Bardakoğlu, Avrupalıların 'uyum' derken neyi kastettiklerini sorguladı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu, "Avruplaılar, uyumdan kendi hayat standartlarının, değer yargılarının, inançlarının hepsinin onaylanmasın
Bardakoğlu aksini istemenin, 'insanlara tek tip elbise giydirmek olacağını" söyleyerek, "30-40 yıl içine almayıp, bu insanları izole ediyorsunuz. 40 yıl sonra 'uyum sağlamadılar' diyorsunuz. O zaman uyum sağlaması için kapıları açıp açmadığınızı niye kontrol etmiyorsunuz?" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu, Almanya'da yazdığı kitapla büyük tartışma yaratan Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Thilo Sarrazin'in Müslümanlar'ı hedef alan tezlerini de eleştirerek, ortaya atılan bu görüşlerin insanları ayrıştırdığını belirtti. Bardakoğlu'na göre, Avrupa'da uyum istemeyen, çatışma isteyen, "Çatışma olsun da biz de o çatışmada kolay yol alalım" diyen, radikal çevreler var.
"ALMANYA'YA GÖNDERDİĞİMİZ HER DİN GÖREVLİSİ UYUMDAN YANA BARIŞ ELÇİSİDİR"
Almanya'ya 700, 800 din görevlisi gönderdiklerini belirten Bardakoğlu, "Her bir din görevlimiz barış elçisidir, uyumdan yana. İçinde bulunduğumuz toplumla uyum içinde, barış, hoşgörü içinde yaşamanın çağrısını yapıyor. Almanya'nın hükümet erkanı ile belediyeleri ile gayet uyum içindeyiz. Üniversitelerle de görüşüyoruz."
Almanya'da göçmen karşıtı tavırlarım ülkenin geneline mal edilemeyeceğini dile getiren Diyanet İşleri Başkanı, şöyle devam etti: "Almanya'da bu tavırlar da gereken tepkiyi görüyor zaten. Başbakan Merkel de bu kitabı (Sarrazin'in kitabı) onaylamadığını, bu kitabın fevkalade yanlış olduğunu söyledi. Herkes kendi ödevini iyi yapsın. Biz Türkiye olarak ödevimizi iyi yapıyoruz. Türkiye'de din-devlet işleri ayrı. Biz siyasete karışmayız. Almanya'daki siyasi değerlendirmeleri yapmayız. Din görevlilerimiz sadece orada İslâm dininin barışçıl mesajını verirler. Uyumdan yana tavır sergilerler. Almanya'ya gönderdiğimiz görevlilere Almanca öğretiyoruz. Hutbeleri almanca okuyorlar. Kilise ile uyum içinde, diyalog içinde sürekli biraradalar. Bu Avrupa'daki huzura büyük bir katkıdır. Onların bugün göçmen dediği kişilerin uyumunda belli mesafeler alınmışsa, bunda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Avrupa'daki toplumlara, onların talepleri üzerine gönderdiği kişilerin büyük katkısı vardır."
'ŞİDDETİ ONAYLAMIYORUZ'
İslâm'ın medyada sıklıkla terör ve şiddetle anılmasına da değinen Bardakoğlu, şunları söyledi: "Şiddetin hiçbir türünü onaylamayız. Bu konuda Avrupa'da ve dünyada hakim düşünce ile hiçbir farklılığımız yoktur. Kadın-erkek eşitliğine inanırız, kadına karşı eşitsizliğin ve ikinci sınıf insan muamelesi yapmanın, islâm dinini anlamamak, hatta İslâm dinine göre günah ve vebal olduğunu söylüyoruz. Demokrasiyi özümsemiş bir toplumuz. Din-devlet ilişkilerini ayrı tutmuş bir toplumuz ve bunu başarmış bir toplumuz. Demokrasiye ve sivilleşmeye biz sonuna kadar destek veririz. İslam dünyasının doğru demokrasi ve siyasi katılım konusunda alması gereken yollar var ama Türkiye bu noktada da İslâm dünyasına örnek olmakta, Batı içinde de İslâmı anlama yönünde iyi bir fırsat olmaktadır."
İslam'ın reforma ihtiyacı olmadığını vurgulayan Bardakoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Çünkü İslâm'ın ana kaynakları Kur'an ve Hazreti Peygamberin sünneti, hiç değişmeden bugüne kadar gelmiştir. Ancak Müslümanların 21. yüzyılda yaşadıklarını fark etmeleri ve bu yüzyılda yaşayan bir Müslüman'ın duyarlılıklarına ve bakış açısına sahip olmaları gerekiyor. Biz buna, dini bilgilerimizi güncelleme, dindarlığımızı güncelleme ve dindarlığımızı günümüzün şartları içinde yeniden tanımlama diyoruz. Yani Müslümanların zihnen bu asırda yaşaması. Ürettiği bilgiyi de ona göre üretmesi gerekiyor. Çağı iyi okuması gerekiyor. Biz bunu kastediyoruz."
