Milli Egitim Bakani Tekin'den Ögretmen Atamasina Iliskin Açiklama

Milli Egitim Bakani Yusuf Tekin, sürecin yönetilebilecegi sekilde subat ayina kadar ögretmen atama takvimi olusturulacagini belirterek, yer yil atama oldugunu, bu yil da olacagini dile getirdi.

Milli Egitim Bakani Tekin'den Ögretmen Atamasina Iliskin Açiklama
Milli Egitim Bakani Tekin, A Haber canli yayininda egitim gündemine iliskin açiklamalarda bulundu. Ögretmen atamalarina iliskin konusan Tekin, "Atama bekleyen ögretmenlerle ilgili detayli konusacagiz ama hepsini anliyorum, kuskusuz üniversite lisans programlarindan mezun oldular, aileleri beklenti içinde, kendileri beklenti içinde. Biz de nihayetinde milli egitim ailesine yeni fertlerin katilmasini arzu ediyoruz ama bunun hepsinin bir prosedürü var, elimizden geldigince o arkadaslarin problemlerini de çözecegiz" dedi.



"Hepsinin beklentilerini karsilayabilecek bir model üretmeniz gerekiyor"

Türk egitim sisteminin Finlandiya’daki egitim sistemiyle kiyaslamanin yanlis oldugunu söyleyen Bakan Tekin, "Finlandiya’nin nüfusu kadar, yani onun kat kat fazlasi bizim ögrencimiz var. Belki Finlandiya’daki ögrenci kadar bizim Suriyeli ögrencimiz vardir, yani sadece böyle bir karsilastirma yapayim; birincisi, bu. Ikincisi, Finlandiya’da egitimden beklentilerle Türkiye’deki beklentiler arasinda da farkliliklar var. Hep daha önce bu konulari konustugumuz için oradaki muadillerimizle. Yani biz sokakta çocuklarimizin Istiklal Marsi’ni ezbere okumasini, gelenek ve göreneklerimize sahip çikmasini egitimden bekliyoruz. Dolayisiyla bizim egitim sisteminden memnun olmayan insanlarin bir kismi burasi üzerinden yürüyor ama Finlandiya’da ya da baska bir ülkede bu tür tartismalar yok. Finlandiya’nin yaptigina ilave olarak bizim toplumsal beklentilerimizi ve çok farkli, çok çesitli toplumsal kesimlerimiz var. Hepsinin beklentilerini karsilayabilecek bir model üretmeniz gerekiyor" diye konustu.

Tekin, toplumun ögretmene yükledigi önemli sorumluluklar oldugunu belirterek, "Finlandiya’daki ögretmenin görevi bu olmayabilir ama Türkiye’de bunu bekliyoruz, yani çocugunu bize teslim eden anne baba, çalisan bir anne baba belki is yogunlugundan çocuguna yeterince vakit ayiramiyor. Annelik yapmasini istiyor ögretmenden, babalik yapmasini istiyor, tek çocuk, agabeylik ablalik yapmasini istiyor, dolayisiyla ögretmene devasa bir misyon yükleniyor. Toplumun beklentileri bu sekilde. Bakanligimizin adi da ögretim bakanligi degil, Egitim Bakanligi. Dolayisiyla bu misyon, kendi içinde toplum tarafindan Milli Egitim Bakanligina verilmis durumda" degerlendirmesinde bulundu.

"Simdi buradan hareketle karma egitime karsi oldugum söyleniyor, tam tersine özgürlükçüyüm"

Karma egitim sistemiyle ilgili yapmis oldugu bir degerlendirmenin baglamindan koparilarak elestiri konusu yapildigini, bu elestirinin haksiz oldugunu dile getiren Tekin, sunlari kaydetti:

"Simdi benim Milli Egitim olarak birincil hedefim ne? Kiz çocuklarinin okullasmasi saglamakti. O zaman veliyi ikna etmek için biz, gerekirse kiz okullari da açabilmeliyiz, veli isterse çocugunu kiz okullarina gönderebilmeli, isterse erkeklerin gittigi okullara gönderebilmeli. Karma egitim esastir ama bu tür gerekçelerle, yani egitimin, okullasma oraninin artmasi anlaminda bu tür tedbirleri almak gerekiyorsa beraber alalim. Simdi buradan hareketle karma egitime karsi oldugum söyleniyor. Tam tersine özgürlükçüyüm, karma egitim isteyen veliler için de kuskusuz o olacak. Zaten bizim Milli Egitimin temel kanununda öyle diyor, karma egitim esastir ama benim asli görevim, okullasma oranini artirmaktir."

