Bakan Gönül, Makedonyalı Mevkidaşı İle Biraraya Geldi
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Libya‘ya yönelik operasyona ilişkin BM‘nin güç talep etmediğini belirterek, ‘‘Güç talep edilmiyor, gönüllü ülkeler kendileri ortaya çıkıyor, gönüllülük esası var‘‘ dedi.
Bakan Gönül, resmi ziyaret kapsamında Türkiye‘de bulunan Makedonya Cumhuriyeti Savunma Bakanı Zoran Konjanovski ile biraraya geldi. Konuk bakanı resmi törenle karşılayan Gönül, konuk bakan ile birlikte tören kıtasını selamladı. Makedonya Savunma Bakanı Konjanovski, tören kıtasını Türkçe ‘ Merhaba asker‘ ve ‘ Nasılsınız?‘ diyerek selamladı. Daha sonra her iki bakan, Gönül‘ün makamına geçti. Makamında bir bölümü basına açık gerçekleşen ziyarette konuşan Bakan Gönül, değer verdiği bir ülkeden önemli bir
siyasetçinin Türkiye‘de bulunduğunu söyledi. Türkiye ile Makedonya arasında dostane ilişkilerin olduğunu ifade eden Gönül, Türkiye‘nin Makedonya‘yı kurulduğu ilk günden itibaren anayasal ismi ile tanıdığını ifade etti. Gönül, ‘‘Makedonya, Avrupa Atlantik camiasının bir tabii üyesidir. İsim sebebiyle bu üyeliğine mani olunması fevkalade yanlıştır‘‘ dedi. Kendisinin geçen sene Makedonya‘yı ziyaret ettiğini anımsatan Gönül, bugün yapacakları görüşmelerde iki ülke arasındaki askeri ilişkiler ile savunma
sanayinde yapılacak işbirliğini konuşacaklarını aktardı.
Makedonya Savunma Bakanı Konjanovski de, kendisinin Ulu Önder Atatürk‘ün askeri liseyi okuduğu ülkeden geldiğini söyledi. Bunun Türkiye ve Makedonya‘nın samimi olmalarının nedenleri arasında yer aldığını ifade eden Konjanovski, Türkiye‘nin Makedonya Cumhuriyeti‘ni anayasal adıyla tanıyan ilk ülke olduğunu da hatırlattı. Bunun Makedonyalılarca asla unutulmayacağını vurgulayan konuk Bakan, ülkesinin savunmaya yönelik ilk işbirliği anlaşmasını Türkiye ile imzaladığını anımsattı. Makedonya‘ya ilk askeri
ataşenin Türkiye tarafından gönderildiğini de söyleyen Konjanovski, ‘‘Bugüne kadar Makedonya Cumhuriyeti ordusundan 600 subay ve astsubay Türkiye‘nin silahlı kuvvetlerinin eğitim kurumlarında eğitildi‘‘ dedi. Konjanovski, ziyaretini mevcut ilişkileri daha da ileri götürmek için fırsat olarak nitelendirdi.
Bakan Gönül, kabulde gazetecilerin Libya‘ya yönelik sorularını da yanıtladı. Libya‘nın arzu edilmeyen bir şekilde iç bunalıma sürüklendiğini belirten Gönül, Türkiye‘nin 20 binin üzerinde vatandaşını iki ateş arasında kalmamaları için Genelkurmay Başkanlığı‘nın yaptığı planlama ve Dışişleri Bakanlığı‘nın büyük gayretiyle ülkeden çıkardığını anlattı. Gönül, ‘‘Sivil ve askeri araçlar kullanılarak bu vatandaşlarımızı Türkiye‘ye naklettik. Bizimkisi tamamen bir kamu hizmeti olarak ele alındı. Bu hizmeti
yapmamızın fevkalade isabetli olduğu ortaya çıkıyor. O zaman iki ateş arasında kalacaklar diyorduk, şimdi üç ateş söz konusu‘‘ diye konuştu.
