Başbakan Erdoğan: Manşetle gelenler manşetle gider

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'ye destek veren medya organlarını "yandaş medya" olarak nitelendirenleri "candaş, yoldaş" medya olmakla suçlad

  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , AK Parti ' ye destek veren medya organlarını " yandaş medya " olarak nitelendirenleri " candaş , yoldaş " medya olmakla suçladı . Erdoğan , CHP ' deki genel başkanlığı değişimini ise statükonun oyuncu ve üslup değiştirmesi olarak değerlendirdi . Erdoğan , manşetle gelenlerin manşetle gideceklerini belirterek , halk kelimesini ağızlarından düşürmeyenlerin sırtlarını goygoyculara ve statükoya dayadığını ifade etti .

Erdoğan , AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşmasında , kongre öncesinde kendisinin " CHP ' de önemli olan koltuğun değil zihniyetin değişmesi " olduğunu söylediğini hatırlattı . Erdoğan , hafta sonu kurultayda zihniyetin bir katre daha değişmediği alenen ortaya çıktığını öne sürdü .

Bugüne kadar malum medya dünyasındaki çevrelerin AK Parti ' ye destek veren medya kuruluşlarına ' yandaş medya ' damgasının vurduğunu ifade eden Erdoğan , " İki tür medya türedi . Bunlardan bir tanesi candaş meyda , bir diğeri de yoldaş medya . Gerçekten candaş , yoldaş medya bu süre içerisinde çok yoğun mesai sarf ettiler . Gece gündüz demeden 24 saat mesai sarf ettiler . Hala mesai sarf etmeye devam ediyorlar . " dedi .

Milli egemenliğin her şeyin üzerinde olduğuna işaret eden Erdoğan , " Medya egemenliği milletin egemenliği üzerinde değildir . Medya egemenliği milletin egemenliği karşısında her zaman avucunu yalayacaktır . Bunu böyle bilin . AK Parti hareketin rotasını millet çizdi . Milletle beraber yürüyoruz . Malum medya ile beraber yürümedik , yürümüyoruz . Biz onlara rağmen Türkiye ' de iktidar olduk . " diye konuştu . Bazı medya temsilcilerinin CHP kongresindeki bazı yazarlarının sevinçlerini Erdoğan , şu sözlerle eleştirdi : " Pabuçlarını çıkarmak suretiyle masalar ve sandalyeler üzerinde nasıl alkış tuttuklarını da gördük . Bu alkış tutanların köşelerinden AK Parti ' ye nasıl vurdukları bellidir . " şeklinde konuştu .

" STATÜKOCULUĞUN POPÜLİZME KAYMASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR "

Kılıçdaroğlu ' nun CHP Genel Başkanlığı ' na seçilmesini " statükoculuğun popülizme kaymasından başka bir şey değildir " diye değerlendiren Erdoğan , eleştirilerini şöyle sürdürdü : " Statüko sadece oyuncu değiştirmiştir . Siz bunu istediğiniz kadar cilalayın , parlatın özü değişmedikten sonra değişmez . CHP ' de olan bu statükoculuğun popülizme kaymasından başka bir şey olmadığını tekrar gördük . Statükoculuk sadece üslup değiştirmiştir . Oyuncu değiştirmiştir . Bu statükoyu istediğini kadar cilalayın , isteğiniz kadar parlatın özü değişmedikten değişen hiç bir şey olmayacaktır . Tenekeyi istediğiniz kadar altın sarısına boyayın altın olmayacaktır . Teneke tenekedir . Bu CHP zihniyeti kolay kolay değişmez . Eğer değişirse o zamanda geriye CHP kalmaz . Biz diyoruz ki muhalefet partileri de zihniyet değiştirsin , üslup , anlayış değiştirsin . Güçlü bir demokrasinin tamamlayıcı bir cüzüdür . gücünü demokrasiden , milleten olan ülkeye ufuk çizebilen , alternatif getirebilen , yapıcı eleştiriler üreten bir muhalefet demokrasiyi de güçlendirir , milletin de ülkenin de hayrınadır . "

" Anamuhalefet partisinin değişim sloganıyla girdiği kurultayın statükoyu daha güçlendiren , ülkenin temel meselelerini teğet geçen , çetelere daha güçlü sahip çıkan bir netice ile sona erdi . " diyen Erdoğan , " VTR ' sinde malum Ergenekon olayının olduğu bir kongreden Türkiye ' ye ne gelir? " sorusunu yöneltti .

