Türkiye artık ayakları üzerinde duran bir ülke

Başbakan Erdoğan, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Türkiye - Güney Kore İş Forumu'ndan ayrılırken gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Başbakan Erdoğan'ın yaptığı açıklamaların satır başları şöyle:

SİYASİ DAYATMA OLURSA ANLAŞMAYA EVET DEMEYECEĞİMİZİ SÖYLEMİŞTİK

Özellikle herhangi bir siyasi dayatma olursa biz evet demeyeceğimizi daha önce söylemiştik. Bu konuda illa bu da olsun gibi bir yaklaşımları yoktu. Fakat son gldiğimiz noktada Türkiye'nin ekonomik noktada ayakta duran bir ülke görünümü böyle bir stand-by kanaatini IMF'de de oluşturmuş vaziyette. Bundan dolayı da böyle bir anlaşmanın kanaatine varmış durumdayız. Mayıs ayında yine iki yılda bir yapılmakta olan ülkelerin gelişmişlik konusu ki bu madde 4 diye nitelendirilen bu konu ile ilgili çalışmalar rutin olarak devam edecektir.

GENEL AF TARTIŞMASI GÜNDEMİMİZDE YOK

Biz zaten CHP akşam bir başka söyler sabah bir başka diye söylemiştik zaten. Genel Başkanı farklı konuşuyor, Grup Başkanvekili farklı konuşuyor. Bizim gündemimizde genel af diye bir şey yok.

TÜRKİYE ARTIK KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURAN BİR ÜLKE

Bizim ilkelerimiz ve prensiplerimiz var bunlar üzerinden de taviz vermemiz mümkün değil. Belediye gelirleri ile alakalı konu.

Türkiye artık ekonomik olarak ayakları üzerinde duran bir ülke ki IMF'de ayakları üzerinde duramayan ülkeler için kurulmuş bir kurumdur.

ÖLÜ SAYISI 41 OLDUĞU İDDİASI

Bir ilçe kaymakamının yaptığı açıklama değildir. Bana şu ana kadar 41 diye bir rakam gelmedi 51 olarak geldi. Yerinde incelemeler yapacağım yarın. Bu çalışmaları yapıp oradaki yaraları bir an önce saralım ve bir an önce orada yeni bir kentsel dönüşümü uygulayalım.

Güney Kore ve Türkiye olarak bölgede bir çalışma yapılacak. Yapılacak çalışmalar neticesinde şartlar karşılıklı olarak bir mutabakat zeminini oluşturacak olursa o zaman asıl anlaşmayı yapmış olacağız. Adımımızı atacağız.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Adalet Bakanım bu konuda parlamentoda grubu bulunan partileri ziyaret etti. Bu işi parlamentoda süratli geçirelim istiyoruz' dedi.