Başbakan Erdoğan, Ankara Kent Güvenlik Yönetim Sistemi'ni Açtı (1)
Başbakan RecepTayyip Erdoğan, Wikileaks adlı internet sitesinde yayınlananları 'diplomatlar arasındaki dedikodu niteliğindeki yazışmalar' olarak nitelendirerek, "Bu tür iftiraları atıp, bunları ispatlayamayanlar, ne kadar alçaksa, bu iftiraları manşetleriyle, söylemleriyle yayanlar, bu iftiraları siyaset malzemesi yapanlarda aynı derecede müfteri

diyorum ki, böyle bir şeyi ispat ettiğiniz anda ben bu makamda durmam, milletvekilliğinde durmam. Ama siz o makamlarda duracak mısınız?" diye sordu.
Başbakan Erdoğan, Ankara'da Kent Güvenlik Yönetim Sistemi'nin açılış törenine katıldı. Törende yaptığı konuşmanın büyük bölümünü Wikileaks adlı internet sitesi tarafından yayınlanan ABD Dışişleri'ne ait bilgilere ayıran Erdoğan, bu konuda eleştiri yapan muhalefete de yüklendi. ABD Dışişleri'ne ait gizli diplomatik yazışmaların bir internet sitesi aracılığıyla dünya kamuoyuna açıklandığını belirten Erdoğan, önemli bir kısmı düşük düzeyli yazışmalar veya kişisel yorumlar olan bu bilgilerin mutlak bir
hakikat ve büyük bir gerçek gibi algılanmasının hakikat duygusunu da, mantık ve izahını da ortadan kaldırdığını söyledi. Libya'ya hareketinden önce gelişmeleri izlediklerini ve 'Wikileaks'ın eteklerindeki taşları dökmesini beklediğini' söylediğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ne yazık ki birileri benim kadar sabırlı olamadı. Onlar çok telaşlandı. Ve açıklanan çok az bilgiyi, bakın belge bile demiyorum, bilgiyi bir fırsat olarak görüp, 'buradan hükümete nasıl saldırırız' derdine düşmüş durumdalar. Her zaman birşey söylüyorum. Muhalefet bu ülke için, bu millet için, çözüm politikaları üretmekten aciz olduğu kadar, maalesef siyaset üretmek noktasında da büyük bir acziyet içindedir. Hakkımızda bugüne kadar her türlü ipe sapa gelmek iddiayı gündeme taşıdılar. Her seferinde
yüzleri kızardı. Çünkü söyledikleri yalandı, doğru değildi. Sabah iftira attılar, öğlen altında kaldılar. Öğlen itham ettiler, akşam çark ettiler. Akşam söyledikleri yalan, yatsıya kalmadan yüzlerini kızarttı. Şimdi görüyoruz ki, kendilerine ait cümle kalmadığı için başka bir devletin diplomatları arasındaki dedikodu niteliğindeki yazışmalardan medet umar hale geldiler."
"İFTİRALAR ABD'Yİ BAĞLAR"
Başbakan Erdoğan, peşinen bir şey söylemek istediğini belirterek, "Bu diplomatların yalan yanlış yorumlarıyla, yaptıkları iftiralar birinci derecede ABD'yi bağlar. Bunun hesabını ABD'nin sorması lazım, bu diplomatlardan. Çünkü hiçbir diplomat yalan yanlış, kendine ait yorumlarla bir ülkeyi itham altında tutamaz. Nitekim şu anda tüm dünyada yapılan bu yorumlar, dünyada bir çalkantıya sebep olmuştur. Kendi ürettikleri dedikoduları başkalarından duyunca gerçek sandılar. İsrail medyasına Türkiye'nin
başbakanından şikayet edenler Brüksel'de Paris'te Türkiye'yi yabancılara şikayet edenler, en son yabancı diplomatların hezeyanlarına sarılmış durumdadır" dedi.
