Bir Annenin 'evlat' Dramı

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) tarafından, Türkiye`de ilk defa organize edilen; `Engelli Sporlarını Tanıtma Festivali`, bir annenin dramına sahne oldu.

Bir Annenin 'evlat' Dramı
Doğuştan spastik engelli oğlunu, kullandığı tekerlekli sandalyeye zincirlemek zorunda kalan anne, "Hiçbir anne oğlunu zincirlemek istemez" diyerek çaresizliğini dile getirdi. ÇÜ BESYO tarafından Sabancı Spor ve Sergi Sarayı`ndaki festivale yoğun ilgi gösterilirken, engelli çocuk ve gençlere 12 branşta oluşan sporların tanıtımı yapıldı. Etkinlik devam ederken doğuştan spastik engelli oğluyla birlikte salona giren bir annenin durumu dikkat çekti. Oğlunu, kullanmış olduğu tekerlekli sandalyeye zincirlediği gözlemlenen annenin bu durumu, salonda bulunanların tepkisini çekerken, gerçeklerse daha sonra ortaya çıktı. 36 yaşında olan oğlunu, merkez ilçe Seyhan`a bağlı YeşilyurtMahallesi`ndeki 5 katlı apartmanın 4. katında yer alan evlerine çıkartabilmek için özel bir asansör sistemi kurduğunu anlatan anne Pervin Kurmuş (60), "Oğlumu zincire vurmam sakın yanlış anlaşılmasın" dedi

Oturdukları Çelik Apartmanı`nın 5 katlı bir bina olmasına rağmen, asansörü bulunmadığını belirten Kurmuş, "Artık yaşlandığımız için oğlumu tekerlekli sandalyesiyle birlikte 4 kat yukarıya taşıyamıyoruz. Biz de bu duruma çözüm bulmak için, apartmanın dış cephesine özel bir asansör sistemi yaptırdık. Oğlumun güvenliği için de ona zincir takmak zorunda kaldık. Hiçbir anne evladını zincirlemez, zincirlemeyeceği gibi de buna asla izin vermez. Ama oğlumu dışarıya çıkartıp, sosyalleşmesini sağlamak içinmecburen zincir takıyoruz. Başka da çaremiz yok. Oğlum bu durumdan rahatsız değil. O da kendisini yukarı indirip çıkartabilmek için kendisine zincir taktığımızı biliyor" diye konuştu. Oğlunun 36 yaşında olmasına rağmen, bir bebekten farksız olduğunu dile getiren Kurmuş, "Oğlum kendi başına hareket edemediği gibi oturamıyor, yürüyemiyor ve en temel insani ihtiyaçlarını dahi tek başına karşılayamıyor. Ben oğlumu, tam 36 yıldır küçük bir bebek gibi baktım ve hala da bakmaya devam ediyorum. Bir anne olarak bu çok zor bir durum. Benim çektiklerimi ancak bu durumu yaşayanlar bilir. Bu duruma dayanmak çok zor ama o benim oğlum ve onu kaderine terk edemem. Mecburen bu duruma göğüs germeyeçalışıyoruz. En büyük ilacımızsa `sabır`. Allah`tan gelen bir şey, sabretmekten başka da çaremiz yok" ifadeleriğni kullandı

Oğlunun durumunu aile olarak kendilerini de olumsuz etkilediğini, bu durumun psikolojik sorunlarını da yaşadıklarını kaydeden Pervin Kurmuş, her şeye rağmen yaşadıkları tüm bu acılara dayanmak zorunda olduklarını dile getirdi. Kurmuş, "Bunca yıldır ona bakıyoruz. Zaman zaman bizim de psikolojimizin bozulduğu, sağlığımızı kaybettiğimiz dönemler de oldu. Ama yapabilecek başka bir şey yok, mecburen ayakta durmaya çalışıyoruz. Ayakta da durmak zorundayım, çünkü oğluma ancak o zaman bakabilirim. Oğlum,kardeşlerine bakıp da durumuna üzülüyor. `Ben onlardan daha büyüyüğüm ama onlar benden çok daha iyi bir yerdeler" diye üzülüyor" şeklinde konuştu.
Kaynak: İHA