İhracattaki Düşük Kur
Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Bozbey, TL’nin aşırı değer kazanmasının ihracatçıların rekabet gücünü olumsuz etkilediğini, bunun yanında düşük kur politikasının da dış ticaret açığını büyüttüğ
IHA0079DAE-EKO/08-ŞUB-002F-0A00- İHRACATTAKİ DÜŞÜK KUR- AHKİB YÖNETİM KURULU BAŞKANI TARIK BOZBEY: - "DÜŞÜK KUR SORUNU ÜLKE EKONOMİSİNİ OLUMSUZ ETKİLERKEN, DÜŞÜK KUR POLİTİKASI İHRACAT AÇIĞINI BÜYÜTÜYOR" - "SORUN SADECE İHRACATÇILARI DEĞİL, TÜM ÜLKE EKONOMİSİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR" - "YÜKSEK FAİZ VE BASTIRILMIŞ KUR POLİTİKASI, ENFLASYONU TEK HANEYE DÜŞÜRDÜ. AMA BU DURUM İŞSİZLİĞİ ARTTIRIP, FABRİKALARIN KAPANMASINA NEDEN OLDU" - "DIŞA BAĞIMLI ÜRETİMLE İHRACAT ÇOK FAZLA SÜRMEZ. DÜNYADA İTHAL HAMMADDEYLE ÜRETİM YAPAN KONFEKSİYON SEKTÖRLERİ 7 YIL İÇİNDE ÇÖKTÜ" - "ENFLASYONU KIŞKIRTMADAN HER AY, AYLIK ENFLASYON +1 PUAN KUR ARTIŞ POLİTİKASI UYGULANMALI. BU SAYEDE YERLİ ÜRETİM ARTACAK, ENFLASYONA KARŞI KAYBEDİLEN GÜÇ KISMEN GERİ ALINACAKTIR" (FOTOĞRAFLI) SONER KAN MERSİN (İHA) - Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Bozbey, TL’nin aşırı değer kazanmasının ihracatçıların rekabet gücünü olumsuz etkilediğini, bunun yanında düşük kur politikasının da dış ticaret açığını büyüttüğünü söyledi. Bozbey, enflasyon kışkırtılmadan her ay, aylık enflasyonun +1 puan düzeyinde arttırılmasını önererek, bunun yerli üretimi arttıracağı gibi enflasyona karşı kaybedilen gücün de kısmen geri kazandıracağını savundu."DÜŞÜK KUR NEDENİYLE DIŞ TİCARET AÇIĞI BÜYÜDÜ" Bozbey, Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) aylık yayın organı olan ’Aktüel’ adlı dergide ’Döviz Kurları Enflasyon +1 Puan Düzeyinde Arttırılmalı’ başlıklı yazısında ihracatta yaşanan ’düşük kur’ sorununa dikkat çekti. Türkiye’de, sanayi üretimi ve kapasite kullanımında kriz öncesi seviyelere yaklaşıldığına dikkat çeken Bozbey, 2011 yılında ihracatta hedeflenen rakamın da 127 milyar dolar olduğunu hatırlattı. TL’nin aşırı değer kazanmasının, ihracatçıların rekabet gücünü olumsuz etkilediğinin altınıçizen Bozbey, düşük kur nedeniyle de dış ticaret açığının büyüdüğü uyarısında bulundu. "SORUN TÜM ÜLKE EKONOMİSİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR" Bozbey, bu durum somut göstergelerinden birinin de 2010 yılının ilk 9 aylık döneminde ihracatın yüzde 12 oranında artarken, ihracatın yüzde 30 seviyesine ulaşması olduğunu vurguladı. Merkez Bankası ve kur politikasıyla ilgili olarak ihracatta yaşanan sorunları da dile getiren Bozbey, yaşanan sorun ve sıkıntıların da sadece ihracatçıları değil, tüm ülke ekonomisini de olumsuz etkilediğini vurguladı. Yaklaşık 35 yıl önce başlayan ve Türkiye’yi adeta kemirdiğini savunduğu enflasyona karşı son 9 yıldan buyana yüksek faiz ve bastırılmış kur politikaları uygulandığını belirten Bozbey, söz konusu politikanın başarılı olduğunu