Sismik izalasyonla deprem daha az hissediliyor
Uzmanlar sismik izolasyon sistemi için “depremsavar” benzetmesi yaptı Çürük binalar yıkılmadan da uygulanabileceğini belirtti.

Bugün'ün "7.2'yi hissetmeyen binaların sırrı" başlığıyla duyurduğu haberle gündeme getirdiği Sismik İzolasyon Sistemi'nin eski binaları yıkmaya gerek olmadan depreme karşı güçlendirebildiği öğrenildi. Atatürk Havalimanı ile Mecidiyeköy ve Bolu viyadüklerinin bu sistemle güçlendirildiği ortaya çıktı.
HESAPLAR ÇOK DİKKATLİ YAPILMALI
Van depremi, binaların dayanırlığını yeniden gündeme getirdi. Mevcut yapılarsa uygulanan radya temel sistemine alternatif olan Sismik İzolasyon yönetimi sayesinde, binalar yıkılmadan güçlendirilebilecek. Deprem İzolasyon Derneği Başkanı ve Doka Endüstri Şirketi Genel Müdürü Veysel Doğan, sismik izolasyon sistemini birçok yerde yapıları yıkmadan uyguladıklarını söyledi. Bu sayede binaların olası bir depreme karşı güçlendirildiğini ifade eden Doğan, sistemin uygulanması sırasında mühendislik hesaplarının dikkatli yapılması gerektiğini vurguladı. Doğan, Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanları ile Bolu ve Mecidiyeköy viyadükleri, Tarabya Oteli ile Ankara-Eskişehir- İstanbul arası hızlı tren hattında sismik izolasyonun kullanıldığını kaydetti.
5 KATLI BİNA İÇİN 100 BİN DOLAR
Sit alanı içerisinde bulunan Tarabya Oteli'ne sismik izolasyon uyguladıklarını söyleyen Doğan bu çalışmayı şöyle anlattı: "Tarabya Oteli deniz kenarında olduğu için bodrumu yok. O nedenle kolonları ortadan kestikten sonra araya izolatörleri yerleştirdik. Yaklaşık 200 civarında kolon bulunuyordu. Otelin metrekaresi çok büyük ve farklı bir yapı olduğu için yaklaşık 2 buçuk milyon dolara mal oldu. Sistemde, prensip olarak her kolona ve perdeye birer tane yerleştirilir. Kat sayısına göre izolatörün kalınlığı, deplesmana göre de izolatörün çapı belirlenir. Bu ikisi maliyete etki eden unsurlar. Ancak yapıların 5 veya 10 kat yapıldığını düşünürsek yaklaşık izolatör maliyeti kolon başı 6-7 bin dolar arasında değişir. 5 katlı çift daireli binada ortalama 15-20 kolon bulunduğuna göre toplam maliyet 100 bin dolara mal olur."
ŞİDDETİ 10 KAT AZALTIYOR
Yapı şartnamesinin, binaların hasarlı olmasını değil depremde yıkılıp yıkılmadığını dikkate aldığını belirten Doğan, sismik izolasyonda yapının herhangi bir hasar görmediğini vurguladı. Bu güçlendirmenin depremden hemen sonra operasyonel olduğunu ifade eden Doğan, Van'daki depremde yaşananlara atıfta bulunarak şöyle devam etti: "Van'da hastane yıkılmadı ama çalışamıyor çünkü hastanenin içindeki cihazlar hasar gördü. Sismik izolasyon, depremin şiddetini 10 kat azaltarak aldığı için ivmelerini yapı hiç hissetmiyor. Binadakiler ise çok hafif hissediyor. Bu teknoloji hastane, okul ve stratejik binalarda mutlaka kullanılmalı. Çünkü bu yapılar yıkılmadan deprem öncesinde olduğu gibi işlev görecek. Sağlık Bakanlığı bu konuda çok hassas yeni yapılmakta olan 3 hastanede bu sistemi uyguluyor. Yeni binada toplam maliyetin sadece yüzde 3 ila 10 arasında değişen bir miktarı oluşturuyor. Mevcut binalarda ise maliyet biraz daha fazla oluyor."
YAPI VE ZEMİNE GÖRE DEĞİŞİR
Mimar Dr. Sinan Genim, radye temel sisteminin yerine göre iyi olduğunu söyledi. Mühendislik ve mimarlığın aynı zamanda ekonomi demek olduğunu kaydeden Genim, "Tekil temelle yapılacak bir yapı radye temelle yapılmaz. Maliyeti yükseltir. Mühendislik bilimi neyi gerekli görüyorsa ona göre yapıyı inşa etmek lazım. Örneğin kayalık zemin üzerinde radye temel kullanılmaz. Radye temel sistemi daha ıslak veya çamur zeminde kullanılması uygundur. Temelde kullanılacak yöntem her yapıya ve zemine göre değişir" diye konuştu.
ALP: EN DOĞRU TERCİH
Uluslararası Mimarlık Akademisi Bölge Başkanı Mimar Kentbilimci Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp, Türkiye'de 3 çeşit temel sistemi kullanıldığını söyledi. Bunların; münferit, mütemati ve radye temel sistemi olduğunu anlatan Alp, "En basit ve ilkel olan münferit temeli artık yapmıyoruz. Sismik İzolasyon sistemini ben 'depremsavar' olarak adlandırıyorum. Özellikle deprem bölgelerinde sismik izolasyon temel sistemini kullanmak en doğru tercih. Türkiye'de kullanımı hızla yaygınlaştırılmalı. Çünkü depremden korunmak için neredeyse kesin çözüm sunuyor" dedi. Ayrıca mevcut binalar için de önemli bir avantaj sağladığına değinen Alp, "Yapılmış binaları yıkmadan da kurtarılabiliyoruz" ifadesini kullandı.
DEPREM DALGALARINI SÖNDÜRÜYOR
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp ise Türkiye'deki yapıların yüzde 40'ının kaçak olduğunu ve mühendislik hizmetinin bulunmadığını söyledi. Harp sözlerine şöyle devam etti: "Yüzde 67'sinin de oturma izni yok. Büyük kentlerde bu rakam daha fazla. Temeli sağlam olmayan binaların oranı yüzde 67'nin üzerinde. Hatta iskanlı yapıların birçoğu yönetmeliklerden önce yapıldığı için bu rakam yüzde 80'lere kadar çıkabilir. Depremin etkisini azaltmak için özellikle çok yüksek veya hassas binalarda sismik izolasyon sistemi kullanılabilir. Depremin dalgalarını azaltmak için bu tür izolatörler kullanılır. Ancak bunların masrafı çok olduğu sıradan binalar için pek tercih edilmiyor. Halbuki bizim de bu sistemi kullanmaya başlamamız gerekiyor. Çünkü depremin dalgalarını söndürmede ciddi faydaları var."
