Washington Times'tan Erdoğan'a çağrı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a demokratik açılımı biran önce açıklaması, askeri çözüm isteyenlere direnme çağrısı yapıldı.
Washington Times gazetesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a demokratik açılıma devam etmesi ve reformları halka daha iyi anlatması çağrısı yapılan bir makale yayımlandı.
Washington'daki Amerikan Üniversitesi'nde Çatışma Önleme ve Barışın İnşaası Programı Direktörü David L.Phillips, "Çözümü Zor Kürt Sorunu" başlıklı makalesinde, "İki hafta önce yedi Türk askerinin PKK tarafından pusuya düşürülmesi ve öldürülmesi, Türk hükümetinin Kürtlerin siyasi ve kültürel haklarının genişletilmesi inisiyatifince marjinalleştirilen giderek artan bir şekilde dışarıda kalan örgüt tarafından girişilen ümitsiz bir eylemdi" dedi.
Sansasyonel şiddetin PKK'nın "hala bir oyuncu" olduğunu kanıtlamak için başvurduğu bir yol olduğunu, süren çatışmaların PKK'nın varlığını meşru kılacağını, çatışmanın aynı zamanda PKK'nın kaçakçılık, haraç, tehdidin sürmesi anlamına geldiğini belirten Phillips şu ifadeleri kullandı:
"Erdoğan şu anda bir kavşakta bulunuyor. PKK'yı hedef alan bir güvenlik çözümüne odaklanan öfkeli bir politikadan kaynaklanan taleplere direnemeyebilir. Ya da hem güvenlik hem de örgüte destek bataklığını kurutmak yönünde daha ileri reformları öne alan daha dengeli bir yaklaşım tercih edebilir."
DTP'nin kapatılması kararının sürpriz olmadığını, DTP'nin PKK için bir maşa olarak davranarak bu utancı davet ettiğini anlatan Phillips, "Kürt seçmenlerine hizmet etmek için parlamentodaki 21 sandalyesi ve yerel yönetimlerin kontrolünden yararlanmak yerine DTP, Türklerin nefret ettiği PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın çıkarlarına hizmet etmekle daha çok ilgilendi" dedi.
ERDOĞAN LİDERLİĞİNİ GÖSTERMELİ
PKK'nın sansasyonel şiddet konusunda asla özür dileme ihtiyacı duymadığını, sadece silahlı çatışma beklentisinin ağır bastığını, Türkiye ile, Türk milliyetçilerinin Türk-Irak sınırında bulunan engebeli Kandil dağlarında sığınak sağlamakla suçladıkları Kürdistan Bölgesel Hükümeti arasındaki işbirliğinin kolayca çözülebileceğini anlatan Phillips "Erdoğan bu kriz anında kararlı liderliğini göstermeli. Kürt açılımını ya da Irak Kürdistanı ile sağlanan ilerlemeyi eski haline döndüremez. Hareketsiz de duramaz. Olaylara tepki vermek yerine tek yolu reformların arkasını bırakmamak ve Türk ulusuna yönelik bir seslenişle PKK sorunu ve diğer tüm konular hakkındaki planını açıklamak" dedi.
David Phillips, Başbakan Erdoğan'ın söz konusu konuşmasında Türk vatandaşlarını korumaya yönelik yoğunlaştırılmış güvenlik önlemlerini de açıklayabileceğini belirtirken, "Bu politikanın korunması, herhangi bir devlet başkanı için ilk ve en önemli öncelik. Erdoğan aynı zamanda AKP'nin, demokrasi ve kalkınma sürecindeki çatışmaların temel nedenlerine yönelecek çok yönlü yaklaşım taahhüdünü teyid etmelidir. Türkiye'nin 1980'deki bir askeri darbe sonucu kabul edilen anayasasının revize edilmesi gerekiyor. Türklüğü vatandaşlıkla denk tutan başlangıcı azınlıklar için son derece itici. AKP aynı zamanda, ifade özgürlüğünü kısıtlamakta kullanılan antiterör yasasını ve 'Türklüğü aşağılama' suçunu düzenleyen ceza kanunun 301'inci maddesini geri bırakan mevzuatı kaldırmalıdır" dedi.
