Alcan, 'Mobbing Ile Mücadele Kanununa Ihtiyaç Var'
Mobbing ile Mücadele Dernegi Erzurum Il Temsilciligi Baskani Alcan, “Mobbing ile mücadele kanununa ihtiyaç var” dedi.

“Gönül koyma ülken için gönlünü koy” sloganiyla etkinliklerin yil boyuna yayilan çesitli etkinliklerle sürecegini ve mobbinge yönelik toplumsal bilinç olusturulmasinin amaçlandigini anlatan Jale Hülya Alcan, “Mobbing ile Mücadele Dernegi olarak, 2010 yilinda kurulduk. Isyerlerinde çalisma barisinin gelistirilmesi, onurlu çalisma hakkinin korunmasi, deneyimli, birikimli insan kaynagimiz olan beseri sermayemizin ülkemiz adina dogru kullanilmasi, heba edilmemesi, is ve çalisan verimliliginin artirilmasi, pozitif isyeri ortamlarinin çogaltilmasi, magdurlarin haklarinin savunulmasi, onlara hukuki ve psikolojik destek saglanmasi, mobbing ile mücadele edilmesi amaciyla çalisiyoruz. Dernek olarak Türkiye genelinde 14 il temsilciligimizle birlikte hizmet veriyoruz. Dernegimiz magdurlarin basvurularini takip ederek, mentörlük yapmakta, hukuki ve psikolojik destek saglamaktadir. Ülkemiz çalisma hayatina katki saglamak amaciyla dernegimiz; HEGEM Siddetle Mücadele Vakfi ile isbirligi protokolü imzalayarak, özellikle “Çalisma Yasaminda Siddet ve Tacizin Önlenmesi” konusunda ortak hareket etmek, fikir birligi ve güç birligi içerisinde bu alanda sorumluluk almak, destek ve katki saglamak için çalismaktadir. Çalisma Yasaminda Siddet ve Taciz ülkemiz çalisma hayatinin önemli bir sorunu olarak ortada durmaktadir” diye konustu.
Mobbingle mücadelenin önemine deginen Alcan, “Mobbing ile ilgili müstakil bir kanunun olmamasi, çalisma barisina zarar vermekte, beseri sermayemizi yipratmakta, onurlu çalisma hakkini ortadan kaldirmakta, çalisma hayatindan kaynaklanan intihar ve cinayetlere sebep olmaktadir. Bu durum magdurlarin hak arama konusundaki umutlarini maalesef olumsuz yönde etkilemekte, zorbalarin da istahini kabartmaktadir. Bu ekonomik ortamda insanlar ne olursa olsun islerini kaybetmemek için yapilanlari sineye çekmek zorunda kalmaktadir. Belirtmek gerekir ki mobbing; ortak kurum kültürünü yok etmekte, çalisan devir hizini yükseltmekte, deneyimli, birikimli insan kaynagini yok etmekte, is kazasi ve meslek hastaliklarini artirmakta, çekisme, çatisma, hiziplesme, kutuplasma ve ayrimciligi artirarak, kamu ve özel sektör isyerlerinde verimliligi düsürmektedir. Gelinen noktada, çalisma yasaminda siddet ve tacizin yogun olarak yasandigi bir toplumun gelecege güvenle bakmasi mümkün degildir. Bu durum sürdürülebilir de degildir” dedi.
