'Marmara'da bu yüzyılda kırılma olmaz'

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Çınarcık çukurundaki fay hattının daha önce kırılmış olduğunu belirterek, "Kırılmış olduğu için bu yüzyılda kırılma olmaz. Ama Mudanya'ya doğru giden bir fay hattımız var orada kırılma olabilir" dedi.

'Marmara'da bu yüzyılda kırılma olmaz'
Japonya Depremi (Son Detaylar)

HaberTürk tv ekranlarında yayınlanan Sansürsüz programının dün akşam ki bölümüne konuk olan İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, deprem konusunda bilgiler verdi.

"Türkiye'de depremsellik artıyor mu" sorusuna karşılık  Üşümezsoy, "Bu bahsettiğimiz deprem eğer Japonya'daki deprem olmasaydı, belki 99 depremi olmasaydı vaka-i adiye dediğimiz olağan durumlar. Ama toplumdaki aşırı psikolojik depresyona gidiş aynı şekilde ekonomik depresyonuda tetikleyen bir olgu gibi. Belki 2012 büyük dünya jeolojik ve doğal kriz değil ama bu depremsellikler ve bunların yaratığı krizler aslında ekonomik krizler olarak karşımıza çıkacak" diye konuştu.

İSTANBUL'DA BÜYÜK DEPREM OLACAK SÖYLEMLERİ 2001 KRİZİNİ YARATTI

Tabiki her bir depremden sonra İstanbul depreminin söylendiğini ifade eden Üşümezsoy, Oysa gerçekten şu bilimsel gerçeklerin ortaya çıkmasını ve artık bunun polemiksiz tartışılmasını istiyorum. Bugüne kadar bu bahsettiğim görüşler benim görüşlerim gibi algılanıyordu. Ama şu anda bahsedeceğim görüşler 2005 yılında Marmara denizi tabanına giripte victoria denizaltısıyla tüm deniz tabanındaki yanıkları görüntüledikten sonra Marmara'da gerçekten deprem senaryosu nedir sorusunu cevaplamış olunan bir noktadayız. Bu nokta da şuydu, 17 Ağustos'tan sonra deniyordu ki,  fay İzmit'te kırıldı. 1912'de Şarköy'de kırılmış. O halde Marmara boydan boya boş bir seferde yıkılacak. 8.1 deprem olacak, bütün İstanbul yıkılacak. Ve bu söylemler gerçekten Türkiye'deki 2001 krizini yaratmıştır" şeklinde konuştu.
 
BU FAYLARDA 150 YIL DAHA KIRILMA OLMAZ

"2001 yılında Marmara denizi 1999'da kırıldığında aslında Marmara denizinin de kırılacak olan önemli büyük fay kalmamıştı" diyen Üşümezsoy şöyle devam etti:

"Faylar durmadan kırılmaz ve 1894 yılında Çınarcık çukurundaki kırılma, ana İstanbul'u etkileyen depremlerden biriydi. Daha sonra 1912'deki kırılma Saroz'dan başlayıp Tekirdağ açıklarından Silivri'ye kadar gelen kırılmaydı. Bu olguda bütünüyle resmedilerek deniz tabanına indirilmiş denizlatılarla herşeyiyle görülmüş olan veriler. Bu veriler 100 yıl önce kırıldığını gösteriyor o halde bu faylarda 150 yıl daha kırılma olmaz. O halde Marmara'nın ortasında 50 kilo metrelik bir kırılabilecek yer söz konusu ama burada 50 kilo metre tartışılabilir.

Fakat Marmara'daki seneryolarda ne deniyordu? 1999 depreminden sonra tüm bilim adamları oturdular ve Marmara boydan boya kırılacak eğer bize imkan verirseniz depremin saatini veririz diyerek açıkladılar. TUBİTAK'tan Kandilli'den bugün gözüken tüm bilim adamları o masaya oturmuştu. Ve deniyordu ki, bilim adamları bir araya gelsin karar versin aslında bu tamamen kendi yaşamımızı ilgilendiren konuda bilim adamlarından fetva almaktı. Çoğunluk doğru değildi. Ben o zaman karşı çıktım. Dedim ki, böyle bir fay yok. Ama ne oldu 2001 krizi geldi çünkü bütün İstanbul yıkılacak diye, borsadan para çekildi, bütün sanayi yatırımdan hisseler çekildi. Bugün de Japonya bununla karşı karşıya."

7 buçukluk depremin bir seferde kırılacağını söyleyen Üşümezsoy, "Orada vurguladığımız şuydu, bu fay iki parçadır ve 7'den büyük deprem yaratmaz. Marmara denizinde yapılan spekülasyonları bilimsel olmaktan çıkan, artık spekülasyon jeolojidede yapılan bir olaydır ama artık bu spekülasyonlar tükenmiştir. Yani adalar fayı dediğimiz fay hattında her hangi bir aktivite yoktur. Bu çekmeceye kadar devam etmektedir. Aynı şekilde Çınarcık çukurundaki fay hattıda kırılmış olduğu için bu yüzyılda kırılmaz ama Mudanya'ya doğru giden bir fay hattımız var orada kırılma olabilir" diye konuştu.

BEYAZ GAZETE