Dogurganlik Hizi Yüksek Olan Agri'da Nüfus Sürekli Azaliyor
Van YYÜ Egitim Fakültesinde görevli Prof. Dr. Murat Yilmaz, Agri’da toplam dogurganlik hizi ve kaba dogum hizinin Türkiye ortalamasinin üzerinde oldugunu, buna ragmen ilde 2000 yilinda 530 bin civarinda olan nüfusun ise günümüzde 510 bine indigini ve bunun sebebinin il disina verilen göç oldugunu belirtti.

1950 ile 1980 yillari arasinda kirsal nüfusun toplam nüfus içindeki payinin azaldigini, söz konusu nüfusun mutlak olarak artmaya devam ettigini ifade eden Yilmaz, sonraki süreçte ise kirsal nüfusun mutlak olarak azalmaya basladigini ve 1980’de 25 milyon olan kirsal nüfusun günümüzde 15 milyon civarina indigini belirtti.
Agri özelinde yaptigi arastirmayla ilgili bilgiler paylasan Prof. Dr. Murat Yilmaz, söyle devam etti:
“Türkiye’nin dogusunda yer alan Agri ilinde Cumhuriyet’in ilk yillarinda yüzde 14 civarinda olan kentlesme orani 1950’de yüzde 15’e, 2000 yilinda yüzde 48’e ve günümüzde yüzde 60’a çikmistir. 21. yüzyilin baslarinda Agri’da kentlesme oraninin yüzde 50’ye ulasmadigi dikkat çekicidir. Agri’da son yillarda azalmakla birlikte toplam dogurganlik hizi ve kaba dogum hizi hala Türkiye ortalamasinin üzerindedir. Fakat buna ragmen ilde 2000 yilinda 530 bin civarinda olan nüfus, günümüzde 510 bine inmistir. Süphesiz bu durumun nedeni il disina verilen göçtür. Ildeki kirsal yerlesmelerden il merkezi ve diger ilçe merkezlerine yönelik göçlerin yani sira il merkezi, ilçe merkezleri ve ildeki kirsal yerlesmelerden il disina yogun bir göç olayi yasanmaktadir. Buna bagli olarak il merkezi ve bazi ilçe merkezlerinin nüfusu artarken, ildeki kirsal yerlesmelerin nüfusu ise hizla azalmaktadir.”
2007-2022 yillari arasindaki 15 yillik süreçte Agri ilinde kirsal nüfusun artis hizinin yüzde eksi 18 oldugunu dile getiren Yilmaz, “Yani 15 yilda ildeki kirsal nüfus yaklasik beste bir oraninda azalmistir Toplam dogurganlik hizinin ve kaba dogum hizinin kirsal yerlesmelerde kentlere göre daha fazla oldugu bilinen bir gerçektir. Peki neden Agri’da 15 yilda kirsal nüfus bu kadar fazla azaldi? Tabi ki bunun baslica nedeni göçtür. 15 yillik süreçte ilde kirsal nüfusun artis hizinin en düsük oldugu ilçeler bu degerin yüzde eksi 30 ile yüzde eksi 32 arasinda degistigi Hamur, Eleskirt ve Diyadin’dir. Diger bir ifade ile bu 3 ilçede kirsal nüfus 15 yilda yaklasik üçte bir oraninda azalmistir. Nitekim Hamur’da 2007’de 18 bin 907 olan kirsal nüfus 2022’de 12 bin 870’e inmis, ayni süreçte Eleskirt’te kirsal nüfus 29 bin 673’ten 20 bin 370’e ve Diyadin’de 26 bin 947’den 18 bin 813’e inmistir. Belirtilen dönemde Agri merkez ilçeye bagli kirsal yerlesmeler ile Tasliçay ve Tutak ilçelerindeki kirsal yerlesmelerde nüfusun artis hizi yüzde eksi 21 civarindaydi. Diger bir ifade ile adi geçen ilçelerdeki kirsal nüfus 15 yilda beste bir oraninda azalmistir. Dogubayazit ilçesinde 2007-2022 arasinda kirsal nüfusun artis hizi yüzde eksi 12 civarindadir. Yani Dogubayazit’ta 15 yilda kirsal nüfus yaklasik onda bir oraninda azalmistir. 2007-2022 arasinda Agri ilinde kirsal nüfus artis hizinin arti deger aldigi tek ilçe Patnos olmustur. Adi geçen ilçede 15 yilda kirsal nüfus yüzde 1,5 oraninda artis göstermis olup bu artis bölgedeki toplam dogurganlik hizi düsünüldügünde çok ciliz bir artisi ifade etmektedir. Aslinda 15 yilda Patnos’taki kirsal yerlesmeler de önemli miktarda göç vermistir” ifadelerini kullandi.
