Bahçeli Kütahya‘da

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bölücü terör örgütü PKK‘nın ne kadar talebi varsa TÜSİAD‘ın anayasa raporunda yer aldığını ileri sürerek, "Kendisinin seçim öncesi söylemekte çekindiği konuları, TÜSİAD başkanı hanımefendi ağzıyla kamuoyuna duyuruyor, kendisi de pusuya yatmış dinliyor.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bölücü terör örgütü PKK‘nın ne kadar talebi varsa TÜSİAD‘ın anayasa raporunda yer aldığını ileri sürerek, "Kendisinin seçim öncesi söylemekte çekindiği konuları, TÜSİAD başkanı hanımefendi ağzıyla kamuoyuna duyuruyor, kendisi de pusuya yatmış dinliyor. AK Parti bunu yapabilir. Onun sicili budur. Peki, Türkiye‘nin ekonomik hayatını yönlendiren beyler, siz nasıl bu oyuna düşüyorsunuz? Burada cumhuriyet adı kalksın da, diğer değişmez

maddeler değişebilsin, esnek bir yapı olsun, milliyetçilik kavramı bulunmasın, ana dilde, şunda bunda diye ne kadar PKK talebi var, milletin huzuruna TÜSİAD raporu olarak çıkıyor. Artık bu oyunlara son verme dönemi gelmiştir" dedi.

Kütahya‘da halka seslenen MHP lideri Bahçeli, 12 Haziranda yapılacak genel seçimlerin bir yol ayrımında olan Türkiye‘nin geleceğinin belirlenmesinde dönüm noktası olacağına işaret ederek, "Bu seçimler, 8 yılını tamamlamış olan AK Parti‘nin iki dönem tek başına iktidarının millet iradesiyle sorgulanacağı bir gün olacaktır. Bu seçimler, milletimizin geleceğinin belirlenmesinde mühim bir dönüm noktası olacaktır. Belde belde, ilçe ilçe, il il dolaşarak, yandaş medyanın kara propagandasının tesirinden

milletimizi kurtarma ve aydınlatma gayreti içindeyiz. Büyük sayısal çoğunlukla iktidar olan bu hükümetin, programına neyi almışsa yerine getirmemesi için hiçbir mazereti yoktur. Ancak bunu başaramamış, tarihi fırsatı kaçırmıştır. Ülkemiz adına kayıp olmuştur. AK Parti ülkeyi yönetememiştir. 8 yıl içinde yorulmuş, 3. dönem iktidar olma şansını kaybetmiştir" diye konuştu.

AK Parti‘nin tekrar iktidar olmak için medyayı yandaşlaştırıp, yargıyı siyasallaştırdığını ileri süren Bahçeli, "Anayasa Mahkemesi‘ni AKP‘leştiriyor. Taraftarlarıyla bürokrasiyi ele geçiriyor. Her imkanı kullanıyor. Sanal açılış törenleriyle TOKİ‘yi kendisine miting düzenleme kurumu haline getiriyor. Bir pembe tablo çizmek suretiyle başarısızlığını örtmeye, milleti aldatmaya çalışıyor. Gerilime dayalı bir stratejiyle, çatışmayı öngörerek, ülkeyi kutuplaşma, cepheleşme ve kamplaşmaya sürüklemiştir.

Bölücülüğü, ayrımcılığı körükleyerek Türkiye‘yi bir çatışma ortamına sürükleme suretiyle başarısızlığının üstünü örtmek, mağdur rolü oynamak istemektedir" dedi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan‘ın, Türkiye‘yi ileri demokrasiye kavuşturmak için anayasa değişikliğinden söz ettiğini anlatan Bahçeli, sözlerini söyle sürdürdü:

"Bunun için mecliste referandum yolu da açık olsa, 8 yıl konuyu sakız gibi çiğnemiş, ama bir türlü beklenilen anayasa değişikliğini yapmamıştır. Bu tartışmaları yaparken bir yere kadar gelmiş, milleti tam aldatma ve kandırma yolunu tekrar tercih ederek, 28 maddelik bir anayasa değişikliğini meclise sunmuştur. Sağdan soldan bazı kesimlerin hoşuna gidecek maddeler ilave etmiş, 12 Eylülü bahane edip, meclis grubunda milletvekilleriyle beraber ağlama rolünü de oynamak suretiyle, bu değişikliği mecliste

çıkartabilse bile, halkı yanıltma rolünü tercih etmiştir".