Birleşmiş Milletler‘in (BM) Libya‘ya yönelik önce bir karar alarak problemin çözümü için Libya‘ya yol gösterdiğini dile getiren Gönül, ‘‘Gösterdiği yol takip edilmeyince, BM Genel Sekreterliği Güvenlik Konseyi takip edilmediği kanaatine ulaşınca 1973 sayılı kararı aldı. Bu karar, kuvvet kullanmayı ihtiva etmektedir. Alınan karar, NATO kararı değildir, BM kararıdır‘‘ dedi. Kararın planlanmasını BM‘nin askeri biriminin yaptığını bildiren Gönül, BM‘nin bazı ülkeleri bu kararı uygulamaya davet ettiğine
işaret etti. BM‘nin Türkiye‘den muharip güç talebinin olup olmadığının sorulması üzerine ise Gönül, ‘‘Güç talep edilmiyor, gönüllü ülkeler kendileri ortaya çıkıyor, gönüllülük esası var‘‘ yanıtını verdi.
Gönül, Libya‘ya yönelik bazı soruları ise varsayımlara dayandığı ve gerçekleşmediği için yanıtlamayacağını belirtti. Makedonyalı bir gazetecinin Bakan Gönül‘e ülkesinin NATO‘nun gerekli gördüğü özelliklere sahip olmasına rağmen hala üye yapılmadığını belirterek, bu konudaki değerlendirmesini sorması üzerine Gönül, şunları söyledi:
‘‘Makedonya 2,5 sene evvel NATO‘nun üyelik için aradığı özelliklere sahip olduğunu ispat etti. 2008 zirvesinde diğer iki Balkan ülkesi ile NATO‘nun kendi organları NATO‘dan yana üyeliğini uygun gördüğünü zirveye rapor etti. Ancak NATO ittifakla karar almaktadır, bütün üyelerin birleşmesi ile karar almaktadır. Son karar aşamasında bir üyenin karara katılmaması ile karar oluşmadı. Bu itirazı incelediğimizde bir iyi tarafı var. Bu itirazda Makedonya‘nın devlet idaresi, insan hakları, hukuk devleti olması,
askeri standartları ve diğer hususlarda bir eksiklik ileri sürülemedi. Demek ki bunlarda Makedonya en ileri seviyeye gelmiş. Tek ileri sürülen husus isim. İtirazın hukuki durumunu değiştirmiyor. Bize göre bunun bir gerekçe olması mümkün değil ama itirazın hukuki neticelerini değiştirmiyor. Temenni ediyorum ki en kısa zamanda isim meselesi üzerindeki itilaf tamamlanır ve gerçekten NATO‘nun da ihtiyacı olduğu şekliyle Makedonya NATO üyesi olur.‘‘
Kaynak: İHA
siyasetçinin Türkiye‘de bulunduğunu söyledi. Türkiye ile Makedonya arasında dostane ilişkilerin olduğunu ifade eden Gönül, Türkiye‘nin Makedonya‘yı kurulduğu ilk günden itibaren anayasal ismi ile tanıdığını ifade etti. Gönül, ‘‘Makedonya, Avrupa Atlantik camiasının bir tabii üyesidir. İsim sebebiyle bu üyeliğine mani olunması fevkalade yanlıştır‘‘ dedi. Kendisinin geçen sene Makedonya‘yı ziyaret ettiğini anımsatan Gönül, bugün yapacakları görüşmelerde iki ülke arasındaki askeri ilişkiler ile savunma
sanayinde yapılacak işbirliğini konuşacaklarını aktardı.
Makedonya Savunma Bakanı Konjanovski de, kendisinin Ulu Önder Atatürk‘ün askeri liseyi okuduğu ülkeden geldiğini söyledi. Bunun Türkiye ve Makedonya‘nın samimi olmalarının nedenleri arasında yer aldığını ifade eden Konjanovski, Türkiye‘nin Makedonya Cumhuriyeti‘ni anayasal adıyla tanıyan ilk ülke olduğunu da hatırlattı. Bunun Makedonyalılarca asla unutulmayacağını vurgulayan konuk Bakan, ülkesinin savunmaya yönelik ilk işbirliği anlaşmasını Türkiye ile imzaladığını anımsattı. Makedonya‘ya ilk askeri
ataşenin Türkiye tarafından gönderildiğini de söyleyen Konjanovski, ‘‘Bugüne kadar Makedonya Cumhuriyeti ordusundan 600 subay ve astsubay Türkiye‘nin silahlı kuvvetlerinin eğitim kurumlarında eğitildi‘‘ dedi. Konjanovski, ziyaretini mevcut ilişkileri daha da ileri götürmek için fırsat olarak nitelendirdi.
