Mısırlı bir aile yılanlarla yaşıyor
Mısırlı Menal İsa, dairesinde 6 adet yılan, iki adet kertenkele, beş adet fare, kedi ve köpek besliyor.

Küçük yaştan beri hayvanlara meraklı olduğunu dile getiren Menal İsa, hayvanların kendisini psikolojik olarak rahatlattığını, özellikle de yılanların sessiz ve sakin hayvanlar olduğunu, kimseye zarar vermediklerini söylüyor. İnsanların yılanlardan korktuğunu ve bu yüzden hayvanlara kötü davrandıklarını ifade eden İsa, “İnsanlar yılanları zararlı, korkunç ve saldırgan hayvanlar olarak tanıyor. Bu doğru değil. Tam tersine yılanlar son derece zayıf yaratıklar. Kendi hallerinde bir hayatları var, siz ona zarar vermezseniz, o da size zarar vermez. Sadece saldırı anında kendisini korur. Ben aslında insanlara bu mesajı olaştırmak istiyorum” dedi.
Evindeki en büyük yılan olan sarı pitonun 3 metreden fazla olduğunu, artık onu tek başına kaldıramadığını söyleyen İsa, yılanın ayda bir defa tavuk, ördek veya kaz yediğini ancak fazla obur olmadığını belirtiyor. Evin salonunda dolaşan dört yaşındaki pitonun boyu üç metreden fazla, ağırlığı ise 30 kg civarında.
Bu tür hayvanları okullarda öğrencilere tanıtmak istediğini söyleyen Mısırlı hayvansever, “Eve gelen çocuklarımın arkadaşları bile kısa bir süre sonra hayvanlara alışıyor ve onlarla oynamaya başlıyor. Korkulacak herhangi bir şey yok zaten, bunlar zehirsiz yılanlar. Ben insanlara Allah'ın kainatta hiç bir şeyi boşa yaratmadığını, bütün hayvanların bir görevi olduğu mesajını vermek istiyorum. Bu hayvanlar insanı dış görünüşüne göre değil iç duygularına göre değerlendiriyor. Sizin niyetinizi hissediyor. Daha geniş bir dairem olsa daha fazla hayvan beslerim” şeklinde konuşuyor.
Yılanların bazen evde kaybolduğunu da ifade eden İsa, “Bazen evde kayboldukları oluyor. Arıyoruz ancak bir türlü gizlendikleri yeri bulamıyoruz. Bir müddet sonra kendileri ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. İsa ayrıca, büyük pitonun tuvalet ihtiyacını evin tuvaletinde giderdiğini de belirtiyor.
İsa’nın kızı Feride, evdeki hayvanlardan korkmadığını söyleyerek, “Hiç korkmuyorum. Zaten onların evde olup olmadıkları bile belli değil” derken, oğlu Hasan ise, evdeki hayvanların beraber büyüdüğünü, birbirlerine zarar vermediklerini ifade etti.