"BUNLARIN ALAYININ HESABINI SORACAĞIZ"

MHP olarak, o dönemde dahi, bu anayasa değişikliğinin altında AK Parti‘nin bir gizli gündeminin bulunduğunu anlattıklarını söyleyen Bahçeli, "Neydi bu gündem? Anayasa evet oyuyla hayata geçirilince, bu gizli gündemler açığa çıktı. İlk iş Anayasa Mahkemesi‘nin üye sayısını artırarak Anayasa Mahkemesi‘nin AKP‘leşmesini sağlamak oldu. Partilerinin kapatılıp yüce divana gitme sürecini engellemek istediler. Anayasa Mahkemesi AK Parti güdümüne girmiştir. İktidarları dönemindeki yolsuzlukların bir gün hesabını

verme korkusuyla yargıyı siyasallaştırıyor. Bu defa, HSKY yapısını da değiştirip, yeni üyeler atamak suretiyle, oradan da Yargıtay ve Danıştay ve diğer mahkemeleri kendi taraftarlarına müsait hale getirecek bir atama zinciri başlatıyor. Şu an Yargıtay, Danıştay başkanının ikazına rağmen, 70‘in üzerinde AKP yanlısı yargı mensubunu atıyor. Zannediyor ki, bunları yapınca, bu ülkeye yaptığı tahribatın ve yolsuzlukların hesabını vermekten kurtulurum. Ne yaparsan yap, hangi üyeyi atarsan ata, hangi kurumu

değiştirirsen değiştir, bir gün Cenab-ı Allah nasip ederse bunların alayının hesabını senden sorarım" dedi.

"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ NEDEN SEÇİMLERDEN SONRAYA BIRAKTIN?"

Hükümetin anayasa değişikliğini neden seçimlerden sonraya bıraktığını açıklamasını isteyen Bahçeli, şunları söyledi:

"Buradan sesleniyorum: Sayın başbakan siz bir geniş anayasa değişikliğini yapacağınızı kaç defa söylediniz? Nasıl bir çalışma başlattınız? Bu konuları tekrar milletimizle paylaşmak lazımdır. Anayasa değişikliğini neden seçimden sonraya bırakıp milleti kandırıyorsun. Demokrasi getireceğim diye niye milleti kandırıyorsun? Bu arada etnik faaliyetleri, PKK‘yı siyasallaştıracak bir demokratik açılım zırvasını uygulamaya koydular. Halka ileri demokrasi ve bol özgürlük vaat ederek, Türkiye‘yi bir baskı rejimi

altına alıp, PKK ile bir rol paylaşımı içerisine girdiler. Demokrasi, özgürlük AK Parti‘nin ağzında sakız oldu, öte yandan eylemler devam ettirildi. Şimdi eylemler devam ediyor, öyleyse buna hukuki bir zemin bulmalıyız ki, bölücü terörün faaliyetlerini durduralım. Yüksekova‘da, Hakkari‘de olayları yaşıyorsunuz. Diyarbakır, Van‘da neler olduğuna hep beraber şahit oluyoruz. Hele bunlar, Kandil ile de görüşen, PKK‘yı yönlendiren caninin yol haritasıyla al gülüm ver gülüm oynanıyor. Yüksekova‘da kaymakam yok,

Hakkari‘de vali yok. Kim var? Emniyet mensubu kardeşlerim var. Başbakan olaylara kayıtsız, önümüzdeki seçimi nasıl kazanırımın hesabını yapıyor. Polise tokat atılıyor, hala Başbakan sessiz".

BAHÇELİ‘DEN TÜSİAD‘A TEPKİ

TÜSİAD‘a‘f6yle sürdürdü:

"Bunun için mecliste r da sert tepki gösteren Bahçeli, "Bütün bunlar yapılırken, bir oyun daha oynanıyor. Yeni bir rol paylaşımı var. Anayasa değişikliğiyle ilgili 7 bilim adamının hazırladığı, halktan saklanan, AKP‘nin bildiği metin, TÜSİAD denen kuruluşa, iki üyeyi oraya ısmarlayarak, kendisinin seçim öncesi söylemekte çekindiği konuları, TÜSİAD başkanı hanımefendi ağzıyla kamuoyuna duyuruyor, kendisi de pusuya yatmış dinliyor. AK Parti bunu yapabilir. Onun sicili budur. Peki, Türkiye‘nin ekonomik

hayatını yönlendiren beyler, siz nasıl bu oyuna düşüyorsunuz? Burada cumhuriyet adı kalksın da, diğer değişmez maddeler değişebilsin, esnek bir yapı olsun, milliyetçilik kavramı bulunmasın, ana dilde, şunda bunda diye ne kadar PKK talebi var, milletin huzuruna TÜSİAD olarak çıkıyor. Bu oyunlar oynanıyor. Bu oyunlara son verme dönemi gelmiştir. Basılmamış kitaba bile yayın yasağı getirildi. Bilmem nerede ne olaylar temcit pilavı gibi gündeme getiriliyor. AK Parti‘ye oy verenlere sesleniyorum: Bu felakete,

kendinizin oy verdiği parti ülkeyi götürüyorsa, birinci görev, bu gidişata dur demek size düşer. Bu vebali taşıyamaz, bu vebalden kurtulamazsınız. Gün gelir devir değişir, bunların hesabı birer birer sorulur. Bu seçimler çok önemlidir".

