Hatay’daki Taş Ocakları
Antakya Çevre Koruma Derneği Sekreteri Dr.
Ali Kanatlı, taş ocaklarının doğaya ve insana vereceği zarar ortadayken; endemik bitkilerle çevrili olan Hatay’da 8 tane daha taş ocağının hazırlık aşamasında olduğunu öğrendiklerini söyledi.Dr. Kanatlı, yaptığı açıklamada, bu ocakların faaliyete girmesi halinde Hatay’ın kısa zamanda çöle döneceğini ifade ederek, "Taş ocağı gibi doğayı yok edecek işletmelerin ruhsatlandırılmasının önceden kamuoyuyla paylaşılması ve halkın bu sürece dahil edilmesi gerekir. Hatay’daki halı hazırda bulunan taş ocaklarının ihtiyacın fazlasını karşıladıkları, yeni kurulacak taş ocaklarının kar amaçlı oldukları biliniyor. Halen Hatay’da toplam 30 tane taş ocağı faaliyettedir. Bu taş ocaklarına hazırlık aşamasındakileri de eklersek toplam 38 tane taş ocağı demektir. Ayrıca faaliyeti durmuş olan 3 tane taş ocağı da mevcuttur. Yani toplam 41 tane dağımız yok olmaktadır. Taş ocaklarının doğaya yaptığı tahribatın yanında taşıma güzergahında bulunan yerleşim yerleri de büyük zarar görecektir" dedi.Taş ocaklarının, endemik bitki çeşitleriyle çevrili Hatay’ın, dağlarının, ormanlarının zeytin ve meşe ağaçlarıyla beraber hayvan otlaklarının, tarihi eserlerinin yok olmasına neden olacağını vurgulayan Kanatlı, taş ocaklarının hazırlık aşamasında olanlarının kamu yararına durdurulması ve ruhsatlarının iptal edilmesi, faaliyette olanlarının da çevreye verdiği zararların tespit edilmesi ve bu zararların ocağı işletenlerden kamu adına tazmin edilmesi gerektiğini belirtti.Ayrıca taşıma olayını yapacak kamyonların da çevreye ve insana zarar vermemesi için sürekli denetlenmeleri ve gündüz saatlerinde malzeme nakliyesinin engellenmesi gerektiğine değinen Kanatlı şunları kaydetti:"Malzemelerin üstlerinin muhakkak çadırla örtülü olması gibi önlemlerin alınması ve tavizsiz bir şekilde uygulanması gerekir. Faaliyeti duranların ise ocak bölgesini eski haline çevirmelerinin sağlanması gerekir. Bizler, Hatay’ımızın güzelliklerini yok etmekte olan, çığ gibi büyüyen taş ocakları sorununa geç kalmadan müdahale edilmesi gerektiğini ısrarla söylüyoruz. Bu sorunun görülmesini, farkına varılmasını, önemsenmesini ve dağlarımızın yok olmasının engellenmesini acilen istiyoruz."
Kaynak: İHA
