Deniz Dolgusunda Uzlaşma Dönemi
Muğla'nın Marmaris İlçesine bağlı Orhaniye köyü Keçibükü mevkiinde bulunan Martı Marina İşletmeleri'nin geçtiğimiz ay başlattığı deniz dolgusunda uzlaşma dönemi başlıyor.
Martı marina işletmesi deniz yüzeyine 2 bin 348 metre kare yaptığı dolgu uzun zaman Marmaris gündemini meşgul etmiş, Marmaris ve çevresinden pek çok çevreci derneğin tepkisine neden olmuştu.
Konuyla alakalı olarak Marmaris Turizm ve Çevre Gönüllüleri Grubu dün Orhaniye köyü muhtarlığı yanında bulunan köy kahvesinde bir toplantı düzenledi. Grup başkanı Filiz Ersan, Orhaniye köyünde yaşayan gönüllü çevreci Hakkı Çopuroğlu, Çevrecilerin avukatı Mehmet Hasbioğlu ve pek çok köylünün katıldığı toplantıda konuşan Filiz Ersan "Martı grubu Marmaris'in bir dünya kenti olmasını amaçlıyormuş. Marmaris'i deniz dolgularıyla mı Dünya Kenti yapacaklar" dedi.
Er geç yaptıkları hatanın farkına varacaklarını söyleyen Ersan "Martı Marina'nın üzerine bulunduğu alan ikinci dereceden arkeolojik sit bölgesidir. Bu alanda bırakın dolgu yapmayı çivi bile çakılamaz. Burada dolgu yapanlar er geç hatalarını anlayacaklar. Biz istiyoruz ki iş işten geçmesin. Gelin bu sevdadan vaz geçin" dedi.
Çevrecilerin ve köylünün avukatı Mehmet Hasbioğlu da marinadaki sorunları iki önemli başlık altında topladı. Bunlardan birincisinin marina'nın kurulu olduğu alanın ikinci derece sit alanı olduğu, ikincisinin ise uluşlar arası bir sözleşme olan ve denizlerdeki poseidon çayırlarını korumakla alakalı kesin hükümler içeren Barcelona Sözleşmesi olduğunu belirten Hasbioğlu " Arkeolojik sit alanındaki yapılaşmanın koşulları yasalarla belirlenmiştir. Buradaki inşaat ruhsatına anıtlar kurulu nasıl görüş vermiş onu bilemiyorum. Bizim anladığımız genel hukuk kuralları çerçevesinde hukuka aykırı bir karar verilmiştir. Barselona sözleşmesine gelecek olursak, bizim anayasamıza göre uluslar arası sözleşmeler anayasal hükümler niteliğindedir. Tüm mahkemeleri bağlar. Bu hükümler dikkate alınmadan verilmiş olan yapı ruhsatı da hukuka aykırıdır. Biz bu anlamda bir dava açtık. Ancak davayı açmış olduğumuz arkadaş davadan feragat etti. Bu feragat nedeniyle şu anda yapı ruhsatının iptali için açılmış bir dava yok. Ancak Orhaniye köyünden bize vekalet veren vatandaşlar var" dedi.
YENİ DAVA AÇMADIK
Bundan sonraki süreçte neler olacağının Martı Marina'nın alacağı kararlara göre bu hafta sonu belli olacağını belirten Avukat Mehmet Hasbioğlu "Biz tam yeni bir dava açma arifesindeyken Burada köy muhtarımızın huzurunda martı marina ile köylü vatandaşlar arasında bir görüşme yapılmış. Bu görüşmede de Martı Marina'nın yetkilileri, bundan sonra dolgu yapmaktan vazgeçtiklerini muhatımız ve köyde yaşayan çevreci arkadaşımız Hakkı Çopuroğluna söz vermişler. Bu nedenle açacağımız davada bekleme kararı aldık. Şu anda Martı Marina'nın yönetim kurulu kararı ile bu dolguyu yapmaktan vaz geçtiklerini kamuoyuna açıklamalarını bekliyoruz. Bu açıklama gelmezse çevreye duyarlı olan herkesle birlikte bu davayı açacağız" diye konuştu.
Konuyla alakalı olarak Marmaris Turizm ve Çevre Gönüllüleri Grubu dün Orhaniye köyü muhtarlığı yanında bulunan köy kahvesinde bir toplantı düzenledi. Grup başkanı Filiz Ersan, Orhaniye köyünde yaşayan gönüllü çevreci Hakkı Çopuroğlu, Çevrecilerin avukatı Mehmet Hasbioğlu ve pek çok köylünün katıldığı toplantıda konuşan Filiz Ersan "Martı grubu Marmaris'in bir dünya kenti olmasını amaçlıyormuş. Marmaris'i deniz dolgularıyla mı Dünya Kenti yapacaklar" dedi.
Er geç yaptıkları hatanın farkına varacaklarını söyleyen Ersan "Martı Marina'nın üzerine bulunduğu alan ikinci dereceden arkeolojik sit bölgesidir. Bu alanda bırakın dolgu yapmayı çivi bile çakılamaz. Burada dolgu yapanlar er geç hatalarını anlayacaklar. Biz istiyoruz ki iş işten geçmesin. Gelin bu sevdadan vaz geçin" dedi.
Çevrecilerin ve köylünün avukatı Mehmet Hasbioğlu da marinadaki sorunları iki önemli başlık altında topladı. Bunlardan birincisinin marina'nın kurulu olduğu alanın ikinci derece sit alanı olduğu, ikincisinin ise uluşlar arası bir sözleşme olan ve denizlerdeki poseidon çayırlarını korumakla alakalı kesin hükümler içeren Barcelona Sözleşmesi olduğunu belirten Hasbioğlu " Arkeolojik sit alanındaki yapılaşmanın koşulları yasalarla belirlenmiştir. Buradaki inşaat ruhsatına anıtlar kurulu nasıl görüş vermiş onu bilemiyorum. Bizim anladığımız genel hukuk kuralları çerçevesinde hukuka aykırı bir karar verilmiştir. Barselona sözleşmesine gelecek olursak, bizim anayasamıza göre uluslar arası sözleşmeler anayasal hükümler niteliğindedir. Tüm mahkemeleri bağlar. Bu hükümler dikkate alınmadan verilmiş olan yapı ruhsatı da hukuka aykırıdır. Biz bu anlamda bir dava açtık. Ancak davayı açmış olduğumuz arkadaş davadan feragat etti. Bu feragat nedeniyle şu anda yapı ruhsatının iptali için açılmış bir dava yok. Ancak Orhaniye köyünden bize vekalet veren vatandaşlar var" dedi.
YENİ DAVA AÇMADIK
Bundan sonraki süreçte neler olacağının Martı Marina'nın alacağı kararlara göre bu hafta sonu belli olacağını belirten Avukat Mehmet Hasbioğlu "Biz tam yeni bir dava açma arifesindeyken Burada köy muhtarımızın huzurunda martı marina ile köylü vatandaşlar arasında bir görüşme yapılmış. Bu görüşmede de Martı Marina'nın yetkilileri, bundan sonra dolgu yapmaktan vazgeçtiklerini muhatımız ve köyde yaşayan çevreci arkadaşımız Hakkı Çopuroğluna söz vermişler. Bu nedenle açacağımız davada bekleme kararı aldık. Şu anda Martı Marina'nın yönetim kurulu kararı ile bu dolguyu yapmaktan vaz geçtiklerini kamuoyuna açıklamalarını bekliyoruz. Bu açıklama gelmezse çevreye duyarlı olan herkesle birlikte bu davayı açacağız" diye konuştu.
