'Mevlana Ve Mesnevisi' Konferansı Yapıldı
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde (ESOGÜ) "Mevlana ve Mesnevisi" konulu konferans yapıldı.
Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü ile Bilimsel ve Kültürel Etkinlikler Kulübü'nün ortaklaşa düzenledikleri "Mevlana ve Mesnevisi" konulu konferans Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Fen Edebiyat Fakültesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Adnan Karaismailoğlu'nun katılımıyla Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleşti.
Mevlana'nın alim, arif, aşık sıfatının yanında şair sıfatının da olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Karaismailoğlu, "Mevlana'nın, hayatı aktarmada şiiri önemli bir araç olarak gördüğünü Anadolu insanıyla bütünleşmesi sonucunda şiir erbabı olduğunu ve dünyanın en önde gelen şairlerinden biri haline geldiğini söyledi.
26 bin beyitten oluşan Mesnevi'nin yanı sıra 40 bin beyitten oluşan Divan-ı Kebir ile nesir türünde kaleme alınmış 500 sayfalık bir esere sahip olan Mevlana'nın Mesnevi'de çeşitli hikayelerle günlük hayata dair bilgilere yer verdiğini ifade eden Karaismailoğlu, "Mevlana bu hikaye ve kıssalarla konuyu anlaşılır kılıp bilgi ve birikimleriyle bizlere hayat yolunda yardımcı olmaya, yaşanılan zamanı verimli geçirtmeye çalışmaktadır" dedi.
Şems Tebrizi'nin Mevlana'nın şiir dünyasında önemli bir yeri olduğunu belirten Karaismailoğlu, Arapça ve Farsça şiir yazan şairlerin şiirlerinden de istifade ettim. Mevlana'nın şair ve aşık kimliğini arif ve bilgin kimliğiyle örtüşmüştür. Kendisinden sonra gelen alimlere örnek olduğu gibi Yunus Emre gibi aşık geleneğine sahip isimleri de etkilemiştir. Mevlana, ilmi, tasavvufi ve şiir hayatını bütünüyle bizle buluşturmuştur" diye konuştu.
Mevlana'nın Mesnevi'de dünya algısını ve manevi dünyasını aktarmanın yanı sıra bizlere cesaret vermekte, hayatta sorunlarla mücadele etmenin yolunu gösterdiğini kaydeden Karaismailoğlu, "Ayrıca Mesnevide aşkı, dürüstlüğü, fedakarlığı ele almakta olup dürüst olanın her iki dünyada da mutlaka kazanacağı belirtilir. Mesnevi'de yer alan "Bu kapıda kul olan sultan olur" sözüyle Mevlana'nın hayatın mutlaka doğrudan yana olduğunu, doğru yapanların, çalışanların ve dürüst olanların hiçbir zaman kaybetmeyeceğini belirttiğini" sözlerine ekledi.
Mevlana'nın alim, arif, aşık sıfatının yanında şair sıfatının da olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Karaismailoğlu, "Mevlana'nın, hayatı aktarmada şiiri önemli bir araç olarak gördüğünü Anadolu insanıyla bütünleşmesi sonucunda şiir erbabı olduğunu ve dünyanın en önde gelen şairlerinden biri haline geldiğini söyledi.
26 bin beyitten oluşan Mesnevi'nin yanı sıra 40 bin beyitten oluşan Divan-ı Kebir ile nesir türünde kaleme alınmış 500 sayfalık bir esere sahip olan Mevlana'nın Mesnevi'de çeşitli hikayelerle günlük hayata dair bilgilere yer verdiğini ifade eden Karaismailoğlu, "Mevlana bu hikaye ve kıssalarla konuyu anlaşılır kılıp bilgi ve birikimleriyle bizlere hayat yolunda yardımcı olmaya, yaşanılan zamanı verimli geçirtmeye çalışmaktadır" dedi.
Şems Tebrizi'nin Mevlana'nın şiir dünyasında önemli bir yeri olduğunu belirten Karaismailoğlu, Arapça ve Farsça şiir yazan şairlerin şiirlerinden de istifade ettim. Mevlana'nın şair ve aşık kimliğini arif ve bilgin kimliğiyle örtüşmüştür. Kendisinden sonra gelen alimlere örnek olduğu gibi Yunus Emre gibi aşık geleneğine sahip isimleri de etkilemiştir. Mevlana, ilmi, tasavvufi ve şiir hayatını bütünüyle bizle buluşturmuştur" diye konuştu.
Mevlana'nın Mesnevi'de dünya algısını ve manevi dünyasını aktarmanın yanı sıra bizlere cesaret vermekte, hayatta sorunlarla mücadele etmenin yolunu gösterdiğini kaydeden Karaismailoğlu, "Ayrıca Mesnevide aşkı, dürüstlüğü, fedakarlığı ele almakta olup dürüst olanın her iki dünyada da mutlaka kazanacağı belirtilir. Mesnevi'de yer alan "Bu kapıda kul olan sultan olur" sözüyle Mevlana'nın hayatın mutlaka doğrudan yana olduğunu, doğru yapanların, çalışanların ve dürüst olanların hiçbir zaman kaybetmeyeceğini belirttiğini" sözlerine ekledi.
