2 uçak daha İstanbul'a indi
Libya'daki Türklerin tahliyesi çerçevesinde Türk Hava Yolları'nın iki charter uçağının Atatürk Havalimanına indiği bildirildi.

Türk Hava Yollarına (THY) ait bir uçak, Trablus'tan 194 Türk vatandaşına daha İstanbul'a getirdi.
Trablus'tan kalkan THY'ye ait TK 3693 sefer sayılı uçak, 194 yolcusuyla İstanbul Atatürk Havalimanına iniş yaptı. Yolcular, kendilerini bekleyen yakınları tarafından sevinç gözyaşlarıyla karşılandı.
Yolculardan Füsun Özbek, çocuğunun okulu kapandığı için İstanbul'a döndüğünü belirterek, olayların medya tarafından abartıldığını öne sürdü.
Sadece karakolların yakıldığını ifade eden Özbek, günlük yaşantının Trablus'ta devam ettiğini ve tekrar Libya'ya döneceğini söyledi.
Havalimanına tank ile topun ortasında geldiklerini anlatan Salih Akyurt ise çalıştığı iş yerinin göstericiler tarafından yağmalandığını, havalimanının da ülkeden çıkmak isteyen Mısırlılar tarafından kapatıldığını ve polisi baskı altına aldıklarını öne sürdü.
Akyurt, ''Hükümetimizden Allah razı olsun. Hayatımızı kurtardı. Bizden başka hiçbir devletin vatandaşı ülkeden çıkamıyor'' dedi.
Havalimanında 4 gündür beklediğini söyleyen Zekeriya Yılmaz da ''Vatandaşlarına sahip çıkan sadece Türk Konsolosluğu. Trablus'ta kan gövdeyi götürüyor. Dün gözümüzün önünde bir polisi öldürdüler, bir tanesinin de bacaklarını kırdılar. Havalimanında Mısırlılar polislere saldırdı. Birbirlerini öldürdüler'' diye konuştu.
Yılmaz, havalimanında tahliye olmayı bekleyen çok sayıda Türk vatandaşının bulunduğunu kaydetti.
Eşi ve çocuğu ile ülkeye dönen Kemal Ünal da havalimanında 3 gündür aç ve susuz kaldıklarını belirterek ''Başımızın üstünden kurşunlar geçti. Bayağı sıkıntı yaşadık. Havalimanında çıkan olaylarda ölen Mısır vatandaşları oldu. Polisler hiç kimseye acımıyor'' dedi.
Dışişleri Bakanlığı Libya Kriz Merkezinden yapılan açıklamada, Libya'dan karayoluyla Mısır'a geçişleri sağlanan Türkleri taşıyan THY'nin ilk charter uçağının, Mısır'ın Borg-al-Arab Havalimanı'ndan hareketle İstanbul Atatürk Havalimanına 165 yolcuyla saat 15.00'de vardığı belirtildi.
Açıklamada, THY'nin ikinci charter uçağının ise saat 16.15'de, yine 165 yolcuyla Atatürk Havalimanına indiği bilgisi verildi.
-180 TÜRK DAHA İSTANBUL'A GETİRİLDİ-
Libya'dan Mısır'ın İskenderiye kentine geçen 180 Türk daha THY'nin özel seferiyle İstanbul'a getirildi.
İskenderiye'den kalkan THY ait TK 3997 sefer sayılı uçak, saat 14.55'te 180 yolcusuyla İstanbul Atatürk Havalimanına indi.
Yolculardan Mesut Ulusoy, 5 gün boyunca 200 kişi Derne'de düğün salonu gibi bir yerde kaldıklarını belirterek, daha sonra taksilerle Mısır sınırına geldiklerini söyledi.
Halkın elinde olan yolların güvenli olduğunu ifade eden Ulusoy, çalıştıkları yerleri yağmalayanların daha sonra kendilerini evlerinde ağırladıklarını anlattı.
Gürcan Erman da kendi imkanlarıyla Mısır'a kaçtıklarını belirterek, yollarda sorun yaşamadıklarını ifade etti.
Eşinin Libya'daki bir İngiliz firmasında proje müdürü olarak görev yaptığını anlatan Eylem Atılgan da olayların büyük bölümünün dışarıya yansımadığını, yerel halktan aldıkları bilgiye göre 4 gün önce Labrak havaalanına indirilen 700 paralı askerin öldürüldüğünü öne sürdü.
Sivil halkın tamamının silahlı, güvenliğin ise gençler tarafından sağlandığını ifade eden Atılgan, yerel halkın iyi davrandığını ve Türkler'e sempati duyduğunu dile getirdi.
TAHLİYE ÇOK BAŞARILIYDI"
Libya'daki Türkleri yurda getirmek için bu ülkeye giden ''Orhan Gazi-1'' feribotunun kaptanı Osman Bülent Özkan, Bingazi Limanı'ndaki tahliye.html" rel="nofollow">tahliyenin çok başarılı olduğunu belirterek, ''Çünkü Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi bunu yönlendiriyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, bizim şirketimiz ve diğer kuruluşlar başarılı bir koordinasyon içinde tahliye.html" rel="nofollow">tahliyeyi gerçekleştirdi'' dedi.
Kaptan Özkan, ''Orhan Gazi-1'' ve ''Osman Gazi-1'' feribotlarının yanaştığı Marmaris Limanı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, yolculuk süresince zaman zaman zorluklar yaşadıklarını, geminin kendi imkanlarıyla ve iyi bir koordinasyonla bunları aşmasını bildiklerini dile getirdi.
