kurslar açılmasının önünü açtık, daha da ileri giderek Kültür Bakanlığı'mız Ahmedi Hani'nin çevirisini yaptı. Devlet bu işlerin içine bizzat girdi. Kasetler, vs. bunlar yapılabilir hale geldi. Üniversitelerimizde bölümler açılır hale geldi. Bütün bunlarla bugüne kadar Türkiye'deki güneydoğu ağırlıklı olarak söylüyorum benim Kürt vatandaşımın sorununu minimize etmeye çalıştık. Artık onların sorunu ile direk ilgilenen bir hükümet var. Bu artık kürt sorunu olmaktan çıkmıştır. Şimdi kürt kökenli vatandaşlarımın sorunu var biz onun üzerine gidiyoruz. Kürt sorunu diyerek gündemde tutmanın bir anlamı var mı bu sadece ayrımcılığı getirir. Diyarbakır'da en büyük camii de en büyük camide cuma kılınırken 100 metre ötede bir cemaat daha oluşturup orada ayrıca bir cuma daha kılıyorsun bunu ne adına yapıyorsun Kürt sorunu adına. Kürt sorunu adına böyle birşey yapılabilir mi? Bu bölücülüktür ayrımcılıktır. Buna da benim milletim müsade etmez. Buna dinimizin içeriisne bile bunu sokmaya gayret ediyorlar bu bir istismardır. Ben medyaya şaşıyorum. Medya neden gereğini söylemiyor. Diyanet İşleri Başkanı kalkıyor açıklama yapıyor medya hala olabilir diyor sen neye göre bunu söylüyorsun.
Bizim tek millet, tek bayrak, tek devlet burada yanlış olan ne var? Bakın ben burada hçbir zaman tek dil ifadesini kullanmadım. Özellikle BDP'li milletvekilleri bunu söylediğimi iddia ediyorlar. Ama ben böyle birşey söylemedim. Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir ama. Bu tez bu ülkeyi böler çökertir.
Biz anadilin öğrenmesine mani getirmedik. Şimdi Çerkez'ler başladı hepsi başlayacak şimdi ne olacak? Bu kadar istiyorsan arzuluysan kurslarınızı kurun gidin öğrenin. Ama okullarda resmi dil olan Türkçe'den taviz verdiğiniz zaman bunun önüne geçemezsiniz. Üniversitelerde kürsüler var. Olay hepsi geliyor bizim milli birliğimizi beraberliğimizi bozmaya yönelik adımlardır. Ben Muş'ta da bunu söyledim Iğdır'da da bunu söyledim. Öcalan'ı peygamber ilan eden bir anlayışla bunu nasıl çözeceksiniz. Böyle bir sorun mu olur?
ÖCALAN İLE DEVLETİN GÖRÜŞMELER YAPMAYA DEVAM ETTİĞİ BİLİNİYOR. NEYİ SAĞLAMAK İÇİN GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR?
Devlet virüsün nerede olduğunu öğrenmek zorunda. Konuşulan şeyler nedir, bunun menşeinde ne var bu ülke daha huzurlu ortamı nasıl sağlar? Bunu bu ülkenin bütün kurumları aramak zorundadır.
TABİİ Kİ DETAYLARI GİZLİDİR AMA UZUNCA SÜREDİR DEVAM EDİYORSA BİR SONUÇ MU ALINIYOR Kİ SÜRDÜRÜYOR.
Bunu sizin gözlemlemiş olması lazım.
ÖCALAN MI ATEŞKES SÜRECİNİ SAĞLIYOR?
Biz olaya sadece bir noktadan bakarsak yanılgıya düşeriz. Bütün bu çalışmalar esnasında son dönemde ABD uyuşturucu kaçakçılığına PKK kadroları bulaştığı için hazine olarak bütün şeyleri dondurdu. Şimdi ABD'nin bankalarında PKK'nın liderlerinin düşünün ne kadar parası olduğunu bilemiyorum ama bayağı yüklü paraları var. Bunu benim kürt kökenli vatandaşlarımın bilmesi lazım. Bunu nereden elde ediyor uyuşturucu kaçakçılığından. Şimdi de bunun uyuşturucudan elde edildiğini tespit eden ABD kalkıyor bu işe hazine olarak el koyuyor ve donduruyor. ihlassondakika.com Bunu benim özellikle kürt vatandaşımın bilmesi çok önemli. Bu para bugün veya yarın nerede kullanılıyor veya bunun dolaşım ağı nedir? Bunun nerelerde ilişkisi olduğu çok manidar, enteresandır. Bunun üzerinde bizim yazılı ve görsel medyamızın da durması lazım ki aldatılmayalım milletimiz kandırılmasın. Bu milli birlik ve kardeşlik sürecimizin projemizin önemli ayaklarından biridir.
