Bosna-hersek'te Tehlikeli Girişim Saraybosna

Bosna-Hersek Federasyonu ve Bosna Sırp Cumhuriyeti olmak üzere iki entiteden oluşan Bosna-Hersek'te, 3 Ekimde yapılan seçimlerin ardından milliyetçi Hırvat Partisi HDZ-BİH tarafından Hırvatlar için üçüncü entite oluşturulması yönünde girişimler başlatıldı.

Bosna-Hersek Federasyonu ve Bosna Sırp Cumhuriyeti olmak üzere iki entiteden oluşan Bosna-Hersek'te, 3 Ekimde yapılan seçimlerin ardından milliyetçi Hırvat Partisi HDZ-BİH tarafından Hırvatlar için üçüncü entite oluşturulması yönünde girişimler başlatıldı. Bu girişime ayrılıkçı söylemleriyle tanınan Bosna Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik'ten destek geldi.
Bosna-Hersek'te 3 Ekimde yapılan seçimlerin ardından hükümet kurma çalışmaları devam ederken, iktidarı oluşturacak partiler "olmazsa olmazlarını" ortaya koyarak koalisyon görüşmelerine başlıyor.
Seçimlerde birinci olan Sosyal Demokrat Parti (SDP) ile merhum Aliya İzzetbegooviç'in bir zamanlar genel başkanlığını yaptığı ve seçimlerde ikinci olan Demokrat Hareket Partisi (SDA), ülkenin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesini sağlayacak her partiyle koalisyon görüşmesine hazır olduklarını açıkladı. Birbirleriyle koalisyon kurmaya hazır olan bu iki partinin milletvekili sayısı hükümet kurmaya yeterli olmadığı için sorun burada başlıyor.
SDP ve SDA'nın genel merkezlerinin bulunduğu Saraybosna'nın dışında Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin başkenti Banja Luka'da koalisyon hükümeti kurulması için görüşmeler yapılıyor. Ayrılıkçı söylemleriyle tanınan Bosna Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik'in genel başkanlığını yaptığı SNSD ile Hırvatları temsil eden milliyetçi HDZ-BİH yetkilileri Banja Luka'da bir araya geldi. Devletin hiçbir kademesinde SDP ile koalisyon kurmayacağını açıklayan Dodik, partisinin HDZ-BİH'le koalisyon kurmaya hazır olduğunu ve bu partinin "üçüncü entite" talebine destek vereceğini açıkladı. Dodik, ayrıca en büyük arzusunun AB Yüksek Temsilciliğinin kapatılması olduğunu söyledi.
Mostar'da bulunan "HT Telekom" şirketinin özelleştirmesinde "yolsuzluk" iddiasıyla yargılanması devam eden ve AB Yüksek Temsilciliğince devlet seviyesinde herhangi görev yapması yasaklanan HDZ-BİH Genel Başkanı Dragan Coviç de yaptığı açıklamada, Bosna-Hersek içinde bulunan Hırvatların da entiteye "ihtiyacı bulunduğunu" ve bu entiteyi oluşturmak için çaba göstereceklerini söyledi.

-"ÜÇÜNCÜ ENTİTE" TALEBİNE SİYASİ ANALİSTLERİN YORUMU-

Hükümet kurma çalışmalarının SDP ve SDA çatısı altında yürütülmesinin daha sağlıklı olacağını belirten siyasi analistler ise bu partiler dışında "teorik" olarak Dodik'in genel başkanı olduğu SNSD ile milliyetçi Hırvat partisi HDZ-BİH çatısı altında da hükümet kurmanın mümkün olduğuna dikkati çekti. Analistler, ancak SNSD ile HDZ-BİH çatısı altında kurulacak bir hükümetin ülkeyi "felakete" sürükleyebileceğini savundu.
Bosna-Hersek'in sahip olduğu iki entiteyi bile kaldırmakta zorluk çektiğini kaydeden analistler, "Üçüncü entiteyi AB ve ülkedeki Boşnaklar asla istemez. Bunun söylentisi bile ülkeyi germeye ve karıştırmaya yeter. Üçüncü entiteyi Hırvatlardan daha fazla isteyen Milorad Dodik'tir. Çünkü üçüncü entiteyle birlikte dikkatler kendi üzerinden diğer entiteye ve oradaki sorunlara kayacaktır. Bu sayede kendisi iktidarını daha da güçlendirecektir" yorumunu yaptı.
Siyasi analistler, ayrıca şu anda Bosna-Hersek'te üçüncü entite oluşturmanın demografik olarak da büyük zorlukları bulunduğuna işaret ederek, "Hırvatlar, Hersek ve Orta Bosna'da yoğun yaşıyor, ancak çoğunluk oldukları yerler çok az. Mostar'ın başkent olmasından bahsediliyor, ancak orada bile Boşnak nüfusu daha fazla. Bu istem söylemden öteye gidemez" değerlendirmesinde bulundu.

