'Sitma Tedavisinin Gecikmesi Ölümcül Olabilir'

Ülkemizde tani konulan sitma vakalarinin hepsinin kaynaginin basta Afrika olmak baska ülkeler oldugunu belirten Enfeksiyon Hastaliklari ve Mikrobiyoloji Uzmani Dr. Ögr. Üyesi Songül Özer, “Sitmanin etkin bir tedavisi olsa da, gecikilmesi halinde ölümcül olabilir. Bu nedenle sitmanin yaygin görüldügü yerlere seyahat edecek kisiler, o bölgelere gitmeden verilmeye baslanan koruyucu ilaçlari alarak önlem almalidir” dedi.

'Sitma Tedavisinin Gecikmesi Ölümcül Olabilir'
ISÜ Medical Park Gaziosmanpasa Hastanesi Enfeksiyon Hastaliklari ve Mikrobiyoloji Uzmani Dr. Ögr. Üyesi Songül Özer, 25 Nisan Dünya Sitma günü dolayisiyla açiklamalarda bulundu.

Sitmanin tanimini yapan Dr. Ögr. Üyesi Özer, “Sitma, anofel cinsinden disi sivrisinekler tarafindan insana aktarilan, Plasmodium cinsi kan parazitleri tarafindan olusturulan bir enfeksiyon hastaligidir. Anofel cinsi disi sivrisineklerin sokmasiyla insana bulasan bes ayri Plasmodium (kan paraziti) bulunmaktadir. Sivrisinekler tarafindan vücuda giren parazitler, öncelikle kirmizi kan hücrelerini enfekte eder” diye konustu.



“Siddetli sitma zamaninda tedavi edilmezse ölümcül olabilir”

Sitmada görülebilecek belirtilerden bahseden Dr. Ögr. Üyesi Özer, su bilgileri paylasti: “Paraziti alan kiside meydana gelen ilk belirtiler bas agrisi, halsizlik, yorgunluk, karin agrisi, karin kramplari ve kas ve eklem agrisidir. Bu tipik olmayan belirtilere daha sonra yüksek ates, üsüme, titreme, terleme, istahsizlik, kusma ve giderek artan halsizlik eklenir. Hastalik bu asamada fark edilir ve tedavisine baslanirsa, ilerlemez ve kötüye gidis olmaz. Ama fark edilmezse ve tedavi baslanmazsa vücuttaki kan parazitleri çogalmaya devam eder. Hastalik günler hatta saatler içerisinde siddetli sitmaya dönüsebilir. Siddetli sitmada genellikle koma (serebral sitma), metabolik asidoz, agir anemi, hipoglisemi, akut böbrek yetmezligi, akciger ödemi bulgularindan biri veya daha fazlasi gelisebilir. Siddetli sitma tedavi edilmezse hastalarin büyük çogunlugu kaybedilir.”

“Yüksek ates görülebilir”

Sitmali hastanin 3-4 günde bir yükselen atesinin olmasinin tipik oldugunu belirten Dr. Ögr. Üyesi Özer, “Atessiz günlerde tamamen normal olan hasta, atesin yükselmesi ile birlikte siddetli kas agrilari, asiri halsizlik ve bazen kanamalarla seyreden atesli döneme girer. Sitmanin türüne göre degisirse de bu atesli dönem yaklasik 4-5 gün sürer. Sonra asiri terleme ile birlikte ates düser ve yine atessiz dönem baslar” dedi.



“Sivrisineklerden bulasir”

Sitmanin insana nasil bulastigina deginen Dr. Ögr. Üyesi Dr. Özer, “Sitma genellikle insana enfekte disi anofel cinsi sivrisineklerin sokmasiyla bulasmaktadir. Kaninda paraziti tasiyan kisilerin kanini emen anofeller, kendi vücutlarina paraziti alir, büyütür ve baska bir insani sokarak bu paraziti tasimis olurlar. Sivrisinekler disinda kan transfüzyonu, organ transplantasyonu, greftler ve kontamine enjektör veya ignelerin ortak kullanimi ile de bulasabilmektedir. Ayrica anneden, enfekte eritrositlerin plasenta yoluyla dogum öncesi veya dogum esnasinda bebege geçisiyle de bulasabilir” ifadelerini kullandi.

“Türkiye’de yerel kaynakli sitma görülmüyor”

Sitmanin, Afrika kitasinda halen çok yaygin oldugunu dile getiren Dr. Ögr. Üyesi Özer, sunlari söyledi: “Ülkemizde, cumhuriyetin ilk yillarindan bu yana yapilan etkin sitma mücadelesi sayesinde yerel kaynakli sitma vakasi görülmemistir. Ülkemizde tani konulan sitma vakalarinin hepsinin kaynagi, basta Afrika olmak baska ülkelerdir. Dünya Saglik Örgütü (DSÖ), 2000 yilindan beri dünya genelinde sitma vaka sayisi ve ölümlerinde düsüs oldugunu bildirmektedir. DSÖ, 2016 yilinda sitma vaka sayisinin 216 milyona, ölüm sayisinin da 3 milyon 445 bine düstügünü tahmin etse de, sitma dünyada halen önemli bir enfeksiyon hastaligi olmaya devam etmektedir. Dünya Saglik Örgütü tarafindan yayimlanan Dünya Sitma Raporu’na göre 2016 yilinda sitma vakalarinin yüzde 90’i Afrika’da, yüzde 7’si Güney-Dogu Asya’da ve yüzde 2’si de Dogu Akdeniz Bölgesi’nde görülmüstür.”

“Sitmanin kan tahlilleri yoluyla tanisi kolaydir”

Tani sürecinin kolay olduguna dikkat çeken Dr. Ögr. Üyesi Özer, “Günümüzde sitmanin kan tahlilleri yoluyla tanisi kolaydir ve kisa sürede tani konulabilir. Etkin bir tedavisi vardir. Sitmanin yaygin görüldügü yerlere seyahat edecek kisilere, o bölgelere gitmeden verilmeye baslanan koruyucu ilaçlar mevcuttur. Açik olan vücut bölgelerine sivrisinek kovucularinin sürülmesi ise bir diger korunma yöntemidir” seklinde konustu.



“Sivrisineklerden korunmanin yollari”

Sivrisineklerin, nemli ve sicak iklim bölgelerinde, hijyen kosullarinin uygun olmadigi yerlerde kolayca yuvalandiklarini ve ürediklerini söyleyen Dr. Ögr. Üyesi Özer, “En sik sitma hastaligina neden olurlar. Ama sitma disinda Dang hummasi, sari humma, filaryazis (fil hastaligi), çesitli ensefalitlere de (beyin ve beyin zari enfeksiyonlari) neden olabilirler. Sivrisineklerle mücadele yöntemlerinin basinda, sivrisinek larvalarinin bulundugu bataklik gibi ortamlarin kurutulmasi, çesitli kimyasallarla etkili ilaçlama yöntemlerinin sik araliklarla uygulanmasi, sivrisineklerin sik bulundugu ortamlarda cibinlik kullaniminin yayginlastirilmasi, çalisirken vücudun açik yerlerinin ilaçlanmasi ve mümkünse kapali kiyafetler veya açik renkli giysiler giyilmesi, el, kol ve yüz koruyucularinin kullanilmasi önerilir” dedi.

Kaynak: İHA