Kılıçdaroğlu: 'Kaderin ne olduğunu biz de biliriz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 30 işçinin yaşamını yitirdiği maden kazasının yaşandığı Karadon bölgesinde incelemelerde bulunmak ve işçilerin ailelerini ziyaret etmek üzere Zonguldak'a gitti. Kılıçdaroğlu'nun hedefinde, maden faciasına 'kader' diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vardı; CHP lideri, 'Kaderin ne olduğunu biz de çok iyi bil
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 30 işçinin yaşamını yitirdiği maden kazasının yaşandığı Karadon bölgesinde incelemelerde bulunmak ve işçilerin ailelerini ziyaret etmek üzere Zonguldak'a gitti. Kılıçdaroğlu'nun hedefinde, maden faciasına "kader" diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vardı; CHP lideri, "Kaderin ne olduğunu biz de çok iyi biliriz" dedi. Kılıçdaroğlu, "Ben havuzlu villada altın olmaktansa halkın arasında teneke olmayı kabul ediyorum" diye konuştu. Zonguldak'ta göçüğün meydana geldiği Karadon Maden Ocağı'nı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, Türkiye Taşkömürü İşletmesi (TTK) Genel Müdürü Burhan İnan'dan bilgi aldı.
Burada gazetelerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın kazaya ilişkin daha önceki açıklamaları ve bugün grup toplantısındaki konuşmasının hatırlatılması üzerine, "Sayın Başbakan şunu çok iyi bilsin kaderin ne olduğunu biz de biliyoruz ama önce insan aklını kullanacaksınız, gerekli önlemleri alacaksınız sizin gücünüzü aşan bir olay olursa onu 'kader' olarak söyleyeceksiniz. Yoksa hiçbir önlem almadan, gerekli çabaları göstermeden yer altına, madenlere işçileri indireceksiniz, ondan sonra hiçbir önlem almadığınız için patlamalar olacak ve siz bunu 'kader' olarak algılayacaksınız. Bu doğru bir olay değil" dedi.
"Sayın Başbakan'ın kader kavramı nedir, ne anlama geliyor onu okumasını isterim" diyen Kılıçdaroğlu, "'İşçi dostu' olarak da bir eleştirisi olmuş galiba. Herhalde rahmetli Bülent Ecevit'in Çalışma Bakanlığı döneminde neler yaptığını Sayın Başbakan öyle anlaşılıyor ki bilmiyor. CHP emekten, emekçiden yana bir partidir. Alın teriyle kazanılan paranın kutsal olduğuna inanan bir partidir. Dolayısıyla emekçinin hakkını korumak elbette siyasal iktidarın da görevidir, onu kabul ederiz kuşkusuz. Ama Sayın Başbakan'a şunu sormak isterim, sizin iktidarınız döneminde İş Güvencesi Yasası'na sınırlama getirdiniz mi getirmediniz mi? Yine sizin iktidarınız döneminde taşeron işçiliğin bir devlet politikası olarak uygulamaya konulduğunu herhalde Sayın Başbakan da kabul eder. Bugün kamuda yaklaşık 2 milyona yakın işçi taşeron aracılığıyla çalıştırılıyor. Acaba Sayın Başbakan bu işçilerin hangi gerekçeyle taşeron aracılığıyla çalıştırıldığını bize anlatırsa biz de onun ne kadar 'işçi dostu' olduğunu öğrenmiş oluruz" dedi.
Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin "Başbakan Erdoğan'ın grup toplantısında 'Manşetlerle gelen manşetlerle gider, manşetlerin doldurduğu açık denizlerde alabora olur' gibi ifadeleri var. Bunlarla ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?" şeklindeki soruya yanıt vermedi. Kılıçdaroğlu, burada sadece işçilerle ilgili konuşacağını söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun maden ocağına gelişi sırasında görüntü almak isteyen basın mensupları arasında kavga çıktı. Kılıçdaroğlu ile beraber Ankara'dan gelen gazetecilerle yerel basın mensupları arasında sık sık gerginlik yaşandı.
Konuşmasının ardından Kılıçdaroğlu, kazanın yaşandığı ocağın girişine gitti. Kılıçdaroğlu parti otobüsünden de kazanın olduğu ocağın çevresinde toplananlara seslenerek, başsağlığı diledi.