"YANDAŞLAR ZENGİNLEŞTİ"

Yandaşların, hanedanların zenginleştiğini, öte yandan sadaka ekonomisiyle halkın fakirleştiğini, millet iradesine ambargo konulduğunu ileri süren Bahçeli, AK Parti‘nin siyasi kölesi haline getirilen yoksulların "ya paket ve ya AKP" ikilemiyle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. İşsizliğin alıp başını gittiğini, 2011 yılına 5 milyon 600 bine işsizle girildiğini belirten Bahçeli, "Bu bunalımlar, sosyal cinayetlere, cinnetlere sebep oluyor. Kadına yönelik şiddet artıyor. Bu, Türkiye‘deki geçim darlığının,

yoksulluğun, işsizliğin getirdiği genel manzaradır. Yürekler acısıdır. Asayişsizlik başını almış gidiyor. Antep, Adana‘ya bakın, bu iktidar döneminde asayişsizlik ve suç oranlarının arttığına şahit oluyorsunuz. Bu gidişat iyi değil. Yolsuzlukla beslenen, servetine servet katan insanlar var. Dün at arabası, bisikleti yok, şimdi 4 çekerli cipleri var. Biri kızında, biri oğlunda. Böyle bir manzara var. Bunlara inanan, bunlarla umutlanan, Adalet ve Kalkınma Partisi‘ne oy veren temiz insanlar 2002 yılında

nasılsa, 2011‘de de aynı. Bakanların eş ve dostlarında fevkalade bir zenginleşme varsa, önce sen kendin AK Parti‘den hesap sor diyorum. Yok, ‘Biz de palazlandık, evimizde aş da var, iş de var‘ diyorsan, haydi yolun açık olsun, sayın Erdoğan‘la beraber ‘Biz beraber yürüdük bu yollarda‘ şarkısını söyle bakalım; yol kavşağındaki Türkiye nereye gidecek? Bir iktidar değişikliği gerektiğini kanaatindeyim. Başbakanın ne yapacağı belli olmuyor. Bir gün bakıyorsunuz çiftçiye, bir gün bakıyorsunuz işçiye, memura

hakaret ediyor. Kişileri sabaha karşı evinden alıp onları huzursuz ediyor.

"ÇÖZÜMÜ DEMOKRASİ İÇİNDE ARAMALIYIZ"

Ortadoğu‘daki halk ayaklanmalarına işaret eden Bahçeli, "Sana sultan, padişah lakaplarını takan ülkeler şimdi can çekişiyor, halk ayaklanmış. Diktatörler ise ya kaçıyor, ya tutuklanıyor. Çözümü demokrasi içinde aramalıyız. Darbeye, ara rejimlere heves etmemeliyiz. Seçim yoluyla bunu düzeltmeliyiz. Bunu düzeltebilmenin günü de‘f6yle sürdürdü:

"Bunun için mecliste r 12 Hazirandır. ‘Peki, AKP‘den kurtulduk, yerine kim gelecek? Gene bunlardan başkası yoktur.‘ diye kara propagandaya itibar etmeyin. AK Parti gitsin, gümbür gümbür MHP geliyor. Devlete, polis memuruna atılan tokadı tekrar ihanete vurmak için MHP geliyor. MHP, ülkeyi toparlamaya, milletini huzuru, güveni için iktidara geliyor. Aksi takdirde bugünkü iktidarla bir kardeş kavgasının kokusu geliyor. İşte sivil itaatsizlik adı altında geçmişteki terör faaliyetlerini Türkiye‘nin gündemine

taşıyorlar. Sivil itaatsizlik, şiddete dayanmadan bir faaliyetin ortaya konmasıdır. Oynanan oyun kardeş kavgasına götürür. Biz kardeş kavgası istemiyoruz; doğulusu, batılısıyla bin yıllık kardeşliği yaşatmak istiyoruz". diye konuştu.

Kaynak: İHA