Koop-iş Sendikası Sakarya Şubesi Genel Kurulu
Türkiye Kooperatif Ticaret ve Büro İşçileri Sendikası (KOOP-İŞ) sendikası genel başkanı Eyüp Alemdar, Türkiye'nin en büyük sorununun işsizlik olduğunu söyledi.
KOOP-İŞ Sendikası Sakarya Şubesi'nin 11. olağan genel kuruluna katılan Genel Başkan Eyüp Alemdar, "Son yıllarda sendikacılık kan kaybedip sendikalardaki üye sayısı azalmaya devam ederken, biz mevcut üye sayımızı koruyup yeni iş yerlerini sendikamıza katma mücadelesi veriyoruz. Göreve geldiğimiz 2007'den bu yana, toplam 52 iş yerinde örgütlenmiş bulunuyoruz" dedi.
Alemdar, halkın önemli bir bölümünün ekonomik krizle karşı karşıya kaldığını, böyle bir dönemde sayıları 10 bine ulaşan Tekel işçilerinin 4C ile adlandırılan ve hiçbir güvencesi olmayan bir sisteme mahkum edildiklerini kaydetti. Küreselleşme adı altında sinsice yürütülen çıkar savaşlarının devam ettiğini söyleyen Alemdar, "Egemen güçler, çıkarları uğruna insan hakkı gözetmeksizin ekonomik ve askeri işgal uyguluyorlar. Ülkelerin kaynaklarını sömürüyorlar. Afganistan ve Irak'ta yaşananlar bunun en doğal
göstergesidir" diye konuştu.
Türkiye'nin şu an en büyük sorununun işsizlik olduğunu ve bunu çözmeye yönelik çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğini kaydeden Alemdar, özelleştirme adı altında halkın işsizleştirildiğini söyledi. Çözülmeyi bekleyen en önemli sorunlardan bir tanesinin de kayıt dışı çalışma olduğunu anlatan Alemdar, "Kayıt dışı çalışmanın olduğu bir ortamda hak, hukuk ve güvenceden söz edilemez. Bunu engellemenin en önemli yolu ise örgütlenme ve sendikalaşmadır. Bu tabloyu değiştirebilmek imkansız değildir. Ülkemizin
huzuru için daha çok çalışmalı, birlikte hareket etmeliyiz" dedi.
Türk işçi sınıfının ekonomik, sosyal ve demokratik haklarının geleceği açısından çok önemli süreçlerin içerisinden geçtiğini ifade eden Alemdar, "Ülkemizdeki gerçek işsiz sayısının 6 milyona ulaştığı ve işsizlik sigortasından yararlanan kişi sayısının sadece 292 bin kişi olduğu dikkate alındığında, işsizlik sigortasından yararlanma koşullarının kolaylaştırılması ve bu fondan yapılan ödemelerin arttırılması gerekirken hükümet işsizlik sigortası fonunu kuruluş amacı dışında bütçeye ve işverene kaynak
olarak kullanmaktadır. Hükümet gerçekten krizin etkilerini azaltmak, işsizliği önlemek ve piyasaları canlandırmak istiyorsa, işçiye, memura ve emekliye, kısacası dar ve sabit gelirli tüm kesimlere bir kriz zammı vermeli ve iç talebi canlandırmalıdır. Kriz döneminde en fazla küçülen ülkeler sıralamasında yüzde 13,8'lik bir oranla en fazla küçülen üçüncü ülke olan Türkiye, ancak bu şekilde krizden kurtulacak ve vatandaşlarımız biraz rahat nefes alacaklardır. Bizce ülkemizdeki en önemli sorunlardan biri de
vergide yaşanan adaletsizliktir. Vergi yükünün topluma dağılımında çok büyük bir dengesizlik bulunmaktadır. Devletin topladığı gelir vergisinin yüzde 50'sinden fazlasını ücretliler olarak biz ödüyoruz" diye konuştu.
Alemdar, hemen hemen bütün iş kollarında sendikalı işçi sayısında çok büyük düşüşler gözlendiğini belirterek, "Ülkemizde bulunan iş güvencesi işçileri gerektiği gibi koruyamadığından, sendikalaşmaya çalışan işçi hemen kapının önüne koyuluyor. İşveren ne kadar tazminat ödeyeceğine bile bakmıyor. Eğer hükümet söylediği gibi gerçekten kayıt dışıyla, yoksullukla, gelir adaletsizliğiyle veya haksız rekabetle mücadele etmek istiyorsa, öncelikle örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırarak işe başlamalıdır. Bu
sorunlar ancak bu şekilde çözüm bulur" dedi.