Ölen işçilerin ailelerine taziyeye gitti
Kılıçdaroğlu, daha sonra maden faciasında hayatını kaybedenlerin yakınlarını ziyaret etti. Ailelere, acılarını paylaştığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Sizlerin hayata tutunması lazım. Bizim de sizin için yapabileceğimiz, üzerimize düşen bir şey varsa mutlaka yaparız" dedi.
Evlere gelişi ve ayrılışı sırasında çevredeki vatandaşların ilgisiyle karşılaşan Kılıçdaroğlu, vatandaşlarla sohbet ederek, taleplerini dinledi. Ziyaretler sırasında duygulu anlar yaşandı.
Taziye ziyaretinde bulunduğu bir evden ayrıldıktan sonra, parti otobüsünde Kılıçdaroğlu'nun yanına, maden kazasında hayatını kaybeden işçilerden Hasan Akbaba'nın 8 yaşındaki kızı Başak Akbaba getirildi. Kılıçdaroğlu, Başak Akbaba'yı kucağına alarak sevdi.
Kılıçdaroğlu'nun Muslu beldesinde bir aileyi ziyareti sırasında CHP konvoyundan dolayı trafik tıkandı. Kılıçdaroğlu, parti otobüsünden inerek bir başka araca geçti ve taziye ziyaretinde bulunacağı eve bu araçla ulaştı.
Madencilere seslendi
Kılıçdaroğlu, Zonguldak'ta Genel Maden İşçileri Sendikası'nı da ziyaret etti.
Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ramis Muslu'ya, grizu patlaması sonucu 30 işçinin ölümü sebebiyle duyduğu üzüntüyü aktardı.
Kılıçdaroğlu, sendikanın kararlı bir tavır sergilemesini ve taşeronlaştırmaya karşı durması gerektiğini vurguladı. CHP'nin her zaman üreten, katma değer yaratanlardan yana olduğunu, maden ocaklarında gerekli tedbirlerin alınarak ölümlere engel olunması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu konuda politikalar üretilmesinin zorunluluğuna işaret etti.
"Her zaman yanınızdayız"
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP olarak yerin yüzlerce metre altında kazanan, üreten emekçinin yanında olduklarını belirterek, "Aramızda zaman zaman görüş farklılıkları olabilir ama CHP olarak her zaman üretene, katma değer yaratana destek vereceğiz. Biz de sizden tek bir şey istiyoruz, siz de koşulsuz olarak yanınızda olan CHP'ye destek verin, Türkiye'ye destek verin. Türkiye'yi içinden bulunduğu dar boğazdan el ele vererek çıkaracağız" dedi.
Bu arada Kılıçdaroğlu, parti otobüsünün durduğu Gazipaşa Caddesi'nden sendika binasına kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında, vatandaşların ve basın mensuplarının oluşturduğu kalabalık nedeniyle kargaşa yaşandı. Kılıçdaroğlu, kalabalık nedeniyle sendika binasına güçlükle ulaştı.
Kılıçdaroğlu'na, Genel Maden İşçileri Sendikası'nda madenci bareti ve madenciyi simgeleyen heykel hediye edildi.
Kılıçdaroğlu'nun Zonguldak gezisine Önder Sav, Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay ile parti yöneticileri ve milletvekilleri katılıyor. Ziyareti çok sayıda basın mensubu da izliyor.
Mengen'de de halka seslendi
Kılıçdaroğlu Zonguldak'a giderken Bolu Mengen'de de ellerinde CHP bayrakları taşıyan ve "Başbakan Kemal" sloganları atan partililer, CHP liderinin bulunduğu parti otobüsünün etrafında toplandı.
Otobüsten partililere seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, Mengen'in "yemeğin ve lezzetin başkenti" olduğunu ifade ederek, "İktidarın hazırladığı yemek hoşunuza gidiyor mu? Gitmiyorsa bu yemeği yapanları hep beraber değiştirelim" dedi.
Bundan sonra tek hedeflerinin iktidar olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Sizinle iktidar koşusu başlattık. Artık tek hedef var, halkı kucaklayarak halkla birlikte koşacağız. İlk sözümüz halktı, son sözümüz halk olacak" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, CHP'nin hiçkimseyi ötekileştirmeyeceğini ve herkesin elele barış şarkıları söyleyerek yaşamasını sağlayacağını ifade etti.
