Çalisanlarin Üçte Biri 'E-Posta Stresi' Yasiyor
Arastirmalara göre; bir ofis çalisani, her gün ortalama 4 saatini e-postalarini okumak ve yanitlamak için harciyor. Gelen Kutusu’nda biriken onlarca okunmamis e-posta ve bu e-postalar yoluyla gelen yeni isler, çalisanlar için büyük bir stres ve anksiyete kaynagi olabiliyor. Uzm. Klinik Psikolog Ilayda Kutevu, is hayatinda e-posta stresi ile basa çikmak için önerilerde bulundu.

Bas agrisi, uykusuzluk ve konsantrasyon güçlügüne yol açiyor
Ilayda Kutevu, “E-posta stresi, Gelen Kutusu’nda biriken e-postalarin yol açtigi stres, endise ve kaygiyi ifade etmek için kullanilan bir terim. Bu stres, birçok faktörden kaynaklanabilir. Sürekli gelen bildirimler, her an erisilebilir olma beklentisi ve gün boyunca artan e-posta yigini, çalisanlari baski altina alabiliyor. Özellikle hizli yanit verme zorunlulugu, çalisanlarin sürekli bir tetikte olma hali yasamasina neden oluyor. Hem fiziksel hem psikolojik belirtilerle kendini gösteren e-posta stresi; bas agrilari, uykusuzluk, konsantrasyon güçlügü ve artan anksiyeteye sebep olmaktadir. Ayrica sürekli olarak gelen e-postalari kontrol etme ve cevaplama zorunlulugu, üretkenligi de olumsuz etkileyebilir” ifadelerini kullandi.
Hata yapma ve yanlis anlasilma riski, kaygiyi artiriyor
Her gün yüzlerce e-posta almanin, yogun bilgi yüklemesi ile birlikte bu bilgileri isleme konusunda zorluklara yol açabilecegine deginen Uzm. Klinik Psikolog Ilayda Kutevu, söyle devam etti:
“E-postalar, genellikle is hayatinda sürekli bir dikkat gerektirir ve bu da zaman yönetimini zorlastirabilir. Çok sayida e-posta almak, kisilerde zamaninda yanit verme baskisi olusturabilir ve bu durum kaygiya neden olabilir. Çogu insan is yerinde performans degerlendirmeleri ile iliskilendirdigi e-postalara büyük önem verir. E-postalarin zamaninda ve dogru bir sekilde yanitlanmasi, bireyin profesyonel becerilerinin ve sorumluluklarinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Bu da birey üzerinde büyük bir baski olusturmaktadir. Önemli bir diger konu ise e-posta yoluyla iletisimde, ton ve niyetin yanlis anlasilma riskidir. Insanlar yazdiklarinin yanlis anlasilmasindan veya istemeden kirici ya da kaba görünmekten çekinebilir. Bu, özellikle profesyonel ortamlarda büyük bir endise kaynagi olmaktadir.”
“Kisa ve net cevaplar yazin, düzenli sekilde arsivleyin”
Eger her gelen e-posta bildirimiyle irkiliyorsaniz, e-posta yazarken geriliyorsaniz, okunmamis e-postalarinizi gördükçe panikliyorsaniz ve bu durum sizi kötü hissettiriyorsa, e-posta kutunuzu daha iyi yönetmenin zamani gelmis demektir. Uzm. Klinik Psikolog Ilayda Kutevu, e-posta kaygisiyla basa çikmaya yardimci olacak su önerilerde bulundu:
-E-postalarinizi belirli zaman dilimlerine ayirin. Sürekli e-postalari kontrol etmek sizi gereksiz yere strese sokabilir. E-postalarinizi belirli zaman dilimlerinde kontrol ederek daha verimli olabilirsiniz.
-Is yogunlugunuzun farkinda olun, öncelikli islerinizi tamamladiktan sonra acil olmayan e-postalara geçebilirsiniz.
-E-posta cevaplarinizi olabildigince kisa ve net tutun. Karmasik cümleler kurmak veya gereksiz detaylara girmek hem sizi hem karsi tarafi strese sokabilir.
-E-postalari düzenli bir sekilde arsivlemek, gerektiginde kolayca geri dönüp ulasabilmeyi saglar.
-Çalisma arkadaslarinizla ve yöneticilerinizle, e-posta yanit süreleri hakkinda net beklentiler belirlemek baskiyi azaltabilir.
-Olumsuz e-postalarla karsilastiginizda hemen tepki vermek yerine sakin kalarak düsünün ve mantikli bir cevap verin.
-Sikça yanitladiginiz türde e-postalar için sablonlar olusturmak zaman kazandirir ve stresi azaltir.
-Tatilde veya yogun oldugunuz zamanlarda otomatik yanitlar ayarlamak, sizinle iletisime geçenlerin beklentilerini yönetmenize yardimci olabilir.
