Faiz dibe vurdu tekstil şaha kaktı
Türkiye'de son dönemde yaşanan 2 gelişme umut tazeledi. Bitti denilen tekstil sektörü muhteşem bir şekilde geri döndü. Sektöre 100 bin eleman aranıyor.
Yeni yılla birlikte mevduat oranları % 8'in altına indi, faizcinin sıkıntısı arttı. 10 yıl önce 100 bin liranın aylık faizi 4.650, asgari ücret 116 liraydı. Bugün aynı paranın faizi 600, asgari ücret 629 TL. Ekonomideki istikrar paradan para kazananın değil çalışanın işine geliyor..
BU GETİRİ ASGARİ ÜCRETTEN AZ
Sabah gazetesinden Seva Yüzbaşıoğlu'nun haberine göre; Ekonomideki istikrar faizden geçinen yatırımcı için kabusa döndü. Parayı faize park edip dünyanın en yüksek faiziyle çalışmadan geçinme dönemi tamamen bitti. Merkez Bankası'nın aralık ayındaki faiz indiriminin ardından bankalar yılbaşıyla birlikte mevduat oranlarını 1- 1.5 puan düşürerek yüzde 7.75'e kadar düşürdü. Bu faizden vergi (stopaj) de düşüldüğünde yatırımcının eline geçen net faiz yüzde 7'yle tarihin en düşük seviyesine indi. Yıllık yüzde 7 faiz yıllardır bankadaki parasının getirisiyle yaşayan onbinlerce tasarruf sahibi için adeta felaket. 100 bin lirasını bankaya yatıran bir yatırımcı günde 20, ayda ise 600 lira kazanç sağlıyor. Bu getiri 629 liralık asgari ücretten bile az.
BONOLARDA DURUM VAHİM
Yatırımcı mevduat faizi yerine yıllardır en gözde yatırım aracı olan Hazine bonosuna gitse durum daha da vahim. Kamu bütçesindeki parlak performans nedeniyle Hazine'nin borçlanma ihtiyacı azalınca bu alanda da faizler tarihi dip yaptı. Dün en çok işlem gören Hazine bonosunun yıllık bileşik faizi yüzde 6.84 ile rekor düşük seviyeye indi. Bu faizden vergi de çıkınca yatırımcı net faiz yüzde 6.15'e kadar düşüyor. Yani 100 bin lirasını Hazine bonosuna yatırın tasarruf sahibi yılda ancak 6 bin 150, ayda ise 513 lira getiri sağlayabiliyor. Üstelik hem mevduat hem de bono faizinde yeni düşüşler bekleniyor. Geçen yılı yüzde 6.4'le 41 yılın en düşük seviyesinde kapatan yıllık enflasyonun ardından bankacılar Merkez Bankası'ndan yeni bir faiz indirimi daha bekliyor. Bufaizdeki getirinin daha da gerilemesi demek.
DÖVİZ DE KÂR ETMİYOR
Faizden umudunu kesip dövize koşmak da eskisi gibi kar etmiyor. ABD ve Avrupa'da faiz oranları ikinci dünya savaşından sonra en düşük seviyeye indi. Ayrıca merkez bankaları karşılıksız para basıyor. Döviz diğer gelişen ülkelerde olduğu gibi Türkiye'ye de yağıyor. Bu yüzden dövize de eskisi gibi yüksek faizler yok. Dolara, euroya yıllık en fazla yüzde 1.5 faiz veriliyor. Dövize geçen yatırımcı aynı zamanda kur riskiyle de karşı karşıya. 2010 başında dolar alan yatırımcının getirisi uluslararası paritedeki tüm yükselişe ve faiz getirisine rağmen 5.7'de kaldı. Euro alan yatırımcının durumu ise tam felaket oldu. Avrupa para birimi yurtdışında ve içinde değer kaybedince banka faizine rağmen anaparasının yüzde 2.6'sını kaybetti.
BU GETİRİ ASGARİ ÜCRETTEN AZ
Sabah gazetesinden Seva Yüzbaşıoğlu'nun haberine göre; Ekonomideki istikrar faizden geçinen yatırımcı için kabusa döndü. Parayı faize park edip dünyanın en yüksek faiziyle çalışmadan geçinme dönemi tamamen bitti. Merkez Bankası'nın aralık ayındaki faiz indiriminin ardından bankalar yılbaşıyla birlikte mevduat oranlarını 1- 1.5 puan düşürerek yüzde 7.75'e kadar düşürdü. Bu faizden vergi (stopaj) de düşüldüğünde yatırımcının eline geçen net faiz yüzde 7'yle tarihin en düşük seviyesine indi. Yıllık yüzde 7 faiz yıllardır bankadaki parasının getirisiyle yaşayan onbinlerce tasarruf sahibi için adeta felaket. 100 bin lirasını bankaya yatıran bir yatırımcı günde 20, ayda ise 600 lira kazanç sağlıyor. Bu getiri 629 liralık asgari ücretten bile az.
BONOLARDA DURUM VAHİM
Yatırımcı mevduat faizi yerine yıllardır en gözde yatırım aracı olan Hazine bonosuna gitse durum daha da vahim. Kamu bütçesindeki parlak performans nedeniyle Hazine'nin borçlanma ihtiyacı azalınca bu alanda da faizler tarihi dip yaptı. Dün en çok işlem gören Hazine bonosunun yıllık bileşik faizi yüzde 6.84 ile rekor düşük seviyeye indi. Bu faizden vergi de çıkınca yatırımcı net faiz yüzde 6.15'e kadar düşüyor. Yani 100 bin lirasını Hazine bonosuna yatırın tasarruf sahibi yılda ancak 6 bin 150, ayda ise 513 lira getiri sağlayabiliyor. Üstelik hem mevduat hem de bono faizinde yeni düşüşler bekleniyor. Geçen yılı yüzde 6.4'le 41 yılın en düşük seviyesinde kapatan yıllık enflasyonun ardından bankacılar Merkez Bankası'ndan yeni bir faiz indirimi daha bekliyor. Bufaizdeki getirinin daha da gerilemesi demek.
DÖVİZ DE KÂR ETMİYOR
Faizden umudunu kesip dövize koşmak da eskisi gibi kar etmiyor. ABD ve Avrupa'da faiz oranları ikinci dünya savaşından sonra en düşük seviyeye indi. Ayrıca merkez bankaları karşılıksız para basıyor. Döviz diğer gelişen ülkelerde olduğu gibi Türkiye'ye de yağıyor. Bu yüzden dövize de eskisi gibi yüksek faizler yok. Dolara, euroya yıllık en fazla yüzde 1.5 faiz veriliyor. Dövize geçen yatırımcı aynı zamanda kur riskiyle de karşı karşıya. 2010 başında dolar alan yatırımcının getirisi uluslararası paritedeki tüm yükselişe ve faiz getirisine rağmen 5.7'de kaldı. Euro alan yatırımcının durumu ise tam felaket oldu. Avrupa para birimi yurtdışında ve içinde değer kaybedince banka faizine rağmen anaparasının yüzde 2.6'sını kaybetti.