Özkan, Libya'daki vatandaşları bırakmamak için biraz fazla yolcu almak durumunda kaldıklarını ifade etti.
Bir gazetecinin, ''(Bingazi, gemiye binerken mahşer yerini andırıyordu) diyor vatandaşlar'' yorumu üzerine Özkan, şunları söyledi:
''Orada da bir organizasyon vardı. Başkonsolos ile de konuştuk, o da geldi ziyaretimize. Fazla yolcu vardı ama o kadar büyük bir karışıklık yoktu. Sadece insanlar büyük bir panik halindeydi. Onun bir zorluğu oldu o kadar. Bizim koordinasyonumuzda gemiye bindiler.''
İDO personelinin bu tahliye.html" rel="nofollow">tahliye operasyonundaki başarısıyla ilgili görüşünün sorulması üzerine Özkan, ''Tahliye çok başarılıydı. Çünkü Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi bunu yönlendiriyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, bizim şirketimiz ve diğer kuruluşlar başarılı bir koordinasyon içinde tahliye.html" rel="nofollow">tahliyeyi gerçekleştirdi. Sırf bizim yaptığımız bir şey değil tabii. Biz son noktada, vatandaşları getirme noktasında olan insanlarız. Bunun gerisinde olan kuruluşlarla birlikte bunu gerçekleştirdik. Gemi içindeki ilgililer yolcularla ilgilendiler. Yiyecek içecek ihtiyaçlarını sağladılar'' dedi.
Özkan, ''Seyir sırasında, yolcuların doğal olarak panik halinde olmasından kaynaklanan sıkıntılar oldu, bu sıkıntılar da böyle bir seferde olabilecek şeyler zaten. Sıkıntılar aşıldı, problem yok'' diye konuştu.
Kaptan Özkan, talimat gelmesi halinde Türklerin tahliye.html" rel="nofollow">tahliyesi için Libya'ya gitmek üzere tekrar yola çıkacaklarını belirterek, ''Akdeniz'de olan hava muhalefetinden dolayı gidemedik şu anda. Şartlar uygun olduğunda, hemen gelecek talimat doğrultusunda hareket edeceğiz'' ifadesinde bulundu.
Özkan, yolcu ve personel için gemiye gerekli ikmalin yapıldığını, bu hazırlıklar tamamlanınca ve hava şartları elverdiğinde yola çıkacaklarını söyledi.
Libya'ya girişte, nasıl bir prosedürün işlediğine ilişkin soru üzerine Özkan, ''Libya'ya herhangi bir geminin gittiği gibi gittik. Orada pilotu çağırdık, limana giriş yaptık, yanaştık. Her şey ilgililerce halledildi'' yanıtını verdi.
Özkan, ''Kendi vatandaşlarımıza yardım etmek insana mutluluk verir, biz de mutluyuz'' dedi.
-KIZILAY'DAN PSİKOLOG DESTEĞİ-
''Osman Gazi-1'' feribotuyla Bingazi'ye giden Türk Kızılayı Marmara Bölge Afet Yönetim Merkezi Müdürü Bayram Emir, AA muhabirine, ani bir karar üzerine görevlendirildiklerini, pazartesi günü 16.40'ta Yenikapı'dan yola çıktıklarını anlattı.
Yaklaşık 30 saat süren yolculuktan sonra Bingazi Limanı'na ulaştıklarını belirten Emir, limanda bekleyen 3 bin civarında vatandaşı, düzenli bir şekilde feribotlara bindirdiklerini ifade etti.
Talimat gereği gelmek isteyen herkesin feribotlara alındığını söyleyen Emir, şunları kaydetti:
''Limandan her iki gemi ayrılırken hiç bir yolcu kalmamıştı. Psikolojileri bozulmuş, travma dönemi yaşıyorlar. Onların şantiye şefleriyle konuştuk, ortak toplantılar yaptık. Gemide gerginlik yaşandı ama bir ön tedbir aldık. Sorun olan kişileri sistemin parçası haline getirmek lazım. Kendi malzemelerini kendilerine dağıttırdık, sosyal paylaşımlara girdik. İyi oldu. Yolculuk uzadıkça gerginlikler artmaya başladı. Saat 18.00'a doğru insanlarda müthiş bir sinerji oldu. Televizyonlarda kanalları değiştirerek farklı şeyler de izlettirdik. Psikolojilerinde rahatlama gördük.''
Emir, ''Bingazi, ani gelişen bir operasyondu. Sabah saat 09.00'da talimat geldi, hemen harekete geçtik ve saat 12.00'de hareket edeceğimiz söylendi. Daha çok stok alabilme durumuna giremedik. Alacağımız yolcu sayısını da kesin olarak bilmiyorduk. Her iki geminin yolcu sayısının bin 200 kişi olabileceği söylendi. Hazır olan stoklarımızdaki bin 200 kişilik gıdayı iki gemiye böldük'' diye konuştu.
Emir, yeni tahliye.html" rel="nofollow">tahliye seferleri için 7 bin 500 kişilik, farklı ürünlerden oluşan gıda malzemesi hazırlandığını, her iki gemiye, ikisi psikolog olmak üzere 5 personel görevlendirileceğini sözlerine ekledi.
