Bdp Grup Toplantısı
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Başbakan’ın KKTC’deki eylemin ardından ’besleme’ ifadesi kullanmasına tepki göstererek, "Besleme lafı ancak ağa-maraba ilişkisinde olur. Ağa bütün mülkün sahibidir. Lütfedip köylülerin karınlarını doyuracak kada
BDP’nin Meclis Grup Toplantısı’nda konuşan Kışanak, Hrant Dink davası kapsamında 28 kamu görevlisi hakkında soruşturma başlatıldığını belirterek, soruşturmanın selameti açısından idari tedbir olarak söz konusu kişilerin görevlerinden alınmaları gerektiğini söyledi. OSTİM’de geçen hafta meydana gelen patlamalarda 20 işçinin hayatını kaybettiğini belirten Kışanak, Türkiye’de işçilerin Allah’a emanet yaşadıklarını söyledi. Türkiye’nin iş güvenliği konusunda kontrolsüz, denetimsiz, ’kar için işçileri bile öldürebilirsiniz’ diyen bir noktada olduğunu savunan Kışanak, bu konuda işçi sınıfının ve sendikaların daha büyük duyarlılık göstermeleri gerektiğini dile getirdi. İşçilerin ölümü pahasına evlerine ekmek götürmesinin, demokratik bir ülkede utanç olduğunu belirtenKışanak, "Biz ölmeden çalışılabilecek işyerleri istiyoruz. Ölümü göze alarak çalışmak, kölelik döneminde bile kabul edilemez" diye konuştu. Kışanak, bir hafta önce 20 işçinin öldüğü bir ülkenin meclisinde taşeron işçiliği destekleyen torba yasanın görüşülmesinin de utanç verici olduğunu savundu. "TAM BİR AĞA YAKLAŞIMI İÇİNDE" KKTC’de gerçekleştirilen gösteri sonrası yaşananlara da değinen Kışanak, hükümetin, Kıbrıs’taki çalışanların aldıkları ücretlere de göz diktiğini öne sürdü. Buradan KKTC’ye ekonomik programların gönderildiğini ifade eden Kışanak, "Ankara’yı yönetmenizden ne hayır gördük ki Kıbrıs’ı yönetmeye talip oluyorsunuz. Kıbrıs’ta, ’Türkiye’ye kötülük yapıyorsunuz, bize bari dokunmayın’ diye eylem yapıldığını, bunun üzerine Başbakan Erdoğan’ın KKTC yönetimine soruşturma, takibat yapma, gözaltına alma, dava açmatalimatı verdiğini belirten Kışanak, Erdoğan’ın demokrasi anlayışının bu olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan’ın, Türkiye’nin kendi politikaları gereği KKTC’ye yaptığı ekonomik yardımları KKTC halkının başına kakarak besleme lafını kullandığını anlatan Kışanak şunları söyledi: "Besleme lafı ancak ağa-maraba ilişkisinde olur. Ağa bütün mülkün sahibidir. Lütfedip köylülerin karınlarını doyuracak kadar onlara yemek verir. Bunun karşılığında da marabalarından kendisine sonsuz itaat bekler. Pardon Başbakan, Kıbrıs halkı ağa istemiyor. Kendileri de maraba değil. Kıbrıs halkı demokratik bir sistemde, barış içinde yaşamanın yolunu bulabilir." Başbakan’ın tam bir ağa yaklaşımı içinde olduğunu savunan Kışanak, herkesi de maraba olarak, itiraz etmemesi, boyun eğmesi gereken kişiler olarak gördüğünü ileri sürdü. Kışanak, "Kendisine bir edebiyat dünyası tutturmuş. Güçlü bir söylemle, o edebiyatın arkasına sığınarak ülkeyi yönetmeye çalışıyor ama artık olmuyor" diye konuştu. "BU SORUNU KULLANMAK İÇİN ANALARI KABUL ETTİ"Başbakan Erdoğan’ın geçtiğimiz Cumartesi günü kayıp anneleriyle görüştüğünü hatırlatan Kışanak, bu dramların 30 yıldır devam ettiğine işaret ederek, 8 yıllık iktidarında bu çığlıkları duymayan Başbakan Erdoğan’a 8 yıl sonra bugün nereden ilham geldiğini sordu. Geçmişte, ’bazı örgütler kışkırtıyor’ diye suçladığı anneleri dinleyen Başbakan Erdoğan’ın, kendisine ileten talepler karşısında hiçbir şey söylemediğini