Erdoğan'a "havuzlu villa" cevabı
Kılıçdaroğlu, Zonguldak ziyareti kapsamında daha sonra Belediye Başkanı İsmail Eşref'i makamında ziyaret etti.
Eşref'ten çalışmaları hakkında bilgi alan Kılıçdaroğlu, başarılı işler yaptıklarını belirterek, bunların devamını diledi.
Bir gazetecinin "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sizin için 'manşetlerle gelen manşetlerle gider' ifadesini kullanmış, nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Samimi söylüyorum, sayın Başbakanı muhatap almak istemiyorum. Ezberi bozuldu. Biraz düzeltsin ondan sonra konuşuruz kendisiyle ama korkarım ki bugün Zonguldak'ı gördükten sonra konuşma süresi biraz daha uzayabilir ama önemli değil. Sayın Başbakan istediği şeyi söyleyebilir. Recep Bey'i dinleyeceğiz bir müddet" dedi.
Kılıçdaroğlu, "Başbakan Erdoğan'ın, CHP'nin 33. Olağan Kurultayı'na davet edilmediklerini ve bununla bağlantılı olarak da tebrik telefonu açmayacağını söylediği" ifade edilerek, değerlendirmesinin sorulması üzerine de "Recep Bey'in kendi bileceği bir şeydir. İlla bizi arasın diye bir kural yok zaten. Ayrıca davet edilmeyen o kadar çok kişi aradı ki beni..." diye konuştu.
Kurultay sürecinin hızlı geliştiğini, bu nedenle davetlerin gitmesi konusunda sıkıntı yaşanmış olabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Ama ben şunu da söyledim bir televizyon programında, 'eğer davetiye gitmemişse, gönderilmemişse arkadaşlarım adına özür diliyorum' demiştim. Normalde davetiyelerin gitmesi lazımdı ama bu yoğunlukta olmamış olabilir. Bunları doğal karşılamak lazım. Sayın Başbakan davet gitmedi diye bunu onurla bağdaştırıyorsa onu da anlamakta ben zorluk çekerim" dedi.
Kılıçdaroğlu, bir başka gazetecinin, "Sayın Başbakan, 'tenekeyi altına boyasanız da teneke tenekedir' şeklinde bir ifade kullandı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" şeklindeki sorusuna, "Ben havuzlu villada altın olmaktansa halkın arasında teneke olmayı kabul ediyorum" yanıtını verdi.
Çorum'a da gidecek
Bu arada, Kılıçdaroğlu'nun ikinci gezisi pazar günü Çorum'a olacak.
CNN Türk
Burada gazetelerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın kazaya ilişkin daha önceki açıklamaları ve bugün grup toplantısındaki konuşmasının hatırlatılması üzerine, "Sayın Başbakan şunu çok iyi bilsin kaderin ne olduğunu biz de biliyoruz ama önce insan aklını kullanacaksınız, gerekli önlemleri alacaksınız sizin gücünüzü aşan bir olay olursa onu 'kader' olarak söyleyeceksiniz. Yoksa hiçbir önlem almadan, gerekli çabaları göstermeden yer altına, madenlere işçileri indireceksiniz, ondan sonra hiçbir önlem almadığınız için patlamalar olacak ve siz bunu 'kader' olarak algılayacaksınız. Bu doğru bir olay değil" dedi.
"Sayın Başbakan'ın kader kavramı nedir, ne anlama geliyor onu okumasını isterim" diyen Kılıçdaroğlu, "'İşçi dostu' olarak da bir eleştirisi olmuş galiba. Herhalde rahmetli Bülent Ecevit'in Çalışma Bakanlığı döneminde neler yaptığını Sayın Başbakan öyle anlaşılıyor ki bilmiyor. CHP emekten, emekçiden yana bir partidir. Alın teriyle kazanılan paranın kutsal olduğuna inanan bir partidir. Dolayısıyla emekçinin hakkını korumak elbette siyasal iktidarın da görevidir, onu kabul ederiz kuşkusuz. Ama Sayın Başbakan'a şunu sormak isterim, sizin iktidarınız döneminde İş Güvencesi Yasası'na sınırlama getirdiniz mi getirmediniz mi? Yine sizin iktidarınız döneminde taşeron işçiliğin bir devlet politikası olarak uygulamaya konulduğunu herhalde Sayın Başbakan da kabul eder. Bugün kamuda yaklaşık 2 milyona yakın işçi taşeron aracılığıyla çalıştırılıyor. Acaba Sayın Başbakan bu işçilerin hangi gerekçeyle taşeron aracılığıyla çalıştırıldığını bize anlatırsa biz de onun ne kadar 'işçi dostu' olduğunu öğrenmiş oluruz" dedi.
Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin "Başbakan Erdoğan'ın grup toplantısında 'Manşetlerle gelen manşetlerle gider, manşetlerin doldurduğu açık denizlerde alabora olur' gibi ifadeleri var. Bunlarla ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?" şeklindeki soruya yanıt vermedi. Kılıçdaroğlu, burada sadece işçilerle ilgili konuşacağını söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun maden ocağına gelişi sırasında görüntü almak isteyen basın mensupları arasında kavga çıktı. Kılıçdaroğlu ile beraber Ankara'dan gelen gazetecilerle yerel basın mensupları arasında sık sık gerginlik yaşandı.
Konuşmasının ardından Kılıçdaroğlu, kazanın yaşandığı ocağın girişine gitti. Kılıçdaroğlu parti otobüsünden de kazanın olduğu ocağın çevresinde toplananlara seslenerek, başsağlığı diledi.
Ölen işçilerin ailelerine taziyeye gitti
Kılıçdaroğlu, daha sonra maden faciasında hayatını kaybedenlerin yakınlarını ziyaret etti. Ailelere, acılarını paylaştığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Sizlerin hayata tutunması lazım. Bizim de sizin için yapabileceğimiz, üzerimize düşen bir şey varsa mutlaka yaparız" dedi.
Evlere gelişi ve ayrılışı sırasında çevredeki vatandaşların ilgisiyle karşılaşan Kılıçdaroğlu, vatandaşlarla sohbet ederek, taleplerini dinledi. Ziyaretler sırasında duygulu anlar yaşandı.
Taziye ziyaretinde bulunduğu bir evden ayrıldıktan sonra, parti otobüsünde Kılıçdaroğlu'nun yanına, maden kazasında hayatını kaybeden işçilerden Hasan Akbaba'nın 8 yaşındaki kızı Başak Akbaba getirildi. Kılıçdaroğlu, Başak Akbaba'yı kucağına alarak sevdi.
Kılıçdaroğlu'nun Muslu beldesinde bir aileyi ziyareti sırasında CHP konvoyundan dolayı trafik tıkandı. Kılıçdaroğlu, parti otobüsünden inerek bir başka araca geçti ve taziye ziyaretinde bulunacağı eve bu araçla ulaştı.
Madencilere seslendi
Kılıçdaroğlu, Zonguldak'ta Genel Maden İşçileri Sendikası'nı da ziyaret etti.
Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ramis Muslu'ya, grizu patlaması sonucu 30 işçinin ölümü sebebiyle duyduğu üzüntüyü aktardı.
Kılıçdaroğlu, sendikanın kararlı bir tavır sergilemesini ve taşeronlaştırmaya karşı durması gerektiğini vurguladı. CHP'nin her zaman üreten, katma değer yaratanlardan yana olduğunu, maden ocaklarında gerekli tedbirlerin alınarak ölümlere engel olunması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu konuda politikalar üretilmesinin zorunluluğuna işaret etti.
"Her zaman yanınızdayız"
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP olarak yerin yüzlerce metre altında kazanan, üreten emekçinin yanında olduklarını belirterek, "Aramızda zaman zaman görüş farklılıkları olabilir ama CHP olarak her zaman üretene, katma değer yaratana destek vereceğiz. Biz de sizden tek bir şey istiyoruz, siz de koşulsuz olarak yanınızda olan CHP'ye destek verin, Türkiye'ye destek verin. Türkiye'yi içinden bulunduğu dar boğazdan el ele vererek çıkaracağız" dedi.