Bakan Gönül, kabulde gazetecilerin Libya‘ya yönelik sorularını da yanıtladı. Libya‘nın arzu edilmeyen bir şekilde iç bunalıma sürüklendiğini belirten Gönül, Türkiye‘nin 20 binin üzerinde vatandaşını iki ateş arasında kalmamaları için Genelkurmay Başkanlığı‘nın yaptığı planlama ve Dışişleri Bakanlığı‘nın büyük gayretiyle ülkeden çıkardığını anlattı. Gönül, ‘‘Sivil ve askeri araçlar kullanılarak bu vatandaşlarımızı Türkiye‘ye naklettik. Bizimkisi tamamen bir kamu hizmeti olarak ele alındı. Bu hizmeti
yapmamızın fevkalade isabetli olduğu ortaya çıkıyor. O zaman iki ateş arasında kalacaklar diyorduk, şimdi üç ateş söz konusu‘‘ diye konuştu.
Birleşmiş Milletler‘in (BM) Libya‘ya yönelik önce bir karar alarak problemin çözümü için Libya‘ya yol gösterdiğini dile getiren Gönül, ‘‘Gösterdiği yol takip edilmeyince, BM Genel Sekreterliği Güvenlik Konseyi takip edilmediği kanaatine ulaşınca 1973 sayılı kararı aldı. Bu karar, kuvvet kullanmayı ihtiva etmektedir. Alınan karar, NATO kararı değildir, BM kararıdır‘‘ dedi. Kararın planlanmasını BM‘nin askeri biriminin yaptığını bildiren Gönül, BM‘nin bazı ülkeleri bu kararı uygulamaya davet ettiğine
işaret etti. BM‘nin Türkiye‘den muharip güç talebinin olup olmadığının sorulması üzerine ise Gönül, ‘‘Güç talep edilmiyor, gönüllü ülkeler kendileri ortaya çıkıyor, gönüllülük esası var‘‘ yanıtını verdi.
Gönül, Libya‘ya yönelik bazı soruları ise varsayımlara dayandığı ve gerçekleşmediği için yanıtlamayacağını belirtti. Makedonyalı bir gazetecinin Bakan Gönül‘e ülkesinin NATO‘nun gerekli gördüğü özelliklere sahip olmasına rağmen hala üye yapılmadığını belirterek, bu konudaki değerlendirmesini sorması üzerine Gönül, şunları söyledi:
‘‘Makedonya 2,5 sene evvel NATO‘nun üyelik için aradığı özelliklere sahip olduğunu ispat etti. 2008 zirvesinde diğer iki Balkan ülkesi ile NATO‘nun kendi organları NATO‘dan yana üyeliğini uygun gördüğünü zirveye rapor etti. Ancak NATO ittifakla karar almaktadır, bütün üyelerin birleşmesi ile karar almaktadır. Son karar aşamasında bir üyenin karara katılmaması ile karar oluşmadı. Bu itirazı incelediğimizde bir iyi tarafı var. Bu itirazda Makedonya‘nın devlet idaresi, insan hakları, hukuk devleti olması,
askeri standartları ve diğer hususlarda bir eksiklik ileri sürülemedi. Demek ki bunlarda Makedonya en ileri seviyeye gelmiş. Tek ileri sürülen husus isim. İtirazın hukuki durumunu değiştirmiyor. Bize göre bunun bir gerekçe olması mümkün değil ama itirazın hukuki neticelerini değiştirmiyor. Temenni ediyorum ki en kısa zamanda isim meselesi üzerindeki itilaf tamamlanır ve gerçekten NATO‘nun da ihtiyacı olduğu şekliyle Makedonya NATO üyesi olur.‘‘