Çagdas, içinde yasadigimiz dünyanin ihtiyaç duydugu bireyler yetistirebilecegi bir sistemin olusturulmasi gerektigini belirten Tekin, ötekilestirici, ayristirici unsurlarin egitim sisteminden çikarildigini kaydetti.



Derslik basina düsen ögrenci sayisi, dünya ortalamalariyla ayni

Bakan Tekin, Türkiye’de son yirmi yilda yapilan fiziki yatirimlara dikkati çekerek söyle konustu:

"Derslik sayisi açisindan baktigimizda 2003 yilinda 233 bin derslik varken aradan geçen süre içinde 359 bin derslik insa edilmis. Ayni sey ögretmen atamalari için de geçerli. Su anda halihazirda Milli Egitim Bakanligi bünyesinde çalisan yaklasik 1 milyon ögretmenin yüzde 80’e yakini son 20 yilda atanmis durumda. Ögrencilik yaptigimiz yillarla kiyasladigimizda derslik basina düsen ögrenci sayisi ortalamalari 40 bandinda. Ögretmen basina düsen ögrenci sayilari hakeza o düzeylerdeyken simdi, su anda Türkiye’de hem ögretmen basina düsen ögrenci sayisi itibariyla hem de derslik basina düsen ögrenci sayisi itibariyla dünya ortalamalariyla hemen hemen ayni düzeydeyiz. Ortalama olarak 20’li rakamlarda siniflar 20’li rakamlarda ögretmen basina düsen ögrenci sayilari var."

Çagin gereksinimlerine göre ögretmen yetistirme sürecini yeniden ele almakta fayda oldugunu belirten Bakan Tekin, konunun ilgili paydaslarla beraber çözülmesi gerektigini aktardi.

Egitim sisteminin çok sik degistirildigi iddialarinin dogru olmadigini vurgulayan Bakan Tekin, "Iddia ettikleri sey, ’Ortaokullardan liseye geçis sistemi çok degisti’. Peki, bu mu egitim sistemi dediginiz sey? Yani sekizinci siniftaki bir ögrenci dokuzuncu sinifa nasil geçsin? Bütün mesele bu mu egitim sistemiyle ilgili? Yani buna indirgediginiz zaman o zaman tartisacak bir sey yok" diye konustu.

Reform gibi iddiali sözleri kullanmaktan imtina ettigini kaydeden Tekin, toplumun farkli kesimleriyle egitim konularinda çesitli degerlendirme toplantilari yaptiklarini ifade ederek "Bizim muhatap oldugumuz kitlenin sikinti yasadigi alanlar her neyse oraya dokunarak, problemi çözerek mesafe katedecegimize inaniyorum, buradaki adimlarimiz da bu yönde" cümlelerine yer verdi.

"Cep telefonu ve tabletlerin okullarda kullanimi ile ilgili tedbir almakta fayda var"

Okullarda cep telefonu ve tablet kullanimi ile ilgili hem ögretmenlerin hem de velilerin yakinmasi oldugunu belirten Bakan Tekin, "Ögretmenler ve veliler bu konudan yakiniyorlar. Dolayisiyla okullarin tamami için degil ama dersliklere sokulmasiyla ilgili bir tedbir alinmasinin faydali olacagini düsünüyorum. Baska tür problemler de çikiyor, çocuklar sinifta görüntü çekebiliyor. Hepsini tek pakette degerlendirip bir tedbir almakta fayda var" degerlendirmesinde bulundu.

Tekin, Destekleme ve yetistirme kurslariyla ögrencilere çesitli destek mekanizmalari sunduklarini hatirlatarak, "Ögrencilerimiz, okul idaresinden istedigi zaman matematik kursu, kimya kursu, fizik kursu gibi ihtiyaç duydugu derslerden okulumuz kurs açiyor, o kurslari alaninda iyi olan ögretmenlerden bu dersi alma imkani sunuyoruz. Dolayisiyla velilere çagrim su; Okulda devletin size sundugu imkanlari iyi degerlendirin, yani bosu bosuna böyle ne oldugu belli olmayan, merdiven altinda egitim yaptigi iddia edilen yerlere çocuklarinizi teslim etmeyin" tavsiyesinde bulundu.

Özel okul ücretlerine de deginen Bakan Tekin, velilerin rahatsizliklarini dikkate aldiklarini, bu anlamda özel okul temsilcileriyle görüstüklerini ve belli bir noktaya gelindigini dile getirerek "Insallah, yeni egitim ögretim yilinda bu konuda daha önceki uygulamamiza göre TEFE-TÜFE oraninda özel okullarin kendi ücretlerinde artis yapabildikleri, bu tür servis ve yemekle ilgili konularda da faturalandirdigi gelirinin üzerinde belli bir miktardan fazla kar koyamayacaklari bir düzenleme üzerinde konusuyoruz" bilgisini paylasti.

