Verem hastalığı nasıl bulaşıyor

Eğer dikkat edilmezse yayılıyor, dirençli hale geliyor ve öldürüyor...

Genç adam genç kızı terkediyor... Genç kız aylar geçiyor yatağa düşüyor. Yanında ailesi var... Öksürmeye başlıyor ve ağzından kan geliyor... Doktor çağırılıyor, kontrol ediyor... Kötü sonuç... Çok vahim... Hastalığı verem...

Veremin farkındalığına Türk filmleriyle vardık. Halbuki bu hastalık insanlık tarihinin bilinen en eski hastalıklarından biri. Hatta 1882 yılında Robert Koch'un tüberküloz (verem) basilini bulmasıyla önem kazadı.

Her yedi kişiden birinin tüberkülozdan kaybedildiği 1882 yılında Koch'un bu önemli keşfini Berlin'de bir tıp kongresinde bildirdiği 24 Mart tarihi "Dünya Tüberküloz Günü" olarak anılıyor.

DÜNYA NÜFUSUNUN ÜÇTE BİRİ VEREM BASİLİYLE İNFEKTE
"Verem eskiden kalma bir hastalık" diyenler için araştırmalar şöyle: Günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri tüberküloz basili ile infekte. Bu insanların % 10'unun yaşamlarının bir döneminde vereme yakalanma ihtimali var. Dünyada her yıl 9 milyondan fazla yeni tüberküloz olgusu ortaya çıkmakta ve her yıl 1,7 milyon insan bu hastalıktan
ölüyor.

1950'li yıllarda ülkemizde tüm ölüm nedenleri arasında ilk sırayı alan tüberküloz bugün 10'cu sırada yerini koruyor. Türkiye'de 1965 yılında vereme yakalanma oranı yüzbinde 172 iken bugün yüzbinde 25.8'e düştü. Verem Savaşı Dairesi Başkanlığı'nın 2010 Türkiye Tüberküloz raporuna göre 2008 yılında dispanserlere kayıtlı tüm tüberküloz olgu sayısı 18.452 olup bu olguların yaklaşık üçte biri İstanbul'da. İstanbul'da tüberküloz olgu hızı ise yüz binde 48.6. İstanbul'da 2010 sonu itibariyle toplam 5.479 hasta tespit edildi.

NASIL BULAŞIYOR?
İstanbul Sağlık Müdürlüğü'nden aldığımız bilgilere göre, verem hastalığına yol açan "Mycobacterium tuberculosis" basili, hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan ve havada asılı kalan damlacıklar içersinde solunum yolu ile diğer kişilere bulaşıyor. Tedavi olmayan her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırıyor. Ancak,
bağışıklık sisteminin engel olması sayesinde mikrobu alan kişilerin sadece yüzde 10'u hastalanıyor. Kişi eğer aşısız ve vücut direnci düşükse hastalığa yakalanma olasılığı yüksek. Bağışıklık sisteminin bozulduğu durumlarda (yorgunluk, stres, iyi beslenememe, kötü yaşam koşulları, kötü alışkanlıklar, AIDS, kanser hastaları vb.) hastalığa yakalanma riski çok yüksek.

Hastalık yüzde 70 olguda akciğerlerde ortaya çıkıyor. Akciğer tüberkülozunu takiben
diğer organlarda da (omurga, böbrek, kalça, kemikler, lenf düğümleri) görülebiliyor.

BELİRTİLER
Hastalık oluştuğunda: Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemesi gibi genel yakınmaların yanında öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığı gibi akciğer şikayetleri ortaya çıkıyor.

İki-üç haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerekiyor. Bu tür şikayetleri olan kişilerin en yakın Verem Savaşı Dispanserlerine başvurmaları
gerekiyor.

TANI NASIL KONULUYOR?
Dispansere başvuran hastaların balgamının mikroskopta incelenmesi, balgamın kültüre gönderilmesi, akciğer filmlerinin değerlendirilmesi, PPD (deri) testlerinin yapılması, klinik muayenelerinin yapılması ile verem hastalığının tanısı konulur. Tanı konduktan sonra en az 6 - 9 aylık bir tedaviye ihtiyaç var. Verem Savaşı Dispanserleri tarafından tedavi süresince hastalara ilaçları ücretsiz olarak veriliyor.

İLAÇLAR DÜZENLİ KULLANILMALI
Verem hastalığı ilaçlar aksatılmadan düzenli kullanılırsa tedavi edilebilecek bir şey. Ancak bu uygulanmazsa bulaşıcılığı artıyor ve bu sayede mikroplar ilaçlara dirençli hale geliyor ve ortaya 'dirençli tüberküloz' çıkıyor.

ÖLÜM ORANU YÜZDE 1.7
İstanbul Sağlık Müdürlüğü'nden edindiğimiz bilgilere göre, 'Verem Savaş Dispanserleri'nde 2010 yılında 458.876 poliklinik muayenesi yapılmış, radyolojik tetkik sayısı 367.290 ve mikroskobik tetkik sayısı 39.503 olarak gerçekleşmiş. İstanbul'da tüberküloz hastalarında tedavi başarısı yüzde 91.2 olarak tespit edildi. Ölüm oranı ise tüm hastalarda
yüzde 1,7.