Bu arada Kılıçdaroğlu, parti otobüsünün durduğu Gazipaşa Caddesi'nden sendika binasına kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında, vatandaşların ve basın mensuplarının oluşturduğu kalabalık nedeniyle kargaşa yaşandı. Kılıçdaroğlu, kalabalık nedeniyle sendika binasına güçlükle ulaştı.
Kılıçdaroğlu'na, Genel Maden İşçileri Sendikası'nda madenci bareti ve madenciyi simgeleyen heykel hediye edildi.
Kılıçdaroğlu'nun Zonguldak gezisine Önder Sav, Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay ile parti yöneticileri ve milletvekilleri katılıyor. Ziyareti çok sayıda basın mensubu da izliyor.
Mengen'de de halka seslendi
Kılıçdaroğlu Zonguldak'a giderken Bolu Mengen'de de ellerinde CHP bayrakları taşıyan ve "Başbakan Kemal" sloganları atan partililer, CHP liderinin bulunduğu parti otobüsünün etrafında toplandı.
Otobüsten partililere seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, Mengen'in "yemeğin ve lezzetin başkenti" olduğunu ifade ederek, "İktidarın hazırladığı yemek hoşunuza gidiyor mu? Gitmiyorsa bu yemeği yapanları hep beraber değiştirelim" dedi.
Bundan sonra tek hedeflerinin iktidar olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Sizinle iktidar koşusu başlattık. Artık tek hedef var, halkı kucaklayarak halkla birlikte koşacağız. İlk sözümüz halktı, son sözümüz halk olacak" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, CHP'nin hiçkimseyi ötekileştirmeyeceğini ve herkesin elele barış şarkıları söyleyerek yaşamasını sağlayacağını ifade etti.
Erdoğan'a "havuzlu villa" cevabı
Kılıçdaroğlu, Zonguldak ziyareti kapsamında daha sonra Belediye Başkanı İsmail Eşref'i makamında ziyaret etti.
Eşref'ten çalışmaları hakkında bilgi alan Kılıçdaroğlu, başarılı işler yaptıklarını belirterek, bunların devamını diledi.
Bir gazetecinin "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sizin için 'manşetlerle gelen manşetlerle gider' ifadesini kullanmış, nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Samimi söylüyorum, sayın Başbakanı muhatap almak istemiyorum. Ezberi bozuldu. Biraz düzeltsin ondan sonra konuşuruz kendisiyle ama korkarım ki bugün Zonguldak'ı gördükten sonra konuşma süresi biraz daha uzayabilir ama önemli değil. Sayın Başbakan istediği şeyi söyleyebilir. Recep Bey'i dinleyeceğiz bir müddet" dedi.
Kılıçdaroğlu, "Başbakan Erdoğan'ın, CHP'nin 33. Olağan Kurultayı'na davet edilmediklerini ve bununla bağlantılı olarak da tebrik telefonu açmayacağını söylediği" ifade edilerek, değerlendirmesinin sorulması üzerine de "Recep Bey'in kendi bileceği bir şeydir. İlla bizi arasın diye bir kural yok zaten. Ayrıca davet edilmeyen o kadar çok kişi aradı ki beni..." diye konuştu.
Kurultay sürecinin hızlı geliştiğini, bu nedenle davetlerin gitmesi konusunda sıkıntı yaşanmış olabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Ama ben şunu da söyledim bir televizyon programında, 'eğer davetiye gitmemişse, gönderilmemişse arkadaşlarım adına özür diliyorum' demiştim. Normalde davetiyelerin gitmesi lazımdı ama bu yoğunlukta olmamış olabilir. Bunları doğal karşılamak lazım. Sayın Başbakan davet gitmedi diye bunu onurla bağdaştırıyorsa onu da anlamakta ben zorluk çekerim" dedi.
Kılıçdaroğlu, bir başka gazetecinin, "Sayın Başbakan, 'tenekeyi altına boyasanız da teneke tenekedir' şeklinde bir ifade kullandı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" şeklindeki sorusuna, "Ben havuzlu villada altın olmaktansa halkın arasında teneke olmayı kabul ediyorum" yanıtını verdi.
Çorum'a da gidecek
Bu arada, Kılıçdaroğlu'nun ikinci gezisi pazar günü Çorum'a olacak.
CNN Türk
