Bdp Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan:

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Şırnak’ın Cizre ilçesinde gazetecilere çarpıcı açıklamalarda bulundu.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Şırnak’ta TÜİK’in verilerine göre üzerinde durulması gereken çok ciddi bir sorun var. Şırnak merkez nüfusunda sürekli bir artış varken, 2007’de 54 bin, 2008’de 59 bin, 2009’da 63 bin, birden bire 2010 sayımında bu rakam 54 bine düşüyor. Oysaki bizim resmi tespitlerimize göre 3 bin 500 resmi doğum var ve il merkezine 2 bin üniversite öğrencisi gelmiş. Ama enteresan olan nüfustan düşülen 9 bin 500 kişinin erkek olması. E-Devlet uygulamasına geçtiğimize göre ve hervatandaşında bir kimlik numarası olduğuna göre bu vatandaşlar nereye gitti? Bu vatandaşlar Şırnaklı mı, değil mi? Bu vatandaşlar yurt dışına mı gitti, dağa mı gitti, yoksa buharlaştı mı? Adrese dayalı sayım esas alındığına göre çok ciddi bir seçim güvenliği ile karşı karşıyayız. Eğer Şırnak Merkez gibi 63 bin nüfuslu bir yerde aniden 9 bin 500 kişi nüfustan düşüyorsa ve bu rakamda yüzde on beşler civarındaysa Şırnak merkez nüfusunda çok vahim bir durum var. Şırnak Merkezde asker, polis ve yurt gibi devletkurumlarının kayıt dışılığı durumu ortaya çıkıyor. Kayıp dışı vatandaşlar var, oysa ki orda doktor olan, memur olan polis olan birinin görev yaptığı yerdeki adreste kayıtlı olması gerekir. Şırnak merkezde belediye seçimlerini kazanmak için nüfus şişimi olduğunu, bir kaydırma olduğunu düşünüyoruz. 2009 yılında 63 bin nüfusu olan Şırnak merkezin 2010 yılında ise 54 bin 228’e düşüyor, burada çok ciddi bir düşüş var ve bu düşüş kafalarda soru işaretleri yaratıyor. Burada 3 bin 500 doğum olmuş, 2 bin üniversiteöğrencisi gelmiş; bu etti 5 bin 500. Bütün oranlar nüfus artışı veriyor. Şırnak’ta üç milletvekili iken, dört milletvekili olduk. Seçmen sayımız 200 bini aştı ama burada kayıp 9 bin 500 vatandaş var. Burada kayıp vatandaşlar var, peki bu vatandaşlar nereye gitti" diye konuştu. Kaplan, "Mutlaka devletin ve hükümetin de bu konuda bir irade ortaya koyup bir takım adımlar atıp kalıcı bir çatışmasızlık dönemi yaratarak Türkiye’nin demokratikleşme siyasetinde stratejik olarak silahların temenni olarak gündemden çıkacağı bir sürecin alt yapısını oluşturması lazım. AK Parti’nin son zamanlarda bölgede uyguladığı politika; her protestoya, her muhalefete her türlü tepkiye karşı gaz bombası ile saldırmak gözaltına almak; Kürt siyasetçileri, demokratik siyaseti, sendikaları, sivil toplumörgütlerini susturmak sindirmek ve seçime bu baskı ortamında girmeyi hedeflemektedir" dedi.
Kaynak: İHA