Rijkaard’ı görememek - Güven TANER
Galatasaray sezon başında benim Fenerbahçe ile Avrupa Ligi finali oynayabilecek çapta gördüğüm bir takımdı. Bunu kendisinden 25 milyon avro daha aza kurulmuş bir takım Fulham başardı da Galatasaray Süper Ligde bile şampiyonluk maçı oynayamayacak duruma düştü. Kadro yetersizliği mi, hocanın yeniliği mi bunu gelecekte daha iyi ölçeceğiz.
Gerçek şu ki Rijkaard gibi bir hocanın ününden gelen olumlu etkisini duyumsamalıydık. Böyle bir etkiyi dün de göremedik. Hollandalı rakibinin mücadeleyi genellikle kendi alanında kabul ettiğini bilerek, önde kalabalık oynamayı planlamıştı. Hesabının doğruluğu hemen belli oldu. Keita, Baros, Jo, Arda gibi iyi bindiren adamlarla hücum etti. Ama Abdullah Avcı’nın takımı bu tip oyuna alışıktı. Baskı altında görünse de eziklik göstermiyor, çaresizliğe düşmüyordu. İBB, kendi alanına kapandı, dar alanda kısa paslarla oyalanarak G.Saray’ın açık vermesini kolladı. Bu anlayışı ile ilk yarıda 2 net pozisyon yaratmayı başardı. G.Saray öndeki adamlarının delemediği rakip savunmayı, defans adamı Sabri’nin nefis derin pasıyla aştı. Baros’a golü imzalamak kaldı. Hakem Aydınus’un 33.dakikada Aykut-Efe karşılaşmasında Efe’yi ‘aldatma’ ile cezalandırdı. Aykut’u da hatalı bulabilir, hem penaltı çalar hem de kırmızı gösterebilirdi.
Avcı, 2. yarıda tüm alanı kullanmaya yöneltti takımını ve İBB kalabalık açılınca G.Saray savunmasını epeyce zorladı. Ancak bu durum Cim-Bom’a da geniş hücum alanları yarattı. Maç izlenme tadı kazandı. G.Saray zorlanmaya başlayınca, Rijkaard 1-0’ı korumanın peşine düştü. Mustafa’yı oyuna sürüp orta alanını güçlendirmeyi amaçladı. Bu değişiklikte Arda’yı oyundan alması, verimi giderek düşen genç kaptana yeni bir uyarı niteliğindeydi.
Star Gazete
Gerçek şu ki Rijkaard gibi bir hocanın ününden gelen olumlu etkisini duyumsamalıydık. Böyle bir etkiyi dün de göremedik. Hollandalı rakibinin mücadeleyi genellikle kendi alanında kabul ettiğini bilerek, önde kalabalık oynamayı planlamıştı. Hesabının doğruluğu hemen belli oldu. Keita, Baros, Jo, Arda gibi iyi bindiren adamlarla hücum etti. Ama Abdullah Avcı’nın takımı bu tip oyuna alışıktı. Baskı altında görünse de eziklik göstermiyor, çaresizliğe düşmüyordu. İBB, kendi alanına kapandı, dar alanda kısa paslarla oyalanarak G.Saray’ın açık vermesini kolladı. Bu anlayışı ile ilk yarıda 2 net pozisyon yaratmayı başardı. G.Saray öndeki adamlarının delemediği rakip savunmayı, defans adamı Sabri’nin nefis derin pasıyla aştı. Baros’a golü imzalamak kaldı. Hakem Aydınus’un 33.dakikada Aykut-Efe karşılaşmasında Efe’yi ‘aldatma’ ile cezalandırdı. Aykut’u da hatalı bulabilir, hem penaltı çalar hem de kırmızı gösterebilirdi.
Avcı, 2. yarıda tüm alanı kullanmaya yöneltti takımını ve İBB kalabalık açılınca G.Saray savunmasını epeyce zorladı. Ancak bu durum Cim-Bom’a da geniş hücum alanları yarattı. Maç izlenme tadı kazandı. G.Saray zorlanmaya başlayınca, Rijkaard 1-0’ı korumanın peşine düştü. Mustafa’yı oyuna sürüp orta alanını güçlendirmeyi amaçladı. Bu değişiklikte Arda’yı oyundan alması, verimi giderek düşen genç kaptana yeni bir uyarı niteliğindeydi.
Star Gazete