savunan Kışanak, Başbakan’ın bu sorunu çözmek gibi bir derdi olmadığını ileri sürdü. Kışanak,Başbakan Erdoğan’ın, her kesimin sorunları karşısında, ’Sizin sorununuz benim sorunumdur’ ifadesini kullandığına dikkat çeken Kışanak şöyle konuştu: "Sayın Başbakan, sorun koleksiyonu mu yapıyorsun? Başbakanlık bir koleksiyon makamı mı? Başbakanlık sorunları çözme makamı. Başbakanlık sorunları alıp, koleksiyon yapıp, mahzende yıllandırıp, kıymetli olduğu yıllarda kullanma makamı değildir. Başbakan bu sorunu kullanmak için anaları kabul etti. Bu, anaların acıları üzerinden siyaset yapmanın daniskasıdır."AK Parti hükümetinin, kayıpların bulunması için hiçbir adım atmadığını ve bunlara ortak olduğunu dile getiren Kışanak, hükümete, ’Yarından geçi yok hakikatleri araştırma komisyonu kurulması için Meclis’e yasa teklifi verin’ çağrısı yaptı. Başbakan’ın, bu komisyonun görevinin seçimle birlikte sona ereceği iddiasının da doğru olmadığını ifade eden Kışanak, bu komisyonu Meclis’te kurulan klasik bir araştırma komisyonu olmayacağını, özel bir yasayla kurulacağını ve görevinin de seçimle birlikte sonaermeyeceğini söyledi. "O TABELALAR TOPLU MEZARLARA ASILACAK" Kışanak, Güneydoğu Anadolu’da bulunan bazı toplu mezarlarla ilgili değerlendirmelerde de bulundu. BDP olarak bundan sonra her toplu mezar eyleminde bulunacaklarını belirten Kışanak, ailelerin toplu mezarlara ’Burada insanlık suçu işlenmiştir, kemiklerimizi istiyoruz’ diye tabela asmak istediklerini anlatarak, "Bu tabelalar oraya asılacak. Türkiye’nin karanlık tarihinin utanç dolu sayfalarının tabelaları olarak dört bir yanda duracak" diye konuştu. Jandarma Genel Komutanlığının Mutki’deki kazıda bulunan insan kemiklerine ilişkin açıklamasını değerlendiren Kışanak, bu açıklamayla jandarmanın suçunu itiraf ettiğini savundu. Toplu mezarlar konusunda herkesin çıplak gerçeği olduğu gibi kamuoyuyla paylaşması gerektiğini dile getiren Kışanak, kimsenin ’ben de suçlanırım’ korkusu içinde olmaması gerektiğini belirtti.CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum’un sözlerini de demokrasi adına "talihsiz açıklama" olarak değerlendiren Kışanak, bu açıklamayı yapan kişinin kendisini sosyal demokrat diye tanımlayan bir partide bulunması ve bu partinin, yapılan açıklamalara karşı tavır almamasının düşündürücü olduğunu dile getirdi. Demokrasilerde TSK’nın hiçbir rolünün olmadığını ifade eden Kışanak, demokrasinin bir halk iradesi kurumu olduğunu, TSK’nın bu iradeye bağlı olarak güvenlik hizmeti vermesi gereken bir memur kurumolduğunu söyledi. Kışanak şöyle konuştu:"Bunun dışında bir görevi varmış gibi konuşmalar yapmak, demokrasiyi katletmektir. Böylesi bir zihniyet karşısında aslında askeri vesayetle canının istediği kadar kol kola olan AK Parti hükümetine yeniden demokrasi havarisi geçinme fırsatı sunuluyor. Bu zihniyet, kendisine ve sosyal demokrat harekete zarar verdiği yetmiyormuş gibi bir de bu ülkede derin devletle yakın ilişki kurmak için çırpınıp duran bir hükümeti de sürekli kurtarma operasyonu gibi bir işlev görüyor."Kışanak, bugün Meclis Genel Kurulu’nda, 2 yıl önce BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın verdiği, TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kanun teklifinin görüşülmesi için önerge vereceklerini belirterek, "Hodri meydan. Askeri vesayete karşı olan kimmiş bugün ortaya çıkacak" diye konuştu.
Kaynak: İHA
