Elazığlı Ülkücüler, anayasa değişiklik paketine 'evet' diyecek

12 Eylül 1980 darbesinin ardından cezaevinde hapis yatıp işkencelere maruz kalan Elazığlı eski ülkücüler, anayasa değişiklik paketine 'evet' diyecekle

12 Eylül 1980 darbesinin ardından cezaevinde hapis yatıp işkencelere maruz kalan Elazığlı eski ülkücüler, anayasa değişiklik paketine 'evet' diyeceklerini açıkladı. Eski Ülkücüler, darbe döneminde yaşadıkları sıkıntıları ve anayasa değişiklik paketi'ne neden 'evet' kullanacaklarını anlattı.

12 Eylül'de yapılacak referandumda anayasa değişiklik paketine 'evet' oyu kullanacaklarını söyleyen Elazığlı ülkücülerden Ahmet Tevfik Ozan ve Kemal Tekoğlu, hazırlanan paketin millete refah ve huzur getireceğine inandıklarını ifade ettiler. Darbe öncesi ve sonrası yaklaşık 5 buçuk yıl hapis yatan ve şu an Fırat Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'nda Öğretim Üyesi olarak çalışan Yrd. Doç. Dr Ahmet Tevfik Ozan,12 Eylül darbesinin bütün Türkiye'nin üzerine heyelan gibi çöktüğünü söyledi. Ozan, darbecilerin, cuntacıların, çetelerin ve bürokratik çetelerin tarih önünde hesap vereceklerini ifade etti.

Geçmişte yaşadığı sıkıntıları ve Anayasa Değişikliği Paketine neden 'evet' oyu vereceklerini CİHAN'a anlatan Ozan, darbenin oluşturduğu sıkıntıları şu sözlerle özetledi: "12 Eylül darbesi Türkiye'nin üzerine heyelan gibi çöktü. Nasıl karlar kış mevsiminde çiçeklerin üzerini kaplar. Karların kalbi yoktur, yani bahar güneşinin çiçeklere gösterdiği merhameti karlardan bekleyemezsiniz.''

"BENİM ÜLKÜCÜLÜĞÜMÜ BİR PARTİNİN GENEL BAŞKANI TAYİN EDEMEZ"

Erzurum'da hastanede çalışırken bir astsubayın doktorları teftiş ettiğini dile getiren Tevfik Ozan, 'İhtilal eşittir kan' ifadesini kullandı. Ozan, 'Bana göre, darbecileri, cuntacıları, çeteleri ve bürokratik çeteleri destekleyen çeteler tarih önünde mutlaka hesap vereceklerdir. Ben 1970 yılından beri ülkücüyüm. Benim ülkücülük sıfatımı herhangi bir genel başkan tayin ve tasvip edemez. Benim ülkücülük sıfatım mahkeme kayıtlarındadır. Bir partinin genel başkanı çıkıyor ve diyor 'bunlar eski ülkücü, bunlar müsvette.' Ben, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde hapis yattım. Bize bu sözleri söyleyen genel başkanın okulu cezaevinden 800 metre ilerdeydi. Ben cezaevinde yatarken o pencereden dışarı bakamıyordu. Bana ülkücü sıfatını, beni idamla, 50 seneyle yargılayan savcılar verdi.'' şeklinde konuştu.

Değişikliğin, halka huzur ve refah getireceğini belirten Ozan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Ben kendi adıma konuşuyorum, bu anayasa değişikliğini hiç istemediğim, sevmediğim bir parti de getirmiş olsa yine de 'evet' derim. Çünkü bu anayasa değişikliğinin bütün maddeleri açıktır. Kadınlara, çocuklara ayrıcalık tanıma, sendikal hakları düzenlemenin PKK ile ne alakası var? Anayasa oylamasına huzur-u kalple evet diyeceğim.''

Sıkıyönetim döneminde cezaevinde yatan ve türlü işkencelere maruz kalan ülkücü Kemal Tekoğlu ise çok sevdiği bir arkadaşının o dönemde idam edildiğini söyledi. Kendilerini yargılayan hakimlerin 'Bu memlekette sizden başka insanlar yok mu? Devlet var, polis var, ordu var. Siz neden bu memlekete sahip çıktınız?' sorularına, ''Vatan bizim vatanımız, bayrak bizim bayrağımız, bu din bizim' şeklinde cevap verdiklerini hatırlatan Tekoğlu, ''Eğer biz 1978'de memlekete sahip çıkmasaydık, Türkiye, Afganistan gibi olabilirdi. Benim arkadaşım idam edildiği zaman acaba dışarıda bulunan ve bize eski ülkücü yaftasını yapıştıranlar acaba yataklarından rahat uyudular mı? Biz sabahlara kadar tüm mahkumlar, tekbir getirerek Malatyalı Cengiz'i idam sehpasına gönderdik.'' diye konuştu.

Şu an kendilerine asker denildiği zaman 12 Eylül dönemini hatırladıklarını ifade eden Kemal Tekoğlu, cezaevinde kendisine türlü işkencelerin yapıldığını aktardı, Tekoğlu, şöyle konuştu: ''Bize cezaevinde işkenceler yapıldı. İşkenceler içerisinde Filistin askısı vardı, lastik vardı. Anadan üryan bıraktılar. Çok zor dönemler, seneler geçirdik. Artık o dönemden kalma anayasa sona erecek.''