"ABDESTİMDEN ŞÜPHEM YOK Kİ, NAMAZIMDAN ŞÜPHEM OLSUN"
İsviçre'de banka hesapları olduğu, Antalya'daki raylı sistem ihalesine müdahale ettiğine yönelik iddialara da yanıt veren Erdoğan, "Bu hezeyanlara sarılacak kadar mı acizsiniz? Bu iftiralardan, bu iddialardan medet umacak kadar mı çaresizsiniz? Allah aşkına, bu kadar fırsatçılık olur mu? Benim abdestimden şüphem yok; dolayısıyla namazımdan da şüphem olmaz" diye konuştu.
Muhalefetin bugüne kadar Türkiye'ye sırça köşklerinden izlediğini, bugün ise kendi ülkelerini yabancı diplomatların dedikodularından izlemeye başladıklarını belirten Erdoğan, "Düne kadar Türkiye'yi sadece magazin basınından takip ediyorlardı, bugün artık magazin diplomasisinden izlemeye başladılar. Düne kadar kendi hezeyanlarıyla siyaset yapıyorlardı, bugün onu da yapamaz hale geldiler. İftira ve iddia ithal etmeye başladılar. Yeter ki hükümete yönelik bir saldırı olsun. Yeter ki başbakana yönelik bir
saldırı olsun. Nereden geldiğine bakmadan aslını astarını araştırmadan, arkasındaki niyet, hedef, gaye hakkında en küçük bir endişe taşımadan buna sarılmak en hafif tabiriyle fırsatçılıktır" diye konuştu.
Dünürü Sadık Albayrak ile ilgili iddialara da sert çıkan Erdoğan, "Benim dünürüm, yazmak ve çizmekten başka hiçbir şey bilmez. Hayatı yazmakla, çizmekle geçmiştir. Adamı müteahhit yaptılar. Hayatında böyle birşey olmamış. Ve açık söylüyorum, bu tür iftiraları atıp, bunları ispatlayamayanlar, ne kadar alçaksa, bu iftiraları manşetleriyle, söylemleriyle yayanlar, bu iftiraları siyaset malzemesi yapanlarda aynı derecede müfteridir, alçaktır" dedi.
"İSPAT EDERSENİZ BU MAKAMDA DURMAM"
Hukukta bir kaide olduğunu ve mütteinin iddiasını ispatla mükellef olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"İspat görevi benim değil. İspat görevi iddiayı ortaya koyanlarındır. Anamuhalefet lideri bunu gitsin bu iddiaları ortaya koyanlara sorsun. 'Ya böyle birşey söylüyorsunuz ama, ABD bu işleri iyi bilir, diplomatları da bu işi iyi biliyor. Nerede bunun delili? Bir gösterin de, bu bizim Türkiye'de işime yarar mı', diye bunu önermeleri gerekiyor. Ama böyle birşey bulamayıp, sadece atılan iftira üzerinden kalkıp da benden bunun ispatını istemek kadar cehalet olur mu? Zavallılık olur mu? Olmayan şey ispat
edilir mi? Benim İsviçre bankalarında bir Allah kuruşu param yok ki bunu ispat edeyim. Ana muhalefetin liderine ve diğerlerine diyorum ki, böyle bir şeyi ispat ettiğiniz anda ben bu makamda durmam, milletvekilliğinde durmam. Ama siz o makamlarda duracak mısınız? Ben bunu soruyorum. Bu kadar açık konuşuyorum."
Öte yandan, Başbakan Erdoğan, konuşması sırasında ezan okunmaya başlaması üzerine konuşmasına ara verdi. Ezanın bitmesinin ardından Erdoğan yeniden konuşmasına başlarken, vatandaşlar da Erdoğan'ı alkışladı. Erdoğan, bu sırada korumalarına da talimat verdi. Bunun üzerine Başbakanlık korumaları, törene katılan çocuklara oyuncak dağıttı.
(MÜG-CC-Y)