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ' nun kongredeki konuşmasını bol vaatli ve Kayseri ' ye deniz getirme vaadi gibi olduğunu ifadeden Erdoğan , konuşmasına şöyle devam etti : " Bu modellerden milletimiz çok gördü . Çok acı tecrübeler yaşadı . Çok ağır bedeller ödedi . Kaf dağının ardındakini vaat eden siyasetçi modelinin yeniden kendisine bir çıkış yolu aramasını emin ki milletimiz ibretle izleyecek ve takdir yetkisini kullanacaktır . Yaşanan her olayda cilalarının döküldüğüne şahit olacaksınız . Kurulan her cümlede , ortaya konulan her ifadede makyajın döküldüğünü göreceksiniz . Manşetle gelen manşetle gider . Sabah rüzgarı ile gelen akşam rüzgarı ile gider . Bir önceki genel başkanlarının nasıl bir manşetle alaşağı edildiğini görsünler ve ondan ibret alsınlar . "

CHP Genel Başkanlığı ' na Baykal ' ın istifası sonrasında Kılıçdaroğlu ' nun " aday olmayacağı " yönündeki açıklamalarını hatırlatan Erdoğan , eleştirilerini şöyle sürdürdü : " Aday olmayacağım , aday değilim diyenler var mıydı? Vardı . Aday olmayacağım , aday değilim dediğin halde niye aday oldun? Ağlayanlar etrafını hemen sarıp sarmaladılar . Nasıl oluyor bu iş? Dedim ya . Timsahın gözyaşları . Maksuda ulaştılar . "

" YENİ SENARYO HAZIRLANDI "

CHP ' deki gelişmeleri , yazılan yeni senaryonun oynanması olarak nitelendiren Erdoğan , " Yeni bir senaryo hazırlandı . Bu yeni senaryoyu oynuyorlar . Fakat bunların hiç biri tutmaz . Bu da onları ikna etmeye yetmiyorlarsa gitsinler yakın tarihimizdeki ' yeni başbakanı tanıyalım ' diye tezgaha sürülen beklentileri karşılamadığı için pazardan geri çekilenleri hatırlasınlar . Yelkenler manşetlerle şişirilenler açık denize çıktıkları zaman albora olurlar . Sanal can simidine sarılanlar kendi kaderleriyle başbaşa kalırlar . Halk kelimesini ağızlarından düşürmeyenler , sırtlarını halka değil , goygoyculara dayamış durumdalar . Yoksulluk edebiyatı ile milletin hissiyatını ifade etmek isteyenler , sırtlarını millete değil çetelere dayamış durumdalar . İşsizliği dillerine dolayanlar , o işsizliğin en büyük müsebbibi statükoya sırtlarını dayamış durumdalar . Üç kelimelerinden biri halk olan , referandumda halka gitmek yerine Anayasa Mahkemesi ' ne gitmeyi tercih etmiş durumdalar . Halka bu kadar inanıyorsanız , bu kadar güveniyorsanız , niçin halka gitmiyorsunuz . Hadi buyurun halka gidiyoruz . Nereye gittiğiniz? Anayasa Mahkemesi ' ne gittiğiniz . AK Parti ile farkınız bu . Bu farkı hiç bir zaman bunlar kapatamaz . "

" PARTİMİN BİR İZZETİ VAR "

Başbakan Erdoğan , Kılıçdaroğlu ' nu tebrik etmemesinin gerekçesini de şu sözlerle ortaya koydu : " Türkiye ' nin kurucusu partisi diyen bu partinin yönetimi , kongrelerine Türkiye ' nin iktidar partisini davet etmemiştir . Biz davet edilmeyen yerde olmayız . Onu da ayrı bir nezaketsizlik sayarız . Buna rağmen arkadaşlarıma şunu söyledim . Hem bir davetin gelmediğini özellikle duyurun , ayrıca da kendilerine demokrasinin hayırlı olsun deyin . Siz aramayacak mısınız? Hayır ben aramam . Benim hareketimin , benim davamın bir izzeti , bir onuru vardır . Bu izzete , bu onura asla leke düşürmem . Biz davet edilen eve gideriz . Davetsiz hiç bir eve gitmeyiz . Kapı çalmadan hiç bir evden içeri de girmeyiz . Bu bizim geleneklerimizin bize verdiği bir öğreti . "