AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'ten çarpıcı açıklamalar!
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek saat 19.30'da başlayan Sürmanşet programında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in konuşmalarından satır başları:
ÖZGÜR ÖZEL'İN ÜMMET RAHATSIZLIĞI!
“Şimdi ümmetçilikten bir adam niye rahatsız olur? Ümmetçi ne demektir? Şimdi siz kalkıp da peygamber efendimizin yolundan giden, Müslüman olan, bu dünyanın dört bir yanında İ′la-yı Kelimetullah'ı her tarafa götürmeyi amaçlayan bir görüş için niye rahatsızlık duyarsınız? Bunun temeline indiğimiz zaman Cumhuriyet Halk Partisi'nin yıllardır üstünden atamadığı, bu İslamiyetle alakalı olan aralarındaki olayın aslında bir yansımasıdır bu. Hep diyorum ya ‘İslamiyet deyince aklıma çorap kokusu gelir diyen zihniyetin temsilcisidir.' Özgür Özel ve diğerleri. Bunların yıllardır derdi İslam'la, camide okunan ezanla, Kur'an-ı Kerim'in Arapça okunmasında, insanların hacca gitmesinde. Önder Sav'ı hatırlar mısınız? Hacca gidecek bir vatandaşa, ‘Git belki seni Muhammed orada görür.' diye dalga geçen bir adamdı. Bunların partisinin adamıydı. Şimdi de hedefi ‘ümmetçiler' diyerek, hedef alarak, bu ülkedeki insanların bir araya gelmesinden dolayı İslamiyetle ilgili olan noktalarda hedef almaya çalışıyor.”
BAKLAVA KUTUSUNDAKİ RÜŞVETE ‘KURGU' DEDİ!
“Özgür Özel hakikaten aklını kaybetmişçesine bu konularda bir gün dediği bir gün dediğini tutmazcasına konuşmalar yapıyor. Şimdi bu yakalanan belediye başkan yardımcısı ifade vermeye gitmiş. İfade de diyor ki ‘Şimdi belediye başkanı diyor kendi yakınlarından çok ciddi bir ekip oluşturdu.' diyor. ‘Karan'ın yeğeni Buğlem Şahbaz özel kalem müdürü yaptı.' diyor. Yani bunu özel kalem müdürü olarak kendi yeğenini yaptı diyor. Baldızı Sıla Ceylan Berkay'ı belediye başkan yardımcısı yapıyor. Teşkilata bakın. Yeğen, özel kalem, belediye başkan yardımcısı baldızı. Diğer bir belediye başkan yardımcısı okul arkadaşıymış. Hadi okul arkadaşı belki çok becerikliydi koydu diye düşünelim.”
“Belediyeyle hiçbir alakası olmayan, hiçbir konuda resmi bir görevi olmayan bir yeğeni var. İsmi Hüseyin Cem Gül. Bu Hüseyin Cem Gül, bütün belediyenin içerisindeki birimlerde söz sahibi. Oralarda konuşabilme hakkına sahip. Şimdi burası çok önemli. Şimdi siz belediyeden inşaat başlama ruhsatı alacaksanız, iskan, tadilat ruhsatı, otel işletme ruhsatı konusunda bir başvurunuz varsa gittiğiniz birim sizi bu yeğene yönlendiriyor. Bu yeğenin belediyede bir işi yok. Adamın ismi Hüseyin Cem Gül. Ben vermiyorum bu ifadeyi. Belediye başkan yardımcısının ifadesini okuyorum. Gidiyorsunuz bu kişiye, adam size bir para biçiyor. 200 bin euro, 100 bin euro, 500 bin euro. Veriyorsunuz rüşvetinizi, işiniz çözülüyor. Sisteme bakar mısınız? Bu sistemin bir parçası gibi olanlardan bir tanesi de şu anda evet baklava kutularından patladı ve rezil oldular. Gözümüzle baklava kutusunu gördük. Bunu da inkar ettiler, biliyor musunuz?”
“Şimdi olaya iki türlü bakalım. Bir, üzerinizde içici olarak bir uyuşturucu yakalatmanız durumunda alacağınız cezayla, rüşveti aleni olarak böyle suçüstü yakalanmanız arasında bir kere çok ciddi olarak, bildiğim kadarıyla bir yıl farkı var. Yani rüşvet yakalanması daha büyük suç diye biliyorum ben. Şimdi, adam niye bunu kabul etsin? Birincisi bu. İki, şimdi bunu film çeksek, bir film haline getirmeye kalksak, bu film hiç izlenmez. Millet güler çünkü.”
ÖNCE KURGU OLDUĞUNU İMA ETTİ SONRA ÇARK ETTİ
“Bir psikolog arkadaşımla görüştüm. Arkadaşım bana şu notu attı. Dedi ki yani gerçekten bu Özgür Özel'i dinlemiş. ‘Osman Bey, söylenen bir kişi yalanının ortaya çıkma endişesiyle,
kişi öfke kontrol sorunu yaşayarak, karşısındakine hakaret etme yolu ile durumu geçiştirmeye ve baskın hale gelme çabası içerisine girebilir. Bu psikolojik bir sorun.' dedi. Yani bir kişi problemliyse ve bu konuda verecek cevabı yoksa bunu hakaretle üstünü kapatarak yönünü başka tarafa çevirmeye çalışıyor. Bu aslında psikolojik bir problem.”
“Bizler siyaset yapıyoruz. Toplumun ön planında olan insanlarız. Ben Ankara'da büyüdüm. Yani tabiri caizse Ankara bebesiyim diyebilirim kendime. Şimdi her türlü cevabı verebilecek marifetteyim. Öyle şeyler söylerim ki yani Özgür Özel şaşırıp kalır. Ama bizim ahlaki açıdan toplumun önünde böyle olmamamız gerekiyor. Şimdi birinci olay şu. Özgür Özel bir ay, bir adamın uyuşturucudan yakalanıp, bir eğitimden geçtiğini söylüyor. Ben askerlik yaptım, acemi birliği bir ay sürüyor. Her şeyi öğreniyoruz. ‘Bir adam bir baklava kutusunu nasıl açacak, nasıl kapatacak diye, bir ay polisin 32 saatlik görüntüsü var' diyor, bir eğitim verdiklerini söylüyorlar. Ya buna kim inanır? Çıkar kardeşim o zaman o kayıtları. Ne yapıyor polis? Masanın üstüne baklava kutusunu koyup, ‘Evet, şimdi biz içeri gireceğiz, sen bantı sağdan açacaksın, içine euroları koyduk' falan diye, sana eğitim mi verdi? Milletin aklıyla dalga geçmek, alay etmektir bu. Ben Özgür Özel'in hakikaten akli olarak normal olduğunu düşünmüyorum. Bir şeyi savunacağız diye böyle savunulur mu ya? Ya sen bir siyasetçisin. Kendi içerisinde birisi böyle bir şey yaptı, çıkarsın, ‘Arkadaş böyle bir rezillik yaşanmıştır. Bu yaşanan bu rezillikten ötürü bu adamı partiden atıyoruz. Kesinlikle kabul etmiyoruz.' dersin ve önüne bakarsın başka bir şey varsa da onların cevabını verirsin. Kalkıp da bu işi devletin üstüne, devletin polisinin üstüne yıkmaya çalışmak büyük bir rezalet, büyük bir rezillik.”