GEÇEN HAFTA BAĞIMSIZ ADAYLARIN VETO EDİLMESİ 3 GÜN BOYUNCA BÖLGEYİ ÇOK ETKİLEYEN OLAYLARA SAHNE OLDU SONRASINDA DA TEKRAR YSK TOPLANDI VE VETOLARIN BİR KISMI KALDIRILDI. SİZ BİR KAÇ GÜN SESSİZ KALDINIZ. SONRASINDA BAŞBAKAN MÜDAHALE Mİ ETTİ?
YSK'ya müdahale etme noktasında böyle bir güç kabiliyetimiz olsaydı zamanında kendimiz için yapardık. Bir defa YSK buradaki verdiği kararı şöyle veya böyle vermiş bunun üzerinde duracak değilim. Orası da bağımsız bir kurul. Önemli olan bundan sonraki süreçtir. Asıl yüzde 10 barajı önemli. Bu da bir istismar malzemesi olduğu için önemli. Bu baraj AK P arti ile gelen bir baraj değil. AK Parti bu baraja rağmen gelmiştir. Ve biz yüzde 34 oy almak sureti ile iktidara geldik. Biz kalkıpta bağımsız aday şu bu demedik veya belli bir bölgenin adayı olarak çıkmadık. Tüm ülkemin insanını kucaklayarak ortaya çıktık. Böyle çıktığımız için de halkımız yüzde 34 oy verdi ve parlamentonun da yüzde 65'ini aldık. Şimdi bundan sonraki sürece yönelik biz herşeyden önce ülkemizin her yönden kalkınmasını eğer düşünüyorsak bunu demokrasi ve ekonomi olaak at başı yürümesini istiyorsak geçmişe bakalım.
Türkiye'de tek başına iktidarlar başarılı olmuştur koalisyon hükümetleri hep geri götürmüştür. İstikrar adına bizim bu baraja ihtiyacımız var
AVRUPA'DA DA VAR AMA BU KADAR YÜKSEK DEĞİL
Bakınız orada eyaletlerde bile bu rakamlar var. Demokratik açıdan herkes bu mücadelenin içerisine girebiliyor mu giriyor istediği kadar parti kurabiliyor mu evet. Ben bir teklif getirdim Türkiyee milletvekilliğini getirelim. Rahmetli Özal söylemişti ben de söyledim. Yüzde 1 oy mu alıyorsun gir oradasın. Yüzde 2 iki milletvekili ile orada temsil edil. Yanaşmadılar bakınız şuanda gündemlerinde yok.
Geçmişte bunu söyledim bugün de savunuyorum. Bu diğerlerine göre çok daha uygulanabilir istikrarı destekleyen bir tezdir diye düşünüyorum. ihlassondakika.com AK Parti bu tezi getirirse düşer ama yine de demokrasi için yapılabilir. Bunu bir sonraki seçimde bunu konuşabiliriz. Baraj Türkiye'nin şartları ile ilgili bir konudur. Dediğimiz noktaya geldiğimizde eyvallah.
BDP SEÇİME GİREMİYOR DOLAŞIYOR KANUNUN ÇEVRESİNDE
Milletle kucaklaşsın ben Kürtlerin partisiyim niye diyor. Benim 60'a yakın Kürt milletvekilim var biz hepsini kucakladık. Bu değişmeyecek demiyorum şartlara bakacağız.
YENİ ANAYASA NE ZAMAN GELECEK?
Burada ileri demokrasi olacak, temel hak ve özgürlükler öncelikli olarak ele alınacak. Bu halkın dili olacak. Anayasa nasıl yapılır kimler yapar dendiği zaman hep şu konuşulur Anayasa Profesörleri yapar deniyor ama biz daha çok halkımızla, STK'lar ile profesörlerle hukukçularla yapıyoruz. Bunun son çerçevede bu havuzu sunacağız başta anayasa hukukçuları olmak üzere partimizin hukukçuları biraraya gelerek biz kendi hazırladığımız anayasayı netleştireceğiz.