2007-2022 yillari arasinda Agri ilinde il merkezi (Agri kenti) ve ilçe merkezlerin nüfus artis hizinin oldukça farkli degerler aldigini da söyleyen Yilmaz, “Bu süreçte il merkezinde yüzde 23,3 olan nüfus artis hizi, Dogubayazit’ta yüzde 15, Diyadin’de yüzde 3, Tutak’ta yüzde 0 iken geri kalan ilçe merkezlerinde yüzde eksi 11 ile eksi 15 arasinda degismistir. Kisaca Agri kenti ildeki kirsal yerlesmelerin verdigi göçün yöneldigi önemli merkezlerden biri olmus ve 15 yilda nüfusu yaklasik dörtte bir oraninda artmistir diyebiliriz. Dogubayazit’ta da nüfus önemli miktarda artmis olup Diyadin’de daha az artmistir. Hamur, Eleskirt ve Tasliçay gibi ilçelerde kirsal nüfusun yani sira ilçe merkezindeki nüfusun da son 15 yilda hizla azaldigi görülmektedir. Patnos’ta kirsal nüfus 15 yilda az miktarda artmisken, kentsel nüfusun onda bir oraninda azaldigi dikkat çekmektedir. Tutak’ta ise kirsal nüfus 15 yilda hizla azalirken, ilçe merkezindeki nüfusun hemen hemen degismedigi görülmektedir” diye konustu.
“Agri özelinde aslinda Türkiye’de kirsal yerlesmelerden kaçisin/kopusun ne kadar hizli oldugu açikça görülmektedir” diyen Prof. Dr. Yilmaz, konusmasini söyle sürdürdü:
“Bu olgunun birçok ilde yasandigi bir gerçektir. Dolayisiyla bu durumun illerimiz ve ülkemiz açisindan çok önemli sonuçlar doguracagi bir gerçektir. Türkiye’de kirsal nüfusun azalmasi, bitkisel ve hayvansal üretimi olumsuz etkilemekte ve kendi gidasini (büyük oranda) hatta daha fazlasini üreten nüfus kitlelerini kentsel tüketici (gida üretimi açisindan) nüfus kitlesine dahil etmektedir. Önümüzdeki yillarda Türkiye’de gida arzinin daha da azalacagi ve gida talebinin, dolayisiyla fiyatlarinin daha da artacagi kaçinilmaz bir gerçektir. Bu nedenle egitim, ulasim, konut konforu, saglik hizmetleri, tarim topragi, sosyal çatismalar gibi konularda bir dizi iticilige sahip kirsal yerlesmelerde, nüfusu tutmak için bu sartlari degistirmek gerekmektedir. Ancak bu sekilde kirsal nüfus kirsal yerlesmelerde kalir, bitkisel ve hayvansal üretim yapmaya devam eder. Bu konu ülkemiz için kritik bir konudur.”
“Peki kirsal nüfusu kirsalda tutmak ve üretim yapmasini saglamak için ne yapmali” Sorusuna da cevap veren Yilmaz, “Bir kere bitkisel ve hayvansal üretime yönelik politikalar gözden geçirilmelidir. Günümüzde uygulanan ziraati ve hayvanciligi desteklemeye yönelik uygulamalarin yetersiz kaldigi açikça ortadadir. Yine kirsal ve tarimsal desteklerin arazi miktari ve sahipligi bazinda degil de bire bir ürün, canli hayvan ve hayvansal ürün üretim miktarina göre yapilmasi gerekmektedir. Yani dogudaki bir kentte ya da göç ettigi batidaki kentte oturan aslinda 1 gram bugday ya da süt üretmeyen fakat genis topraklari oldugu için her yil 50-100 bin (bir kismi daha fazla) Türk lirasi tarimsal destek alanlara bu destek verilmemelidir. Buna ragmen kirsal yerlesmelerde yasayan topraksiz ya da az miktarda topraga sahip çiftçilere ise hazine arazisinden toprak verilerek ya da kirasi devlet tarafindan karsilanarak isleyebilecegi tarim toprak saglanmalidir ve asil üretim yapan insanlara bitkisel ve hayvansal üretimi oraninda Avrupa Birliginde yapilan destekleme biçimleri model alinarak destekler saglanmalidir. Aksi halde ülkemizde yakin gelecekte bitkisel ve hayvansal üretim yapan nüfus toplam nüfusun yüzde 5’i bile olmayacak, bu da gida arzini tehlikeye sokacaktir” dedi.
Prof. Dr. Yilmaz, “Agri’daki kirsal nüfus nereye gidiyor” sorusuna da söyle cevap verdi:
“Aslinda nereye gidiyordan çok neden gidiyor? Sorusunun cevabini arastirmak ve bulmak lazim. Ama biz yine de ilk sorunun cevabini da verelim. 2022 yilinda Agri’da il disina göç eden 37 bin 673 kisinin 6 bin 812’si (yüzde 18) Istanbul’a, 2 bin 966’si (yüzde 7,5) Izmir’e, 2 bin 530’u (yüzde 6,7) Ankara’ya, 2 bin 117’si (yüzde 5,6) Bursa’ya, bin 980’i (yüzde 5,2) Kocaeli’ne, bin 160’i (yüzde 3,1) Van’a, 950’si (yüzde 2,5) Tekirdag’a, 808’i (yüzde 2,1) Manisa’ya ve geri kalani da diger illere gitmistir. Ile cografi olarak çok yakin olan Van disindaki illerin genellikle batida sanayinin gelismis oldugu iller olmasi, aslinda Agri’dan farkli illere yönelen göçlerin nedenlerini ve göç edenlerin amaçlarini yeteri kadar göstermektedir.”