Washington'daki Amerikan Üniversitesi'nde Çatışma Önleme ve Barışın İnşaası Programı Direktörü David L.Phillips, "Çözümü Zor Kürt Sorunu" başlıklı makalesinde, "İki hafta önce yedi Türk askerinin PKK tarafından pusuya düşürülmesi ve öldürülmesi, Türk hükümetinin Kürtlerin siyasi ve kültürel haklarının genişletilmesi inisiyatifince marjinalleştirilen giderek artan bir şekilde dışarıda kalan örgüt tarafından girişilen ümitsiz bir eylemdi" dedi.
Sansasyonel şiddetin PKK'nın "hala bir oyuncu" olduğunu kanıtlamak için başvurduğu bir yol olduğunu, süren çatışmaların PKK'nın varlığını meşru kılacağını, çatışmanın aynı zamanda PKK'nın kaçakçılık, haraç, tehdidin sürmesi anlamına geldiğini belirten Phillips şu ifadeleri kullandı:
"Erdoğan şu anda bir kavşakta bulunuyor. PKK'yı hedef alan bir güvenlik çözümüne odaklanan öfkeli bir politikadan kaynaklanan taleplere direnemeyebilir. Ya da hem güvenlik hem de örgüte destek bataklığını kurutmak yönünde daha ileri reformları öne alan daha dengeli bir yaklaşım tercih edebilir."
DTP'nin kapatılması kararının sürpriz olmadığını, DTP'nin PKK için bir maşa olarak davranarak bu utancı davet ettiğini anlatan Phillips, "Kürt seçmenlerine hizmet etmek için parlamentodaki 21 sandalyesi ve yerel yönetimlerin kontrolünden yararlanmak yerine DTP, Türklerin nefret ettiği PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın çıkarlarına hizmet etmekle daha çok ilgilendi" dedi.
ERDOĞAN LİDERLİĞİNİ GÖSTERMELİ
PKK'nın sansasyonel şiddet konusunda asla özür dileme ihtiyacı duymadığını, sadece silahlı çatışma beklentisinin ağır bastığını, Türkiye ile, Türk milliyetçilerinin Türk-Irak sınırında bulunan engebeli Kandil dağlarında sığınak sağlamakla suçladıkları Kürdistan Bölgesel Hükümeti arasındaki işbirliğinin kolayca çözülebileceğini anlatan Phillips "Erdoğan bu kriz anında kararlı liderliğini göstermeli. Kürt açılımını ya da Irak Kürdistanı ile sağlanan ilerlemeyi eski haline döndüremez. Hareketsiz de duramaz. Olaylara tepki vermek yerine tek yolu reformların arkasını bırakmamak ve Türk ulusuna yönelik bir seslenişle PKK sorunu ve diğer tüm konular hakkındaki planını açıklamak" dedi.
David Phillips, Başbakan Erdoğan'ın söz konusu konuşmasında Türk vatandaşlarını korumaya yönelik yoğunlaştırılmış güvenlik önlemlerini de açıklayabileceğini belirtirken, "Bu politikanın korunması, herhangi bir devlet başkanı için ilk ve en önemli öncelik. Erdoğan aynı zamanda AKP'nin, demokrasi ve kalkınma sürecindeki çatışmaların temel nedenlerine yönelecek çok yönlü yaklaşım taahhüdünü teyid etmelidir. Türkiye'nin 1980'deki bir askeri darbe sonucu kabul edilen anayasasının revize edilmesi gerekiyor. Türklüğü vatandaşlıkla denk tutan başlangıcı azınlıklar için son derece itici. AKP aynı zamanda, ifade özgürlüğünü kısıtlamakta kullanılan antiterör yasasını ve 'Türklüğü aşağılama' suçunu düzenleyen ceza kanunun 301'inci maddesini geri bırakan mevzuatı kaldırmalıdır" dedi.