Basvurularla ilgili olarak degerlendirmelerde bulunan Alcan, “Bu cografyada toplumsal uzlasmayi saglamak, birbirine gönül koyan insanlar toplulugundan, ülkesi için gönlünü koyan bir topluma hizla dönüsmemiz gerekiyor. Hak, hukuk, adalet ve hakkaniyeti gözetmedigimiz, çalisma barisi ve onurlu çalisma hakkini önemsemedigimiz, pozitif isyeri ortamlarini artirmadigimiz sürece, mobbing ile mücadelede basarili olmamiz mümkün görünmemektedir. Bu sürecin bu sekilde sürdürülebilmesi mümkün degildir. Maalesef basta sosyal hayat olmak üzere, çalisma yasaminda da siddet kültürü her geçen gün artmaktadir. Mobbingin dogru bir biçimde tanimlanmasi, magdurlara psiko-sosyal destek saglanmasi, mobbing yapanlara verilecek caydirici cezalarin ortaya konulmasi bir ihtiyaç olarak karsimizda durmaktadir. Müstakil bir Mobbing ile Mücadele Kanununun olmamasi kaotik bir ortam olusturmakta, keyfilik ön plana çikmaktadir. Görev, yetki ve sorumluluklarin net olarak belirlenmedigi, ortak kurum kültürünün olmadigi, olumsuz çalisma ortamlari, verimliligi etkilemekte, insanlarin sagligini yitirmesine, toplum sagliginin da olumsuz etkilenmesine, aile birliginin bozulmasina, gelecegimizin teminati olan çocuklarimizin da olumsuz etkilenmesine neden olmaktadir.Nitekim 2023/16 Sayili Cumhurbaskanligi Genelgesi’nde; “Siddetle mücadelede aktif rol alan kurumlar basta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluslari tarafindan kamu personelinin siddetle mücadeleye iliskin bilgi ve farkindaliginin artirilmasina yönelik çalismalarin yürütülmesine devam edilecektir. Siddetle topyekûn mücadele etmeye yönelik toplumsal farkindalik ve duyarliligi artirmak üzere egitim ve bilinçlendirme çalismalari yapilmaya devam edilecektir. Yerel düzeyde siddetle mücadelede koordinasyon ve is birliginin saglanmasi için Valiler, Kaymakamlar tarafindan gerekli tedbirler alinacaktir” ifadelerine yer verdi.
Dernegin 2023 mobbing ile mücadele raporu verilerine bakildiginda yapilan basvurularin, yüzde 81’inin özel sektör çalisanlarindan yüzde 9’unun kamu sektörü çalisanlarindan geldigini anlatan Alcan, “Cinsiyet olarak baktigimizda ise yüzde 57 “Erkek”, çalisanlarindan yüzde 43 “Kadin” çalisanlardan basvuru gelmistir” diye konustu.
Mobbingle mücadelenin mili bir mücadele oldugunu belirten Alcan açiklamasini söyle sürdürdü; "Mobbing sadece bireysel bir saldiri olmayip, toplumun huzurunu dogrudan etkileyen bir saldiridir. Mobbing, kurumlar içinde bulasici bir hastalik gibidir. Iyilestirici önlemler alinmazsa kurumun bütün yasamsal organlarina yayilir. Çalisan personelde, isletmeye ve çalisma arkadaslarina olan güven ve saygi azalir, motivasyon düser, çalisma ortami ve çalisanlar arasinda uyumsuzluk baslar, is verimliligi düser. “Akil sagligini destekleyici kurumsal uygulamalar, Türkiye farkindalik seviyesi ve ihtiyaçlar 2023” arastirmasina göre; her 2 çalisandan 1’inin psikolojik saglamliginin negatif yönde oldugu, çalisanlarin %88’inin de bugüne kadar herhangi bir psikolojik destek almadigini söylemektedir. Çalisanlarin %79.9’u zihinsel olarak iyi hissetme halinin is hayatina olumlu yansiyacagini ifade ederken, çalistigi kurum tarafindan psikolojik destek saglanmasi durumunda kuruma sadakatinin %54,6 artacagini belirtmistir. Is hedeflerine uygun çözümler bulunmasi ancak ve ancak isyerlerinde mobbingin önlenmesi ile mümkündür.”
Mobbingle Mücadelede kanununa ihtiyaç duyuldugunu belirten Alcan “Ülkemizi muassir medeniyet seviyesine tasimak istiyorsak Mobbing ile Mücadele Kanununa Ihtiyaç vardir. Basta Cumhurbaskanligimiz ve TBMM olmak üzere, Adalet Bakanligi, Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligi, Saglik Bakanligi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanligi ve Milli Egitim Bakanligi isbirligi ile öncelikle basta, Temel Magdur Kanunu’nun çikarilmasi, pesinden de Mobbing ile Mücadele Kanununun çikarilmasi gerektigi kanaatindeyiz. Yerel seçimlerden sonra TBMM’nin ilk gündemi Mobbing ile Mücadele Kanunu’nu çikarmak olmali, Haziran ayi sonuna kadar yasanin çikarilmasi, ülkemiz ve milletimiz yararina olacaktir. Bu vesile ile kampanyamizi destekleyen bütün STK’lara yürekten tesekkür ediyoruz. 5-11 Subat Mobbing ile Mücadele Haftasinin ülkemizdeki engin hosgörü ve duyarliligin artmasina vesile olmasini diliyoruz. Gönül koyma ülken için gönlünü koy” seklinde konustu.
