Olağan bir ittifak: İsrail ve PKK - Ergun BABAHAN
- Hem PKK, hem İsrail uluslararası alanda izole olmuş durumda.
İsrail’in yardım gemilerine düzenlediği saldırı ile PKK’nın İskenderun baskınının aynı saatlere denk gelmesi , kafalarda soru işaretleri uyandırdı .
Abdullah Öcalan’ın kendini en iyi koşulları sunan ülkelerin hizmetine vermesi ilk değil , son da olmayacak .
Ama bu sefer ki , şüpheler doğruysa , kaçınılmaz bir ittifak .
Çünkü ;
- Hem PKK , hem İsrail uluslararası alanda izole olmuş durumda .
- İkisi de Türkiye’deki iktidarı zora sokacak eylemlerden çıkar sağlamak umudunda .
- İkisinin de bir ikinci ortak düşmanı İran . PKK , İsrail için bölgede beşinci kol işlevi görüyor .
Bu koşullarda İsrail’in PKK’ya çok ihtiyaç duyduğu lojistik , moral ve askeri vermesi kaçınılmaz .
Çünkü İsrail , Türkiye’nin kendisine yönelik tutumundan bugünkü iktidarı sorumlu tutuyor .
Şimdi bu mesele Türkiye’nin İsrail’e yönelik tavrını aştı , İsrail’i uluslararası toplum nezdinde yalnızlığa mahkum etti .
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konse
yi’nden İsrail’e yönelik sert bir kınama kararı çıkması Amerikan yönetimi tarafından engellendi . Böylece Obama yönetimi İslam alemine yönelik ilk sınavında sınıfta kaldı .
Türkiye uluslararası alanda önemli bir oyuncu haline gelmiştir .
İsrail’in geleneksel dostu olma politikasını terk etmiş , Gazze’deki vahşetin uluslararası alanda hesabını soran tek ülke olma konumuna gelmiştir .
Bu nedenle , İsrail’in Türkiye’deki AK Parti karşıtı tüm unsurlarla işbirliği içine girmesi şaşırtıcı olmaz .
Son dönemde giderek artan PKK eylemlerini bu çerçevede okumak gerekir .
Seçim öncesi bu eylemlerin tırmanması , hatta büyük kentlere taşınması beklenmelidir .
İsrail’deki mevcut zihniyet kendi
kurtuluşunu AK Parti’nin herhangi bir yolla iktidardan uzaklaştırılmasında görmektedir .
Bunun karşılığında Türkiye’nin eli armut toplamayacaktır elbette .
Bu amaçla , sadece sert konuşmak , fırça atmak , 3 tatbikat , 2 maç iptal etmek yetmez .
Yapılması gereken açıktır :
- Cengiz Çandar’ın dün Kanal 24’te altını çizdiği gibi , İsrail’de bu hükümet işbaşında olduğu sürece her türlü askeri işbirliğini kesmek .
- Konya’daki eğitim uçuşlarını hemen iptal etmek .
- Sayısını henüz bilmediğimiz insanlarımızın ölümünden sorumlu İsrail kabine üyeleri ve askeri yetkilileri hakkında Türkiye mahkemelerinde dava aç
mak , bu topraklara girdiklerinde tutuklanmalarını sağlamak .
- Uluslararası sularda esir aldığı yurttaşlarımızı tutuklayan İsrail hakkında uluslararası tüm yollara başvurmak .
İsrail , Türkiye’yi herhangi bir Ortadoğu ülkesi sanıyorsa , bunun bedelini ödeyecektir .
Ama tüm bunları yaparken , bu yolda can verenlerin asıl hedefini unutturmamak ve Gazze’deki vahşi ablukanın sona ermesini sağlamak şarttır .
Bu amaçla , ablukanın işbirlikçisi Mısır üzerinde de baskı uygulanmalı ve ablukadaki desteğini kalıcı olarak geri çekmesi sağlanmalıdır .
İsrail , uluslararası sularda silahsız insanlara karşı giriştiği bu kıyımın bedelini ödemelidir .
Bunun vebali de hükümetin üzerindedir . Eğer İsrail , Abdullah Öcalan’ı kullanabiliyorsa , Ankara İmralı’da tuttuğu PKK liderini daha rahat kullanma imkanına sahiptir .
Öcalan’la pazarlık etmeden de bu sağlanabilir . Hem doğruysa , İsrail’in oyun planı boşa çıkar , hem de kan dökülmesinin önüne geçilir .
Türkiye’de bir devlet aklı varsa , bu yapılabilir bir şeydir . Gereken tek şey , bu iradenin gösterilmesidir .
Star Gazete