Imam hatip okullarinin diger okullarin sayisini astigi yönündeki iddialara yanit veren Tekin, su anda Türkiye’deki ögrenci bazli ve okul bazli olarak imam hatip oraninin, genel oranin yüzde 12-13’ü bandinda bulundugunu söyledi.



Deprem bölgesindeki egitim ögretim süreçleri

Deprem bölgesinde yürütülen egitim ögretim faaliyetlerine de deginen Bakan Tekin, söyle devam etti:

"Deprem felaketini yasayan bölgelerde çocuklarimiz, egitim ögretim hayatina sorunsuz bir sekilde baslayacaklar. Yani biz Cumhurbaskanimizin bu konudaki hassasiyetini Bakanlik olarak en üst düzeyde üstlenmis durumdayiz. Depremin tüm yaralari sarildiginda 6 Subat’tan önceki derslik sayimizin bir miktar üstüne çikmayi hedefliyoruz, yani daha iyi bir egitim ögretim ortami olusturmayi hedefliyoruz, onunla ilgili de bir takvim olusturduk. Bizim Bakanlik olarak bu anlamdaki yatirim programimiz, eylüle kadar acil yetismesi gereken hizli yapilabilecek yapilar ihtiyaç duyulan yerlerde, subata kadar önümüzdeki eylüle kadar yetismesi gereken derslikler diye bir tasnif yaptik, ona göre hareket ediyoruz."

"Yüzde 90’i asagi yukari tercih ettikleri yerlere yerlestiler"

Bakan Tekin, deprem bölgesindeki ögretmenlerin durumu ile ilgili de sunlari söyledi:

"Bugün sonuçlandi, yüzde 90’i asagi yukari tercih ettikleri yerlere yerlestiler. Yerlesemeyenler için de yine normal atama ve yer degistirme takviminde, onlar yine basvuru yapabilecekler. Orada da yerlesemezlerse üçüncü seçenegimiz, biz onlarla ilgili kendimizce farkli çözümler üretip yine o arkadaslarimizin saglikli bir ortamda, psikolojik olarak kendilerini rahat ve hazir hissettikleri bir ortamda egitim ögretim hizmeti verebilecekleri tedbirleri almis olacagiz."

Tekin, deprem bölgesine yapilan ögretmen atamalarina da deginerek 2023 yilinda atanan 45 bin ögretmenin büyük çogunlugunun deprem bölgesine atamalarinin gerçeklestirildigini, yer degistirmeler olsa da bölgede ögretmen ihtiyacinin yasanmayacagini bildirdi. Deprem bölgesinde görev yapacak ögretmenlerin barinma ihtiyaçlarinin da karsilanacagini vurgulayan Tekin, il müdürlerinden kendi illerindeki bütün ögretmenlere tek tek ulasarak konaklama ihtiyaçlariyla ilgili planlama yapmalarini istediklerini söyledi.

Tekin, "Bölgede çalisacak ögretmenlerimizin barinma ihtiyaçlarini da bu sekilde çözmüs olduk. Orada da ögretmen arkadaslarimiz hiçbir tereddüt yasamasinlar. Onlarin barinma, konaklama ihtiyaçlari bize emanet, biz üstümüze düseni yapacagiz" ifadelerini kullandi.

Atama konusu

Bakan Tekin, ögretmen atamalarina deginerek, "Egitim Bakanliginin tek basina karar verebilecegi bir konu degil. Nihayetinde bütçe çerçevesinde bunu yapabilecek durumdayiz. Biz bu yil yine bir atama takvimi olustururuz ve atama prosedürünü de önümüzdeki egitim ögretim yilinin yani bahar yariyilinin basina yetistirecek sekilde subata kadar süreci yürütebilecegimiz bir atama takvimi olusturabilecegimizi, rakami hem Maliye Bakanimizla hem de bütçeyle ilgili diger bürokratik mekanizmalarla konustuktan sonra netlestirmis oluruz. Yani her yil mutlaka atama oluyor, bu yil da olur" dedi.

Egitimin yalnizca Milli Egitim Bakanliginin alanina giren bir konu olmadigini ifade eden Tekin, toplumun tüm kesimlerini egitimde seferberlige ve bakanliga destege davet etti.
Kaynak: İHA