Dsp Genel Başkanı Türker Sakarya'da
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, Anayasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesi'nin güvenirliğini yitirmesine neden olabileceğini belirtti.

yılında olduğu gibi siyasi partilerle uzlaşmadan, onların düşünceleri dikkate alınmadan, muhalefet susturularak TBMM'de kabul edildi. Biz diyoruz ki, ister 5 generalin, ister Recep Tayyip Erdoğan'ın dayattığı Anayasa, ikisi de aynı, ikisinin de hazırlanış açısından birbirinden farkı yok. Bu bizim referandumda 'hayır' dememizin birinci gerekçesidir" dedi.
Hükümetin hazırladığı Anayasa değişikliğinin yargı bağımsızlığını zedeleyecek nitelikte tehlikeli maddeler içerdiğini belirten Türker, şunları söyledi;
"HSYK üyeliğine dışarıdan atama yaparak veya hakimler arasında seçim yaparak, hukukun üstünlüğünü bulandırmak istiyorlar. Hukukun üstünlüğü ilkesinin asla zedelenmemesi gerekir. DSP buna izin vermemek için referandumda 'hayır' diyecektir. Ülkede demokrasinin işlerliğinin sürmesini istiyorsak, referandumda hep beraber 'hayır' demeliyiz. Aksi takdirde Türkiye tam bir dikta rejimine dönüşecektir."
Referandumda "hayır" oyu kullanılmasının Türkiye'yi Cumhuriyet rejimini tehditlerden korumak anlamına geleceğini söyleyen Türker, "Hep birlikte 'hayır' diyeceğiz ve ülkemizi, rejimimizi, yargı bağımsızlığını koruyacağız. Anayasa Mahkemesi'nin yapısını da değiştirmeyi çok istiyorlar. Yapı değiştiği anda sistem sulandırılacak, sulandırılınca herhangi bir mahkeme kararı farklılık kazanacak. Bu değişiklik olur olmaz, yeni değişiklik yolda. O da temel değerlerin, cumhuriyetin temel değerlerinin, demokratik,
laik yapısının değiştirilmesi. Bu anayasaya 'evet' demek, Türkiye'nin federal bir yapıya dönüşmesi, özerk bölgelerin yavaş yavaş tanınması, üniter devlet yapısının, ulusal birliğin yavaş yavaş ortadan kalkması demektir. 'Evet' demek, 'diktatörlük' demek olacaktır" diye konuştu.
Türker, Anayasa değişikliğini gündeme getiren AK Parti ve beraberindeki hukukçularının Venedik kriterleri konusundaki yaklaşımının da bir diğer itiraz noktası olduğunu belirterek, "Venedik kriterlerine uyulacaksa, önce bunun gerekleri yerine getirilmeli. Venedik kriterlerine göre halkoylaması, madde madde ya da gruplar halinde oylanarak yapılır. Oysa bunlar 26 maddeyi bir maddeymiş gibi halkoyuna sunacak. Değişikliğin içeriğine baktığımızda, gerek Anayasa Mahkemesi, gerekse HSYK'nin yapılarını değiştiren
maddeler, toplumun geleceğini karartacak ve rejim değişimine neden olabilecek nitelikte hazırlanmıştır. Diğer maddeleri de tek tek ele aldığımızda onların eksikliklerini ortaya koyabiliriz. Ancak bu iki değişiklik çok çok önemli ve buna geçit vermemek için 'hayır' diyeceğiz" dedi.
HSYK üyeliğine dışarıdan atama yaparak, hakimler arasında seçim yaparak, Yargıtay üyeliği seçimini etkileyerek, hukukun üstünlüğünün bulandırılmak istendiğini ifade eden Türker, "Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın kitabında belirttiği gibi bir cemaatin, bir camianın eline geçerse, artık hukuk, hukukçu anlayışta değil, o camianın, cemaatin dünya görüşüne göre şekillenir ve bu görüşlere dayanarak gelişir" diye konuştu.
