Memur-sen Genel Başkanı Gündoğdu, Toplu Görüşme Sürecini Değerlendirdi

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, fiili olarak bir toplu sözleşme imzaladıklarını söyledi.

Memur-Sen Genel Başkanı Gündoğdu, konfederasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 2010 yılı toplu görüşme sürecini değerlendirdi. Gündoğdu, 2010 yılında fiili toplu sözleşme imzalamak hedefiyle masaya oturduklarını belirterek, "Bugün fiili olarak toplu sözleşme imzalamış bulunuyoruz" dedi.
2010 yılı toplu görüşmelerinin sona ermesinden hemen sonra; diğer memur konfederasyonlarının haddi aşan, haksız olan, gerçek olmadığı kendileri tarafından da bilinen beyanlar içeren basın açıklamalar yaptığını belirten Gündoğdu, "Rakiplerimiz küçülüyor, gülünç oluyorlar. Yalanlara sarılarak kamu çalışanlarının bu başarısını gölgelemeye çalışıyorlar" diye konuştu.
KESK'in toplu görüşme masasını meşru görmediğine ilişkin açıklamalarına tepki gösteren Gündoğdu, "Madem teklif edecek kadar meşru görüyorsun; bu masada enflasyonun üzerinde artış sağlayan, 2 yıllık ek ödeme hasretine son veren, aile yardımında 40 TL artış sağlayan, sendika üyelerine 3 ayda bir 45 TL ikramiye verilmesinin yolunu açan Memur-Sen'i alkışlamaktan niye korkuyorsun. Üstelik de kamu görevlilerinin mevcut sorunlarının birçoğunu çözüme kavuşturacak, sözleşmeli personeli kadroya biraz daha
yaklaştıracak hükümler içeren 60'ı aşan konunun yer aldığı listeleri niye görmezden geliyorsun. Yoksa sözleşmeli personelin çocuk yardımı, eş yardımı almasını istemiyor musun? Yoksa tedavi yolluklarının artmasını talep etmiyor musun? Kim bilir? Belki de 657 sayılı Kanun değişikliğinin Konfederasyonların görüşü olmaksızın TBMM sevkinden rahatsızlık duymuyorsun" şeklinde konuştu.
Memur-Sen'in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesini 'şaibeli' olarak nitelendiren KESK Başkanı Evren'i de eleştiren Gündoğdu, "Yunanistan Başbakanı ile mi görüşecektik?" dedi.
Bugüne kadar Başbakan'la yaptıkları her görüşmeden sonuç aldıklarını söyleyen Gündoğdu, giyim yardımının nakdi ödenmesi, promosyonların tamamının çalışanlara verilmesi gibi sonuçların bu görüşmeler sonucu elde edildiğini anlattı.