Kürt Sorununun" çözümüne yönelik "Demokratik Açılım" şeklindeki girişimlerle ilgili olarak açıklamalar yapan Alemdar şunları söyledi: "Biz Türkiye'nin birliğini tehlikeye sokacak ve bin yıldır aynı kaderi paylaşan milletimizi Türk - Kürt diye ayrıştıracak hiçbir girişime kesinlikle onay vermiyoruz. Güneydoğu'da yaşanılan karşılama törenleri, teslim olanların tavırları ve söylemleri, toplumu ayrıştırmaya ve kabuk bağlamış yaraları tekrar kanatmaya yönelik hareketler olarak gözüküyor. Her zamankinden daha
çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu şu günlerde etnik olarak ayrıştırılmak ve toplum vicdanını yaralayacak davranışlardan kaçınılması gerektiğine inanıyor ve herkesin sağduyu ile hareket etmeye özen göstermesini istiyoruz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez hepimiz Türk milletinin bir parçasıyız. Herkes kendi etnik kimliğine sahip çıkacak, özgürce kendini ifade edecek. Ancak, hiç kimse başka etnik kimliğe sahip vatandaşlarımıza husumet duymayacak, kin beslemeyecek. Demokratik açılım olacaksa sadece Kürt
vatandaşlarımız için değil, milletimizin tamamı için olmalıdır. Ayrıca günümüz Türkiye'sinde diğer etnik kimliklere tanınıp ta 'Kürt etnik kimliğinden' esirgenen herhangi bir demokratik hak da söz konusu değildir.Biz, Kürt sorununu bir kimlik sorunu olarak değil, ülkemize özgü, ekonomik, demokratik ve sosyal önlemlerle çözülecek bir sorun olarak görüyoruz. Çünkü Türkiye'de yaşayan herkes hangi kökten ve etnik kimlikten olursa olsun üç önemli özgürlükten eşit olarak yararlanmalıdır.İnanç, düşünce ve teşebbüs
özgürlüğü olarak ifade ettiğimiz bu özgürlüklerden herkes eşit ve adil olarak yararlanmalı, bu özgürlüklerin genişletilmesi ve herkesin kolaylıkla kullanabileceği bir hale getirilmesi sağlanmalıdır.Koop-İş Sendikası olarak, hiç kimsenin Milletimizin Birliği'nin bozulmasına fırsat vermemesi gerektiğini savunuyor, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin üniter ve Milli Devlet Kimliği ile varlığını, birlik ve beraberlik içerisinde ilelebet devam ettireceğine yürekten inanıyoruz."
Konuşmaların ardından yapılan seçimde mevcut başkan Şevket Ulusinan 112 delegenin oyunu alarak tekrar başkanlığa seçildi.
(MD-İÇ-EA-Y)
Alemdar, halkın önemli bir bölümünün ekonomik krizle karşı karşıya kaldığını, böyle bir dönemde sayıları 10 bine ulaşan Tekel işçilerinin 4C ile adlandırılan ve hiçbir güvencesi olmayan bir sisteme mahkum edildiklerini kaydetti. Küreselleşme adı altında sinsice yürütülen çıkar savaşlarının devam ettiğini söyleyen Alemdar, "Egemen güçler, çıkarları uğruna insan hakkı gözetmeksizin ekonomik ve askeri işgal uyguluyorlar. Ülkelerin kaynaklarını sömürüyorlar. Afganistan ve Irak'ta yaşananlar bunun en doğal
göstergesidir" diye konuştu.
Türkiye'nin şu an en büyük sorununun işsizlik olduğunu ve bunu çözmeye yönelik çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğini kaydeden Alemdar, özelleştirme adı altında halkın işsizleştirildiğini söyledi. Çözülmeyi bekleyen en önemli sorunlardan bir tanesinin de kayıt dışı çalışma olduğunu anlatan Alemdar, "Kayıt dışı çalışmanın olduğu bir ortamda hak, hukuk ve güvenceden söz edilemez. Bunu engellemenin en önemli yolu ise örgütlenme ve sendikalaşmadır. Bu tabloyu değiştirebilmek imkansız değildir. Ülkemizin
huzuru için daha çok çalışmalı, birlikte hareket etmeliyiz" dedi.
