'27 yıldır darbenin izini yüzümde taşıyorum' (Özel)
Muğla'nın Bodrum ilçesine bağlı Mumcular beldesinde, 12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde Millî Savunma Bakanlığı'na, çektiği sıkıntıları ve gördüğü
O zamanlar çalışmaya gittiği yerlerde otelde kaldığını, gece sivil polislerin gelerek, nereli olduğunu sorup karakola götürdüklerini ve öldüresiye dövdüklerini belirten Kocaman, şunları kaydetti: "Psikolojim bozuldu. Millî Savunma Bakanlığı'na mektup yolladım. Hatırladığım kadarıyla şöyle yazmıştım: 'Sayın Bakanım, yarın savaş olsa malı mülkü olan düşünsün. İkide bir Kıbrıs'a gidiyorsunuz. Neden işsizliği önlemiyorsunuz? İkide bir Atatürk, Atatürk diyorsunuz. Atatürkçüler olarak ölürken La ilahe illallah, Atatürk resullullah mı diyelim, Muhammedün Resulullah mı diyelim?' Bunun neresi kötü? Atatürk'ü küçük düşürmekten dolayı başıma böyle olayların geleceğini hiç zannetmiyordum. Mektuptan dolayı hakkımda soruşturma açılmış. Tutuklanacağımı sezmiştim. Karakolda 15-20 gün gözaltında tuttular. Bana 'asker düşmanı, Atatürk düşmanı, cumhuriyet düşmanı' diyeceklerdi. Asla öyle biri değilim. Ben askere her zaman yardım ederim. Yolda bile görsem askerleri arabama alıyordum. Askerler misafirim olmuştur. Referandumda kullanacağım 'evet' oyundan dolayı diyorlar ki, 'Cumhuriyeti seviyorsan, Atatürk'ü seviyorsan hayır kullan. Ben Atatürk'ü her zaman seviyorum. Atatürk olmasa biz acaba hangi dili konuşurduk? Acaba hangi devletin yönetiminde olurduk? Kesinlikle kararımdan caymayacağım."
12 Eylül askeri darbesinin izini 27 yıldır yüzünde taşıdığını vurgulayan Muhammet Kocaman, şunları söyledi: "Birkaç gardiyan, beni bir güzel dövdü. Daha sonra mahkememde hakim şişmiş yüzümü görünce beraat ettim. Diyor ki Ceza Yasası'nda, 'Düşünce ve eleştiri suçundan ceza verilemez.' Ben bu kadar dayak yedim, işkence gördüm. Adalete nasıl güveneyim? Bu jandarma, bu gardiyan böyle yaparsa, kimbilir şu anda cezaevlerinde neler oluyor. Jandarmalar ve gardiyanlar, demirden çubukla dayak attılar. Ben her şeye rağmen Türkiye'nin yanında. Atatürk'ün yanında olmuşumdur. Türkiye Cumhuriyeti'ni hiç kimse yıkamaz. Ordumuzun yanında her zaman yer alırım. Beni cumhuriyet ve Atatük düşmanı olarak görüyorlar, hattâ mahkeme de bu konudan dolayı oluyor. Millî Savunma Bakanlığı'nın aklı başında olsa, bu mektuptan dolayı benden davacı olmaz. Bir gün gelir bu mektup misyonunu yitirir, ben de onlardan davacı olurum."
'KENAN EVREN DE YARGILANSIN'
"Evet" oyu vermedeki amacının, 15. maddenin kaldırılıp darbe yapanlardan, milletin canını yakanlardan hesap sorulması olduğunu belirten Kocaman, "Referandumu hazırlayanlar söylediklerini yerine getirmezse terör olur. 12 Eylül'de darbe yapanlar yargılansın. Yargı yoluna Kenan Evren de gitsin. '90 yaşına gelmiş. Yargılansa ne olur yargılanmasa ne olur?' diyorlar. Bu adamın yargılanması lazım. Milletin canını yakan, milletin üzerine tankları süren o. Biz düşman mıyız, üzerimize tankları sürüyorlar?" dedi. Yaklaşık 200 yılından bu yana Türkiye'de darbeler yapıldığını ve yapılmaya çalışıldığını vurgulayan Kocaman, şunları kaydetti: "Ayışığı, Balyoz derken kimleri buna inanıyor, kimileri inanmıyor. İkide bir ihtilâl yapmaya çalışıyorlar. Eskisi gibi sağcı solcu olayları yok. Bu darbelerin olmaması, bir daha aynı durumların yaşanmaması için Anayasa'nın 15. maddesinin kaldırılmasını istiyorum, Kenan Evren ve darbe yapan kişilerin hepsinin yargı yoluna gitmesini istiyorum."