ve enflasyonun da tek haneye indirilerek, gelişmiş ekonomilerin seviyesinin yakalandığını anlattı. "İLAÇ HASTALIĞA İYİ GELDİ AMA BAŞKA ORGANLARA DA ZARAR VERDİ" Tarık Bozbey, "İlaç, hastalığa iyi gelmiş ama başka organlara da zarar vermeye başlamıştır. İşsizlik artmış, fabrikalar kapanmış, yenileme ve araştırma fırsatı karsızlıktan adeta imkansız hale gelmiştir" dedi. Yaşanan bu süreçte pamuk üretiminin Çukurova’da 400 bin tondan 100 bin tona, polyester üretiminin de 300 bin tondan 100 bin tona gerilediği bilgisini de veren Bozbey, düşük kur ve uzun vadeli dış alıma bağlı olarak Amerika ve Yunanistan’dan gelen pamuk, en çok tüketilen hammadde haline geldiğinisöyledi. Bastırılmış düşük kurla ithalata öncelik veren konfeksiyon sanayisinin, ülke ve bölge fabrikalarının kapanması nedeniyle hammaddeyi ithal etmek zorunda kaldığını kaydeden Bozbey, yenilenemeyen fabrikaların ömrünün de tamamlandığının altını çizdi. "DIŞA BAĞIMLI ÜRETİMLE İHRACAT ÇOK FAZLA SÜRMEZ" Adana’da son 8 yılda 10 büyük konfeksiyon işletmesinin kapandığını hatırlatan Bozbey, buna bağlı olarak da yaklaşık 8 bin kişinin de işsiz kaldığına dikkat çekerek, "Halbuki en vasıfsız elemanı, en az yatırımla ve en kısa zamanda işgücüyle birlikte ihracata bağlayan sektör konfeksiyondu. Övündüğümüz tekstil sanayimizde 7 milyar dolar ihracata karşılık 7 milyar dolar ithalat gerçekleşiyor. Otomotiv sanayimizdeyse üretilen her otomobilin yarısı ithal parçayla yapılıyor. Olmayan ara malı ithal etmekdoğrudur ama dampingli, haksız destekli malları, hiçbir ülke kabul etmiyor. Dışa bağımlı üretimle ihracat çok fazla sürmez. Dünyada ithal hammaddeyle üretim yapan konfeksiyon sektörleri 7 yıl içinde çöktü. Söz konusu 7 yılda ülkemizde enflasyon toplamı yüzde 100 civarında arttı" diye konuştu. "ENFLASYON KIŞKIRTILMADAN AYLIK ENFLASYON +1 PUAN ARTTIRILMALI" 2003 yılında 250 TL olan işçi başına asgari ücret maliyetinin, 2010 yılında 800 TL’ye ulaşırken, benzinin litresinin de 1.68 TL’den 3.5 TL’ye, elektrik maliyetinin 0.15 TL’den 0.26 TL’ye ulaştığını ifade eden Bozbey, bunun yanında 2003 yılında 1.7 TL olan dolar kurunun da 2010 yılı sonu itibariyle 1.5 TL’nin altına düştüğüne işaret ederek, bu gidişatın da ithalatı daha cazip kılarken, ihracatçıyı da zora soktuğunu dile getirdi. Bozbey, ABD’nin 200 milyar dolar sanayiye destek verip, ihracatı da düşükkurla destekleme kararı aldığını, Çin’in de büyümesinde düşük kur politikasının yüzde 50 etkili olduğunu vurgulayarak, kendilerine göre de TL’nin en az yüzde 60 aşırı değerli olduğunu savundu. İhracatçının ’düşük kur’ ile ilgili sıkıntılarının aşılabilmesi noktasında çözüm önerisi de sunan Bozbey, "Enflasyonu kışkırtmadan her ay, aylık enflasyon +1 puan kur artış politikası uygulanmalıdır. Bu sayede yerli üretim artacak, enflasyona karşı kaybedilen güç kısmen geri alınacaktır" ifadesini kullandı.
Kaynak: İHA
