Cumhurbaşkanı Gül Nijerya'da

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gelişmekte olan ülkelerin, karar alma süreçlerinin vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğini söyledi. Gül, Nijerya'nın başkenti Abuja'da düz...



Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gelişmekte olan ülkelerin, karar alma süreçlerinin vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğini söyledi.

Gül, Nijerya'nın başkenti Abuja'da düzenlenen D-8 Yedinci Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, kurucusu olduğu D-8'e başından beri büyük önem verdiğini belirtti.
D-8'in kuruluş aşamasında üye ülkelerin ekonomilerinin güçlendirilmesi ve işbirliği yoluyla ülke halklarının zenginleşmesi amacı etrafında birleştiğini anlatan Gül, bugün de aynı hedeflerin geçerli olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Gül, 1990'lı yılların başlarında salt ekonomik gelişim kavramının, yerini insan hakları, demokratik katılımcılık, kadın-erkek eşitliği, yoksullukla ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi insan odaklı gelişime bıraktığını belirterek, merkezine insan faktörünü oturtmayan bir gelişimin gerçekçi olamayacağını kaydetti.
D-8'in de gelişim çabalarının odağına insan faktörünü yerleştirmesi gerektiğini dile getiren Gül, bu önceliğin yöneticileri özgürlüklerin artırılması, eşitlik ve zenginlik sağlamaya zorladığını söyledi.
Küresel ekonomik krizin, D-8 ve benzeri örgütlerin kurulmasındaki akılcılığı ortaya koyduğuna dikkati çeken Gül, kriz sırasında gelişmekte olan ülkelerin gösterdiği büyüme performansının dünya ekonomisini çöküşten kurtardığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Gül, ''Gelişmekte olan ülkelerin karar alma süreçlerinin vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye ve Endonezya, üyesi oldukları G-20 bünyesinde D-8'in de sesi olmaktadır'' diye konuştu.
Küresel krizin tüm ülkelerin birbiriyle bağlantısını ve bir ülkenin krizin olumsuz etkilerini kendi başına aşmasının mümkün olmadığını açık bir şekilde gösterdiğini anlatan Gül, D-8 gibi kuruluşlarda aynı görüşe sahip ülkelerin uyum içinde ve işbirliğini derinleştirerek hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Gül, D-8'i yeni gerçekler ve küresel ekonomik sistemin gerekliliklerine uyumlu hale getirmek için vizyon paylaşımına ihtiyaç olduğunu da dile getirdi.
D-8 ülkelerinin dünya nüfusunun yüzde 15'ini oluşturan 960 milyonun üzerinde nüfusa sahip olduğunu, zengin doğal ve enerji kaynakları barındırdığını, elverişli tarımsal kaynakları olduğunu, büyük turizm potansiyeline sahip olduğunu anlatan Gül, üye ülkeler Türkiye, Endonezya, Malezya ve İran'ın ihracatçı ilk 25 ülke içinde yer aldığını, Endonezya ve Türkiye'nin ise G-20 üyesi olduğunu anlattı.
Cumhurbaşkanı Gül, üye ülkelerin yatırım ve ticaret konularına öncelik vermesi gerektiğini belirterek, yakın işbirliğinin ülke ekonomilerine büyük katkısı olacağını söyledi.
Türkiye'nin son yıllarda gerçekleştirdiği yapısal reformları da anlatan Gül, modern dünyada bilgisiz ekonomik gelişme sağlanamayacağını, bu nedenle araştırma ve geliştirme faaliyetlerine Türkiye'de büyük destek verildiğini kaydetti.
Gül, Türkiye'nin D-8 ülkeleri için coğrafi konumuyla önemli yatırım fırsatları sunduğunu da vurgulayarak, ülkeye yapılacak yatırımla sadece iç pazara değil, geniş bir coğrafyaya hitap edilebileceğini belirtti. Gül, Türk özel sektörünün de D-8 ülkelerinde yatırım yapmaya ilgili olduğunu söyledi.
Özel sektör faaliyetlerinin ekonomik ilişkilerde önemli rol oynadığına değinen Cumhurbaşkanı Gül, bu yılki zirve kapsamında ticaret fuarı ve iş forumu da düzenlendiğini ifade etti.
Üye ülkelerden Türkiye, İran, Pakistan, Malezya ve Bangladeş arasında iş adamlarına vize uygulamalarında kolaylık öngören anlaşmanın onaylandığını anlatan Gül, diğer üye ülkeleri de anlaşmaya dahil olmaya davet etti.
Cumhurbaşkanı Gül, global kriz karşısında ülkelerin geri adım atmaması ve gerçekçi ekonomik programlara devam etmesi gerektiğinin altını çizerek, işsizlikle mücadelenin ise tüm ülkelerin öncelikli konusu olmasını istedi.
Türkiye'nin son ekonomik krizi başarıyla atlattığını dile getiren Gül, bu durumu mali ve para politikalarını hayata geçirerek aştıklarını belirtti. Gül, ''Türkiye'nin kriz sırasında politikaları hayata geçirirken güven tesisi, belirlenen hedeflerden sapmama ve uygun planlamayla bu aşamaya gelineceğinin bilincindeydik ve şimdi Türkiye'nin dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinden biri olacağını görüyoruz'' diye konuştu.


Zaman