Merkez Bankası Başkan Yardımcısı İbrahim Turan:

Orta Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından düzenlenen ’Kriz Sonrasında Yeni Ekonomik Politikalar’ isimli panele katılan Merkez Bankası Başkan Yardımcısı İbrahim Turan, “Ekonominin düzelmesi ve iyi gitmesi fiyat, finans, kamu ve siyasal istikrara bağlı” dedi.

Kayseri Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıya Vali Mevlüt Bilici, Merkez Bankası Başkan Yardımcı İbrahim Turan, Kalkınma Bankası Genel Müdür Vekili Abdullah Çelik, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Savruk, Kayseri Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Hasan Kahraman, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Palancıoğlu ve davetliler katıldı.Orta Anadolu Kalkınma Ajansı’nın proje desteklemenin yanında bu tür organizasyonlara da ağırlık vereceğini bildiren Genel Sekreter Mustafa Palancıoğlu, bölgenin ve ülkenin kalkınması için gereken çalışmaları yapacaklarını bildirdi.’Kriz Sonrasında Yeni Ekonomik Politikalar’ isimli panelde konuşan Merkez Bankası Başkan Yardımcısı İbrahim Turan, “10 yıl önce düşük faiz ortamında bankaların yarısı yok olmuştu” diyerek, kalkınmanın temel dinamiğini istikrarın oluşturduğuna dikkat çekti.İstikrarın sağlanmasında fiyat, finansal, kamusal ve siyasal istikrarın da olmasının büyük faydası bulunduğunu ifade eden Turan, “1990’li yıllar da enflasyon oranı yüzde 80 civarındaydı. Bu durum da tarım üreticisinin, iş adamları ve sanayicilerin alın teri ile ürettiği katma değerin yüzde 20’si faiz olarak ödeniyordu. Yani kazanılan 100 TL’nin 20 TL’si faize gidiyordu” diyerek şunları söyledi:“Bu tabloya bakarak kızmak çözüm değil. Asıl çözüm bu tabloya nasıl gelindiğidir. 1990’lı yıllarda 3,3’lük bir büyüme vardı. Standart sapma ise yüzde 6 oranındaydı. Yani 9 ile eksi 3 oranında büyüme oranları değişebiliyordu.90’lı yıllarda büyüme ve ihracat çizgileri kalp krizi geçiren bir insanın kalp grafiği gibi görünüyordu. Bu kadar dalgalı tablonun arkasında siyasetin de dalgalandığını görüyoruz. 1990’lı yılları iyi hatırlıyorsak, bir çok hükümet değişmiş, Başbakan vefat etmiş ve kabine de büyük değişiklikler olmuştu.Bu ortama bakıldığında istikrar programının devam etmesi, uygulanacak olan ortamın iyi olması gerektiğine de temas ediyor.2001 seçimi sonrasında maliye politikasında istikrar sağlandı ve yüzde 12 olan bütçe açığı yüzde 2’ye kadar düşürüldü. Bu dönemde ekonomide yapısal reformlar gerçekleştirildi. 2002-2007 yılları arasında enflasyonun düşürülmesi Türk Lirası’nın değer kazanmasına neden oldu. Merkez Bankası’nın bağımsız kalması sonrasında da ortalama büyüme seviyesi yüzde 5’e çıktı.2001 krizinin etkisi 1 puan ise, 2008 krizinin etkisi 50 puandı. Ama Türkiye 2008 krizini çok hafif bir şekilde geçirdi. Bu durum, maliye, para ve finansal istikrarın sağlanması ile gerçekleşmiştir.Enflasyon düşmeden kalkınma olmaz çünkü enflasyon düşmezse yatırım olmaz. Fiyat istikrarı olmazsa, karanlık denizlerde pusulasız ve haritasız yol almak olur.”
Kaynak: İHA