Ithal Meyveyi Izmir'de Üretti, Rotayi Avrupa'ya Çevirdi
Uzun yillar turizmcilik yapan üretici Anil Aksema, ülkemizde "çarkifelek", "ask meyvesi" ve "tutku meyvesi" adiyla bilinen passiflora (passion fruit) isimli meyveyi Izmir’de üretmeye basladi. Türkiye’nin ithal ettigi meyveyi 3 bin metrekare alanda kurdugu serada yetistiren Aksema, "Hedefimiz, hem Izmir’den iç pazara en uygun fiyatla ürün verebilmek hem de Avrupa’ya en taze ve en aromatik meyveyi yedirebilmek" dedi.

Meyvenin çesitli cinslerinden elde ettigi melez irklari da yetistiren Aksema, hedef pazarinin özellikle Avrupa oldugunu kaydetti.
Türkiye’nin ithal ettigi meyveyi iç pazara da en uygun fiyatla sunabilecegini ifade eden Aksema, meyvenin reçel, sos ve çay formlari üzerinde de Ar-Ge çalismalari yürüyor.
Ege’ye en uygun tropikal meyve
22 yil boyunca turizm sektöründe çalistigini, meslek hayatinin son 10 yilinda Tayland ve Vietnam’da bulundugunu söyleyen Aksema, "Tarima ilgim her zaman vardi. Pandemi sürecinde Vietnam’da tropikal meyve üreten çesitli çiftliklerde gönüllü olarak çalistim. Türkiye’ye döndügümde tarim isiyle ugrasmak istedim ve 2 yil önce serami kurdum. Normalde ithal edilen çarkifelek meyvesini Izmir Güzelbahçe’de üretmeye basladim. Farkli tropikal meyvelerin de denemelerini yaptim ama Ege Bölgesi’nde yetismeye en uygun meyve passiflora meyvesi oldu" diye konustu.
Rotayi Avrupa’ya çevirdi
Passiflora meyvesinin ana vataninin yari tropikal ve tropikal kusak oldugunu ifade eden Aksema, "Meyveler bu yüzden Afrika ve Uzak Dogu ülkelerinden Avrupa’ya ve ülkemize getiriliyor. Özellikle Avrupa’da yaygin olarak tüketilen bir meyve ancak Afrika ve Asya ülkelerinden gönderilen meyveler yol süresi uzun oldugu için tam olgunlasmadan hasat ediliyor, yani yolda olgunlasmalari saglanmaya çalisiliyor. Bu da meyvenin aromatik zenginligini alamamasina neden oluyor. Oysa Türkiye Avrupa’ya çok yakin bir nokta. Biz dalinda olgunlastirdigimiz ve aromasini kaybetmeyen meyveleri tüketiciye taze taze sunabilecegiz" sözlerine yer verdi.
"Çok daha uygun fiyatli"
Antalya, Istanbul, Kayseri gibi sehirlere ürünleri göndermeye basladiklarini belirten üretici, söyle konustu:
"Meyvelerimiz Izmir’de çesitli manavlar tarafindan da aliniyor. Passiflora henüz yerli pazarda fazla taninmiyor ama tanitacagiz. Su anda disaridan alinan ürünü 5 dolara getirebiliyorsunuz. Tezgaha düsene kadar da birçok masraf da üzerine biniyor. Biz ise kendi topragimizda kendimiz üretiyoruz. Dolayisiyla tüketiciye çok daha uygun fiyatla sunma sansina sahibiz."
Her cinsten farkli tat
Passifloranin topraga dikildikten sonra yaklasik bir yilda ilk verimini verdigini sözlerine ekleyen Aksema, sunlari söyledi:
"Bitkinin tam anlamiyla verim vermesi 2 yili buluyor ve bir fidandan 15-20 kilo meyve alinabiliyor. Su anda reçel, sos, çay denemelerimiz de var. Ar-Ge çalismalari devam ediyor. Reçelimizde seker ilavesi bulunmuyor. Yakin zamanda reçelimizi pazarda tanitacagiz. Çesitli islahlarimiz da var. Vietnam’dan getirdigimiz bordo ve sari cins, 400 grama kadar ulasti. Tayland’dan getirdigimiz bordo, sari cinsin yani sira kendi melezlerimiz olan pembe renkli ve elma desenli cinslerimiz mevcut. Tüm bu cinslerin aromalari birbirinden farkli bir tat veriyor."