-"ÜÇÜNCÜ ENTİTE" SÖYLEMİNE TEPKİLER-

Bosna-Hersek'te geniş bir şekilde yankı bulan "üçüncü entite" talebine çeşitli tepkiler de geldi.
Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Üçlü Konseyi üyeliğine Boşnakları temsilen seçilen Bakir İzzetbegoviç, ülkede üçüncü entitenin kurulması girişimlerini eleştirdi.
"1992'de veya 1995'te kurulmayan bir entitenin 2010 yılında kurulmasını beklemek pek gerçekçi değildir" diyen İzzetbegoviç, üçüncü entitenin genel anlamda ülkeye büyük zararlar getirebileceğine dikkati çekti. İzzetbegoviç, "Bu tip politikalar inatçıların politikalarıdır ve nihayetinde bunların sonuca varacağını beklememek gerekmektedir" diye konuştu.
Devlet Başkanlığı Üçlü Konseyinde Hırvatları temsil eden Jelyko Komşiç de HDZ-BİH Başkanı Dragan Çoviç'in Milorad Dodik'le işbirliğini kınadı.
Bosna-Hersek'teki Hırvatlar için 3'üncü entitenin olumlu sonuçlar getirmeyeceğini vurgulayan Komşiç, "Bosna-Hersek'te sahip olduğumuz ortak değerlere sahip çıkarak beraberce yaşamalıyız" dedi ve şöyle devam etti:
"3. entite kurulsa bile, teknik anlamda bu işin birtakım sorunları ortaya çıkar. Hırvatlar bu potansiyel entitenin sınırlarını nasıl belirleyecek, hangi topraklardan kim vazgeçecek. Bilindiği gibi bu topraklarda sınırlarla ilgili çıkan her sorun çok kötü biter. Bu yüzden sahip olduğumuz bu ülkeyi ileriye götürmeliyiz."
Boşnakları temsil eden en büyük parti olan SDA'nın Genel Başkanı Başkanı Süleyman Tihiç de partisinin diyalogdan yana olduğunu belirterek, hükümetin kurulmasında hem Sırp hem de Hırvat partileriyle görüşeceğini ifade etti ve şöyle konuştu:
"SDA, her zaman diyalogun yanlısı olmuştur, fakat hiçbir zaman hiç kimsenin bize 3. entite veya başka bir konuda şantaj yapmasına izin vermeyeceğiz. Hırvatların çoğunluk olacağı 3. entitenin kurulması isteği gereksiz bir girişimdir."
3 Ekimdeki seçimlerde birinci olan ve geçenlerde "Dodik, ülkenin anayasasına uymazsa her türlü gücü kullanırız" şeklinde sert açıklama yapan SDP Genel Başkanı Zlatko Lagumciya ise HDZ-BİH Genel Başkanı Dragan Çoviç'in Dayton Antlaşması kapsamında düzenlenen ülkenin anayasasına aykırı davrandığını belirterek, "Dodik'le olan planları onlara hiçbir şey kazandırmaz, ancak kaybettirir" dedi.
AB'nin Bosna-Hersek Yüksek Temsilcisi Valentin Inzko da ülkede 3. entite kurulmasının şu anda söz konusu olmadığını vurguladı.
"Hırvatları Bosna Hersek'te yaşayan ve diğer milletler gibi aynı haklara sahip olan bir millet olarak nitelendirmek gerekmektedir" diyen Inzko şunları kaydetti:
"Kendi kültürlerini, dillerini ve diğer unsurlarını istedikleri şekilde uygulayabilirler, fakat üçüncü bir entitenin oluşturulması şu anda söz konusu değildir. Aynı zamanda Sırp Cumhuriyeti'nin başında bulunan siyasetçilerin dikkatini, Yüksek Temsilciliğin kapanması konusundaki kararların onlara ait olmadığına çekmek isterim. Bu ülkenin önüne konulan tüm şartların yerine getirildiği anda ofisimiz kapanacaktır."
27.10.2010 10:27:42