Ülkücü Yaman: 12 Eylül'de işkence görmüş sağcı ve solcu refarandumda 'hayır' diyemez
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısında mektubunu okurken gözyaşlarını tutamadığı Mustafa Pehlivanoğlu ile aynı koğuşta kalan ülkücü İrfan
12 Eylül 2010 tarihinin darbecilerle yüzleşme günü olacağını ve referandumun tarihi bir gün olduğunu belirten Yaman, 'evet' oyu verecek ülkücülerin "Hain, onlar ülkücü değil." diye nitelendirilmesini "Kem söz sahibine aittir." diyerek, bu şahısları muhatap almadıklarını ifade etti.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde turizmle uğraşan İrfan Yaman, 12 Eylül askeri darbesinde merhum BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında mektubunu okurken gözyaşlarını tutamadığı Mustafa Pehlivanoğlu ile aynı koğuşta kader birliği yapmış. 12 Eylül askeri darbesinin hem sağda hem de soldan 680 bin kişiyi mağdur ettiğini belirten İrfan Yaman, askeri darbeden sonra işkence gören ülkücü veya bir solcunun referandumda oyunun 'hayır' olacağını zannetmediğini söyledi. Ülkede, 11 Eylül tarihine kadar kan gövdeyi götürürken, birilerinin hiç kılını kıpırdatmadığına dikkat çeken İrfan Yaman, bir gün sonra ise askeri darbeyle birlikte çatışmaların sona ermesinin manidar olduğunu ifade etti.
Yaman, "12 Eylül askeri darbe sonrası 6 yıl süresince tutuklu bulunduğum Mamak'ta sürekli işkence gördüm. Askeri darbe mağduru biri olarak referandumda oyumu 'evet' vereceğim. Cezaevinde işkence görmüş askeri darbe mağdurlarının referandumda 'hayır' oyu vereceğini zannetmiyorum. Referandumda yüzde 70'e yakın bir oyla evet çıkacağına inanıyorum. 12 Eylül hem sağcı hem solcu gençlerin üzerinden silindir gibi ezip geçti. 680 bin insan darbe mağduru oldu. Mamak'ta 46 ay yatmasına karşı neden yattığını bilmeyen arkadaşlarım vardı. Ben de 16 ay yattıktan sonra neden yattığımı öğrenebildim. 16 ay sonra hakim karşısına çıktım ve 6 yıl yattıktan sonra bereat ettim." diye konuştu.
Gazi Üniversitesi Almanca Bölümü mezunu olan Yaman, Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte yaşadıkları cezaevi anılarını anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Darbe sonrası tutuklanan ülkücü ve devrimci gençlerin Mamak'ta kaldıkları yerde eşleştirildiğini belirten Yaman, aynı koğuşta kaldıkları solcu ve ülkücü ayrımı yapmadan çok ağır işkence yapıldığını, bayıltılıncaya kadar dövüldükten sonra üzerine soğuk su dökülerek ayıldığını söyledi. Yaman cezaevi anılarıyla ilgili şu bilgileri verdi: "Mamak'ta kaldığım 6 yıl süresince sürekli işkence gördüm. Tuvalete gitme ve büyük abdestini yapmak için 3, küçük abdestini yapmak için 1 dakika süre veriyorlardı. Tuvaletten çıkma süresi geçince dayak mangası tarafından 'vatan hainleri diyerek' bayıltıncaya kadar dövülüyorduk. Erken çıkarsak da İrfan Yaman, Antalya, komutanım tuvalet ihtiyacımı yaptım diyerek tekmil veriyorduk. Tekmil vermemize rağmen yine dayak yiyorduk. En büyük işkence ise saçlarımın ve bıyıklarımın yolunması oldu. 12 Eylül mağduru bir ülkücü referandumda 'hayır' oyu veremez. Hayır oyu verecek olanlar da 12 Eylül'de işkence görmemiştir." şeklinde konuştu.
Referandumda esas 'evet' oyu verecek olan partilerin MHP ile CHP olması gerektiğine vurgulayan Yaman, AK Parti'nin 12 Eylül'de bedel ödememesine rağmen anayasa değişikliğine giderek 30 yıl önce yaşanan karanlık olayları gün yüzüne çıkarmaya çalıştığını kaydetti. 12 Eylül 2010 tarihinin darbecilerle yüzleşme günü olacağını ve referandumun tarihi bir gün olduğunu belirten Yaman, bir partinin üst düzey yetkililerinin 'evet' oyu verecek ülkücülere, "Hain, onlar ülkücü değil." gibi sözlerin "Kem söz sahibine aittir." diyerek muhatap almadıklarını ifade etti.
Yaman, 5 bin yıllık devlet kurma geçmişi bulunan bir milletin, sivil bir anayasa yapmasının en doğal hakkı olduğunu dile getirdi. Yaman, esas ayıbın askeri darbe yapılalı 30 yıl geçmesine rağmen seçilmişlerin hala bir sivil anayasa yapamamaları olduğunu kaydetti.
Türkiye'de ne zaman işlerin iyi gitmeye başladığını, karanlık güçlerin devreye girerek ayağına çelme attığını belirten Yaman, referandumda evet diyerek ülkenin kalkınması ve ilerlemesine 187 yıldır engellemelerin sona ereceğine inandığını belirtti.
İrfan Yaman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin grup toplantısında idam edilen arkadaşı Mustafa Pehlivanoğlu'nun ailesine yazdığı mektubunu okurken ağlamasını eleştirenleri ayıpladığını söyledi. Ağlamanın insana özgü erdemli bir davranışolduğunu belirten Yaman, esas üzüntü verenin, ülkücüler idam edilirken ve işkence görürken bir damla gözyaşı dökmeyenlerin olduğunu sözlerine ekledi.