2010 YILI TOPLU GÖRÜŞME KAZANIMLARI
Gündoğdu, 2010 yılı toplu görüşmelerinde elde ettikleri kazanımları da sıralayarak, kamu çalışanlarının bu kazanımlar hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini söyledi. Gündoğdu şunları kaydetti:
"2011 yılında kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerine birinci altı ay için yüzde 4, ikinci 6 ay için yüzde 4 olmak üzere yıllık yüzde 8,16 artış yapılacak. Merkez Bankası'nın 2011 enflasyon tahmininin ortalama 5,3 olduğu dikkate alındığında, maaş artış oranının enflasyon tahmininin üzerinde olması sağlanmıştır. Hatta, maaş artış oranı en yüksek enflasyon tahmini olan yüzde 7'nin de üzerinde olmuştur. Bu kıyaslamada ek ödeme, toplu görüşme ikramiyesi ve eş yardımı da dikkate alınmamıştır. Evli, 3
çocuklu, eşi çalışmayan sendika üyesi 14/2'deki bir hizmetlinin 2011 Temmuz maaşı 1541 TL olacak. Bunun anlamı, en düşük memur maaşında yıl sonu itibarıyla yüzde 18 artış gerçekleşmesi Çalışmayan eş için yapılan aile yardımında, yüzde 8'lik artışa ilave yıllık bazda 40 TL artış sağlanmış, asıl önemlisi sözleşmeli personelinde bu yardımdan yararlanması sağlanarak onların aylıklarında 1 Ocak 2011'dan itibaren 124 TL'lik ilave bir artış olacak, 1 Temmuz 2011'de ise bu artış yaklaşık 140 TL'ye ulaşacak. 2008
yılında üzerinde mutabakata varılan ve 2009 ve 2010 yıllarında herhangi bir artış yapılmayan ek ödemelerde; 2011 Ocak'tan geçerli olmak üzere en düşüğü 80 TL artış yapılmıştır. Toplu görüşme ikramiyesi, yeniden hayata geçirilmiş ve 3 ayda bir sendika üyesi kamu görevlilerine 45 TL ikramiye ödenmesi sağlanmıştır. Toplu sözleşme sürecine yönelik mevzuat tasarısı hazırlık çalışmalarına başlanması diğer bir ifadeyle toplu sözleşmenin hukukunun ortaya çıkarılması, önlisans mezunu diyanet işleri başkanlığı
personeline sınavsız olarak lisans tamamlama hakkı verilmesi, öğretmen dışında kalan MEB çalışanlarının (hizmetli, memur, teknisyen vb.) görev tanımlarının yapılması, bu personelin atama ve yer değiştirme işlemlerinin düzenlenmesi konusunda bir çalışla yapılması, kamu görevlilerinin 2010 Yılı "Sağlık Uygulama Tebliği" ve tedavi yolluklarıyla ilgili hüküm ve uygulamalar nedeniyle yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi, Sağlık Bakanlığında 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi ve 4924 sayılı Kanun kapsamında
istihdam edilen sözleşmeli personelin; istihdamları, sorumlulukları, mali-sosyal ve özlük hakları açısından tek çatı altında toplanması hususunda çalışma yapılması, Sözleşmeli İmam ve Kur'an Kursu öğreticilerine ek ders ücreti verilmesi konusunda çalışma yapılması, belediye çalışanlarının aylıklarının zamanında ödenmesi konusunda Başbakanlık Genelgesi yayımlanması, Sağlık Bakanlığı personeline 375 sayılı KHK kapsamında ödenen ek ödeme ile döner sermaye ödemeleri arasında yıllık bazda yapılan mahsuplaşmanın,
aylık bazda gerçekleştirilmesi, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliği 15 nci ve EK 1 inci maddelerinin, bu maddelerin uygulanması konusunda ortaya çıkan ve Konfederasyonlar tarafından tespit edilen sorunlar çerçevesinde ilgili kurumların da görüşleri alınarak değerlendirilmesi, sözleşmeli personele eş durumu özrüne dayalı yer değiştirme hakkı verilmesi, sözleşmeli personelin yöneticilik yapabilmesi, sözleşmeli personel pozisyonlarının iptal edilmesi durumunda, bu
personelin diğer sözleşmeli personel pozisyonlarına yerleştirilmesinde objektif sistem kurulması, ilk defa sözleşmeli personel alımının söz konusu olması durumunda, öncelikle kurum içi ilana çıkılarak boş pozisyonların kurum içinden doldurulması akabinde boşalan pozisyonlar için dışarıdan personel alımı yoluna gidilmesinin değerlendirilmesi, sözleşmeli personelin Hac'da görevlendirilmesi, sözleşmeli personele sürekli görev yolluğu ödenmesi konusunda çalışma yapılması, konaklama ücretindeki 10 günlük sınırın
kaldırılması konusunda çalışma yapılması, sözleşmeli personelden sözleşme ücreti damga vergisi alınmaması ya da bunun kurum tarafından karşılanması, 4/B statüsünde istihdam edilen sözleşmeli personel ile 5393 sayılı Kanuna göre istihdam edilen sözleşmeli personelden emsali Devlet memuru ile kıyaslandığında aylık olarak daha düşük ücret alan sözleşmeli personelin ücretlerinin emsali Devlet memuru seviyesine çıkarılması, taşınır kayıt kontrol yetkililerinden kefalet sandığı aidatı kesilmemesi ya da bu
personele kefalet aidatı kesinti miktarına denk gelecek tutarda ilave tazminat ödenmesi, KİT lojman ücretlerinden KDV alınmamasının değerlendirilmesi gibi kamu görevlilerini memnun eden, sözleşmeli personelin de kadroya geçme umudunu artıran talep ve konular Mutabakat Metni'nde yer almıştır."
Tüm bunların Göğüslerini gere gere anlatacakları kazanımlar olduğunu belirten Gündoğdu, "393 bin üyemizin bu ülkenin birikimlerinden hak ettiği payı alabilmesi için emek mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülkenin emeğini ve özgürlüklerini topyekün katleden, millet iradesini yok eden darbeci anlayışla da mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi.
Türkiye Kamu-Sen'in mutabakat metnini imzalamamış olması ile metnin geçersiz olacağı yönündeki değerlendirmelerin sorulması üzerine ise Gündoğdu, "KESK ciddi bir teklif yapmış, kendi teklifini sulandırmış, masadan kaçmıştır. Bu görüşmeler yapılıyorken, orada olmadığına göre, koltuğu boş kaldığına göre, koltuk dolu kabul edilerek cümle kurulamaz. Masada Kamu-Sen ve Memur-Sen vardı. Memur-Sen'in ikinci konfederasyonla arasındaki fark 22 bin; üçüncü konfederasyonla arasındaki fark 173 bin. Sendikalar heyet
başkanı ve yasa da bunu içeriyor. Dolayısıyla biz imzalayıp, diğerleri olmadığında bir sorun olmaz, ama biz imzalamasaydık da, diğerleri imzalamak için can atsaydı, bir sonuç alınamazdı" şeklinde konuştu.