Türk işçi sınıfının ekonomik, sosyal ve demokratik haklarının geleceği açısından çok önemli süreçlerin içerisinden geçtiğini ifade eden Alemdar, "Ülkemizdeki gerçek işsiz sayısının 6 milyona ulaştığı ve işsizlik sigortasından yararlanan kişi sayısının sadece 292 bin kişi olduğu dikkate alındığında, işsizlik sigortasından yararlanma koşullarının kolaylaştırılması ve bu fondan yapılan ödemelerin arttırılması gerekirken hükümet işsizlik sigortası fonunu kuruluş amacı dışında bütçeye ve işverene kaynak
olarak kullanmaktadır. Hükümet gerçekten krizin etkilerini azaltmak, işsizliği önlemek ve piyasaları canlandırmak istiyorsa, işçiye, memura ve emekliye, kısacası dar ve sabit gelirli tüm kesimlere bir kriz zammı vermeli ve iç talebi canlandırmalıdır. Kriz döneminde en fazla küçülen ülkeler sıralamasında yüzde 13,8'lik bir oranla en fazla küçülen üçüncü ülke olan Türkiye, ancak bu şekilde krizden kurtulacak ve vatandaşlarımız biraz rahat nefes alacaklardır. Bizce ülkemizdeki en önemli sorunlardan biri de
vergide yaşanan adaletsizliktir. Vergi yükünün topluma dağılımında çok büyük bir dengesizlik bulunmaktadır. Devletin topladığı gelir vergisinin yüzde 50'sinden fazlasını ücretliler olarak biz ödüyoruz" diye konuştu.
Alemdar, hemen hemen bütün iş kollarında sendikalı işçi sayısında çok büyük düşüşler gözlendiğini belirterek, "Ülkemizde bulunan iş güvencesi işçileri gerektiği gibi koruyamadığından, sendikalaşmaya çalışan işçi hemen kapının önüne koyuluyor. İşveren ne kadar tazminat ödeyeceğine bile bakmıyor. Eğer hükümet söylediği gibi gerçekten kayıt dışıyla, yoksullukla, gelir adaletsizliğiyle veya haksız rekabetle mücadele etmek istiyorsa, öncelikle örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırarak işe başlamalıdır. Bu
sorunlar ancak bu şekilde çözüm bulur" dedi.
Kürt Sorununun" çözümüne yönelik "Demokratik Açılım" şeklindeki girişimlerle ilgili olarak açıklamalar yapan Alemdar şunları söyledi: "Biz Türkiye'nin birliğini tehlikeye sokacak ve bin yıldır aynı kaderi paylaşan milletimizi Türk - Kürt diye ayrıştıracak hiçbir girişime kesinlikle onay vermiyoruz. Güneydoğu'da yaşanılan karşılama törenleri, teslim olanların tavırları ve söylemleri, toplumu ayrıştırmaya ve kabuk bağlamış yaraları tekrar kanatmaya yönelik hareketler olarak gözüküyor. Her zamankinden daha
çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu şu günlerde etnik olarak ayrıştırılmak ve toplum vicdanını yaralayacak davranışlardan kaçınılması gerektiğine inanıyor ve herkesin sağduyu ile hareket etmeye özen göstermesini istiyoruz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez hepimiz Türk milletinin bir parçasıyız. Herkes kendi etnik kimliğine sahip çıkacak, özgürce kendini ifade edecek. Ancak, hiç kimse başka etnik kimliğe sahip vatandaşlarımıza husumet duymayacak, kin beslemeyecek. Demokratik açılım olacaksa sadece Kürt
vatandaşlarımız için değil, milletimizin tamamı için olmalıdır. Ayrıca günümüz Türkiye'sinde diğer etnik kimliklere tanınıp ta 'Kürt etnik kimliğinden' esirgenen herhangi bir demokratik hak da söz konusu değildir.Biz, Kürt sorununu bir kimlik sorunu olarak değil, ülkemize özgü, ekonomik, demokratik ve sosyal önlemlerle çözülecek bir sorun olarak görüyoruz. Çünkü Türkiye'de yaşayan herkes hangi kökten ve etnik kimlikten olursa olsun üç önemli özgürlükten eşit olarak yararlanmalıdır.İnanç, düşünce ve teşebbüs
özgürlüğü olarak ifade ettiğimiz bu özgürlüklerden herkes eşit ve adil olarak yararlanmalı, bu özgürlüklerin genişletilmesi ve herkesin kolaylıkla kullanabileceği bir hale getirilmesi sağlanmalıdır.Koop-İş Sendikası olarak, hiç kimsenin Milletimizin Birliği'nin bozulmasına fırsat vermemesi gerektiğini savunuyor, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin üniter ve Milli Devlet Kimliği ile varlığını, birlik ve beraberlik içerisinde ilelebet devam ettireceğine yürekten inanıyoruz."
Konuşmaların ardından yapılan seçimde mevcut başkan Şevket Ulusinan 112 delegenin oyunu alarak tekrar başkanlığa seçildi.
(MD-İÇ-EA-Y)
